DÜĞMECİLER’DE ŞEHİTLERE VEFA CEMİYETİ DÜZENLENDİ
Pazar günü İzmit Düğmeciler Mahallesi muhtarlığı " “Şehitlerimize Vefa" cemiyeti gerçekleştirdi.
Cemiyet, Düğmeciler “Kurtuluş Savaşı Şehitleri Mezarlığı’nda yapıldı.
İzmit Belediye Başkanı Fatma HÜRRİYET KAPLAN’ın da ziyaret ettiği proğrama çevre köyler muhtarları, İzmit, Kandıra ve Adapazarı’ndan çok sayıda vatandaş katıldı.
İzmit Belediyesinden Fatma Hürriye KAPLAN yanında belediye ekibinden
Beledİye Başkan Yardımcıları, Meclis üyeleri, Kırsal Bölge sorumluları yer aldı.
Izmit’ten; Sapakpınar,Süleymaniye, Yenİce,Çavuşoğlu,Bağlıca,Anbarcı Kurtdere,Akarca,
Kandıra’dan; Ömerli, Kaymaz Erikli eski ve yeni muhtarları,
Kandıra Esnafından Kemal BEBEK,
Çevre halkından Adapazarı’ndan Karadavutlu, Yenice, Salmanlı, Örentepe,
Kandıra’dan Kaymaz Erikli, Araman, Çavuşlar, Selimköy, Kücükhasanlı, Hıdırlar, Sahtiyanlar, Umurca,
İzmit köylerinden; Başta Düğmeciler mahallesi tam kadro katılırken Bağlıca, Anbarcı, Çavuşoğlu’ndan çok sayıda vatandaş katıldı.
Düğmeciler köyümüzün yetiştirdiği ve muhtarımızın ağabeyi Prof. Dr. Himmet TEZCAN da köylülerini yalnız bırakmadı.
Cemiyette İstanbul Sultan Ahmet Camii baş müezzini sayın Aşgın TUNCA, 2007 Türkiye Kur’an’ı Güzel Okuma Birincisi ve 16. Uluslararası Dünya Kur’an Okuma Türkiye Temsilcisi hemşehrimiz Araman köyünden İzmir TOKİ Camii İmam Hatibi sayın Uğur AYVAZ, Kur’an-ı Kerim, Kaside ve ilahiler okudu.
İzmit Belediye Başkanı Fatma HÜRRİYET KAPLAN; Cemiyeti düzenleyenlere ve katılanlara teşekkür ettiği konuşmasında; “Rabbim okuduğunuz Kur’anlar şehitlerimizin ve geçmişlerinizin ruhuna gitsin. Yaptığınız duaları kabul olsun. Rabbim yüreğinizde ne varsa onu versin.” dedi.

Sakarya Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü Ögretim görevlisi Adem ARI mezarlıkta medfun bulunan şehideler hakkında yerel ve sözlü kaynaklardan ulaştığı bilgileri paylaştı.
ARI; Türk Mezarlık geleneğinden ve bölgenin Türkleşme tarihinden söz ettiği konuşmasında; “Merhaba komşularım: Az önce Uğur hocamız unutmaktan söz etti. Geçmişimizi unutmaması gereken muhtarlarımızdır, hocalarımızdır ve özellikle tarihçilerimizdir.
Şehidelerimizi yalnız bırakmamak için buraya ilk defn edilme vasiyeti vererek burayı köyün ikinci mezarlığı haline dönüştürmeyi başlatan ve buraya “Şehitlik Mezarlığı” adını veren Düğmeciler köyünden Allah razı olsun. Mezarlığın çevresini düzenleyip bu hale getiren eski muhtarımız Basri BİRİCİK ve katkısı bulunan Eski İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat DOĞAN’a da teşekkür ederiz.
Şehitler şehit edildikleri yere veya en yakınlarındaki tepeye defn edilir.
Türk geleneğinde mezarlıklar oluşurken ya bir Cuma camisi, ya bir hazire ya bir ulu zatın medfun bulundukları önemli mekanlar seçilir. Geçen hafta Işıklı camiinde ve çevresindeki mezarlıkta bir araya geldik. Işıklı camii buraları feth eden Orhan Gazi ve onun komutanı Akçakoca Beyin yaptırdıkları fetih camileridir. Bu camiler Düzce’de Kaynaşlı’ya Akçakoca’da Akkaya köyüne kadar uzanır.

Şehitlerimiz Kurtuluş Savaşında şehit düşmüşlerdir. Kurtuluş savaşında bütün eli silah tutan erkeklerimiz cepheye koşarken köylerimizde kadınlar, çocuklar ve ihtiyarlar savunmasız kaldı. Yunanla işbirliği yapan çeteler köyleri yaktılar, yıktılar savunmasız insanları katlettiler.
Modros’dan sonra İngilizler 16 Mart 1920’de İstanbul’la birlikte İzmit’i de işgal eder. İngilizler 1920 yazının sonlarına doğru buraları Yunanlılara terk eder. Yunanlılar da 1921 yılının 28 Haziranına kadar İzmit’i işgal altında bulundurur. İşte bu dönemde önce İngilizlerden sonra Yunanlılardan destek alan Ermeni, Rum veçetelerince köyler yakılır, yıkılır, savunmasız insanlar katl edilir.
Yerel sözlü kaynaklardan aldığımız bilgiye göre Ortaköy’deki evlerinin yandığını gören kızlığı Ortaköy’den olan gelinimiz çocuğunu ve iki komşusunu alarak yanan evine bakmaya çıkar. İki köy arasındaki derede Ortaköy’den Düğmeciler köyüne doğru gelen çeteler tarafından hunharca şehit edilir. Komşuları dere içinde şehit edilen şehidelerin cenazelerini bu bulunduğumuz tepeye çıkararak defn eder ve üzerine işaret bırakır.
Küllenen acının üzeri bir bir müddet sonra halk muhayyilesince üflenir. Halk onları mekanlarında yalnız bırakmamak için burayı mezarlık haline getirir. Burada benim akrabalarımın da bulunduğu mezarlık bu biçimde oluşur.”
Dedikten sonra bölgenin Türkleşme tarihi hakkında bilgi verdi.
“Biz Orta Asya’dan buralara geldik. Köy isimlerimizde Orta Asya hatıralarımızı yaşatırız. Kandıramızda Türkmen, Özbey, Kumlu köyleri vardır. Özbey, Özbekistan’dan, Türkmen Türkmenistan’dan Kumlu köyünün ismi topraklarının kumlu olmasından değil adını Orta Asya’daki Kumlu bölgesinden alır. Çavuşoğlu, Orta Asya’dan gelenlerin adını alır. Badetler köyü var Bağdat’tan, Antaplı köyü var Antep’ten. Komşu köyümüz Roçkan, 1520 yılından beri Oruçhanlı olarak Osmanlı kayıtlarında geçer. Akrabaları Maraş’ta var. Bazı köylerimiz Ahi teşkilatının izlerini taşır. İşte Düğmeciler, Anbarcı. Sahtiyanlar ipek böcekçiliğinden almış adını. Bunlar Anadolu’yu feth eden Alperenlerdir.” diyerek konuşmasını tamamladı.

Emekli Müftü Fahri SAĞLIK;
Adem ARI’nın konuşmasına atıfta bulunarak; “Geçmişi unutmaması gereken öncelikle Tarihçilerdir. Adem’in verdiği bilgiler için teşekkür ederim. Araştırarak sözlü kaynaklardan verdiği bilgiler değerlidir. Bölge tarihimize ışık tutacak niteliktedir. Şehidelerimiz hakkında şimdilik bilinenleri anlattı. Konu hakkında daha geniş ve derinlemesine araştırma yapılması gerekir” değerlendirmesinden sonra vatanın kutsallığından ayet ve hadislerle şehitliğin öneminden söz ettiği konuşmasının metni şöyledir;
“Şehit ve Gazilerimize vefa
Vatan, bizim en kıymetli varlığımızdır. Vatan, bütün kutsal değerlerimizin toplandığı yerdir. Artık o, bir toprak parçasından çok, tüm manevi değerlerin yaşandığı bir ortamdır. Vatan olmaksızın millet, millet olmaksızın da devlet olamaz. Bir milletin varlığı, vatanın varlığına, aynı zamanda hür ve bağımsız olmasına bağlıdır.
Vatan mübarektir. Bu konuya dikkat çeken Mehmet Akif mısralarında şöyle der:
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda!
Canı cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.
Vatanı korumak dinimizin emridir.

Dünyada, namus ve şerefimizi koruyarak huzur ve güven içinde yaşamak, ancak bağımsız bir vatana sahip olmakla mümkündür. Dini görevlerimizi gereği gibi yerine getirmemiz de yine vatan sayesinde mümkün olur. Bu sebeple Yüce dinimiz vatanın korunmasına büyük önem vermiş, vatan sevgisini imandan saymıştır.
İnsan çalışarak pek çok rütbe ve unvanlar elde edebilir. Şehitlik ve gazilik rütbesi ise, hayat karşılığında elde edilmekte ve inanç sayesinde kazanılmaktadır. Bu bakımdan rütbelerin en üstünü hiç şüphe yok ki şehitlik ve gaziliktir. Şehitlik mertebesine yükselmek hem Cenab-ı Hak katında, hem de halk yanında büyük bir şereftir.
Cenab-ı Hak, şehitlerin ölü değil, diri olduklarını ve O’nun tarafından rızıklandırıldıklarını bildiriyor. İnsan, ölmekle bu mertebeye yükseldiği halde, Yüce Allah, onların ölü değil, bizim anlayamayacağımız bir hayat ile diri oldukların bildiriyor ve şöyle buyuruyor:
“Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) ölüler demeyin. Hayır onlar diridirler Ancaksiz bunu bilemezsiniz.” (Bakara, 2/154).
Başka bir ayette de şöyle buyuruyor: “Allah yolunda öldürülenleri (şehitleri) sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler. Rableri katında, Allah'ın lutfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler" (Al-i İmran, 3/169-170).
Sevgili Peygamberimiz, şehitliğin derecesiyle ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
“Hiç kimse cennete girdikten sonra -bütün dünyaya sahip olsa bile- tekrar dünyaya dönmek istemez. Yalnız şehitler, erdikleri nimetler sebebiyle dünyaya dönüp, on defa şehit olmayı arzu ederler.”
Bu programı düzenleyen başta Düğmeciler Mahallesi muhtarı Nusret Tezcan olmak üzere emeği geçen, destek olan herkesi gönülden tebrik ediyorum. Bu program bizlere şehit torunları olduğumuzu hatırlatarak görev ve sorumluluklarımızı göz önüne serip omuzlarımızdaki yükün ağırlığını fark ettirdi. Zira Şehit torunu olmanın ekstra sorumluluğu vardır. Şehit torunu vatanına ihanet eder mi? Günde beş vakit okunan ezanları duymamazlıktan gelir mi? Müslüman kardeşlerini zalimlerin eline bırakır mı? Yalan söyleyip gıybet ve dedikodu eder mi?”
diyerek konuşmasını tamamladı.
Cemiyet Uğur AYVAZ hocanın ’ duası ve misafirler tarafından özellikle çok beğenilen çift öğle ezanı ile son buldu.
- Toplam 1 yorum
Düğmeciler sakini 22:49 - 30 Temmuz 2025
Birçok kişiye teşekkür edilmiş hatta eski muhtara bile teşekkür edilmiş ama cemiyeti düzenleyen, birgün öncesinde cemiyet yerini kendisi ve köylüsü ile tertip eden muhtarımız Nusret Tezcanın ne adı geçmiş ne teşekkür edilmiş. Mezarlıklarımızın temiz etrafının çevrili oluşu köyümüzün birçok hizmetini şuanki muhtarımızın hizmetleri sayesindedir. Siz es geçsenizde bizler Düğmeciler köyü adına Nusret Tezcan muhtarımızı çok teşekkür ederiz.