Erozyon, Yaşamı Tehdit Ediyor
28 Kasım 2025 12:06

TEMA Vakfı: “Toprak Yoksa Su, Su Yoksa Gıda Yok!” Erozyon, Yaşamı Tehdit Ediyor

TEMA Vakfı, 17–30 Kasım Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında bu yıl “Toprak Yoksa Su, Su Yoksa Gıda Yok!” sloganıyla toprağın su, gıda ve iklim arasındaki hayati bağlarına dikkat çekti. Vakıf, dünyada her saniye 1.260 ton, yani yaklaşık 42 kamyon dolusu verimli toprağın erozyon nedeniyle kaybedildiğini belirterek bu kaybın yalnızca doğayı değil, yaşamın sürdürülebilirliğini de tehdit ettiğini vurguladı.

HABER MERKEZİ Tüm haberleri

Hafta boyunca çevrim içi seminerler, toprak yürüyüşleri, stant çalışmaları ve eğitim sunumları düzenleyen TEMA Vakfı, toplumda farkındalık yaratmayı hedefliyor.

500 yılda oluşan toprak 16 yılda kayboluyor

Toprak bozulumunun en yaygın şekli olan erozyon, verimli toprak kaybını her geçen yıl artırıyor. Türkiye’de 1 santimetre toprağın oluşumu 500 yıl sürerken, aynı miktardaki toprak yalnızca 16 yılda erozyonla yok oluyor. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, toprağın gezegenin “sihirli örtüsü” olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Yalnızca tarım için değil; suyun döngüsü, gıdanın sürekliliği ve iklimin dengesi için de toprak hayati öneme sahip. Toprağı korumak yaşamı korumaktır. Bugün toprağı kaybedersek yarının suyunu, gıdasını ve yaşamını da kaybederiz.”

Bu hızla giderse toprakların yüzde 90’ı zarar görecek

Erozyon toprağın en verimli kısmını yok ettiği için tarımda ürün kayıpları yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor. Su tutma kapasitesinin düşmesi ise kuraklığı daha da derinleştiriyor. Bugün dünya topraklarının yüzde 33’ü bozulmuş durumda. Bu gidişle 2050 yılında bu oranın yüzde 90’a yükselmesi bekleniyor. Ataç, kimyasal gübre ve pestisit kullanımının toprağa verdiği zarara dikkat çekerek şunları söyledi: “Toprağın verimli kısmı kayboldukça, tarımı ayakta tutmak için artan kimyasal gübreleme ve sulama doğaya zarar veriyor. Aşırı sulama dereleri, nehirleri ve gölleri kurutuyor.”

Kuraklık artıyor, toprak sağlığı bozuluyor

İklim değişikliği nedeniyle kurak alanların genişliği son 30 yılda 4,3 milyon km² arttı; bu büyüklük Türkiye’nin yaklaşık beş buçuk katına karşılık geliyor. Türkiye’de ise toprakların yüzde 5,5’i, yani Konya büyüklüğünde bir alan artık daha kurak bir iklime sahip. Ataç, küresel ısınmanın gıda güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini belirterek, 2050’de gıda ihtiyacının yüzde 50 artacağı uyarısında bulundu.

Çözümün merkezinde toprak var

Deniz Ataç, tüm bu sorunların çözümünde toprağın kilit rol oynadığını vurgulayarak şöyle devam etti: “Toprak, karbon depolayarak iklim krizinin etkilerini azaltıyor. Yağışların büyük bölümü toprakta birikiyor, yer altı sularını ve akarsuları besliyor. Erozyonla mücadele, hem suyu hem gıdayı hem de iklimi korumanın temel adımıdır. Daha yaşanabilir bir gelecek için toprağın su ve gıda ile olan bağını doğru anlamalı ve güçlendirmeliyiz.”

Güncelleme: 28 Kasım 2025 12:10
BENZER HABERLER
KOTO
kaan uçar masaüstü
X