GİZLİ AÇLIK
06 Ocak 2025 11:16

GİZLİ AÇLIK

Enerji-protein alımından bağımsız olarak uzun süre yeterli ve dengeli beslenilmediğinde veya kaliteli, sağlıklı ve güvenli besine ulaşılamadığında vücutta bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

Tüm bu kronik vitamin, demir, çinko, iyot, selenyum ve hayati önem taşıyan mikro besin ögelerinin yetersizlikleri sonucunda ortaya çıkan belirtilere genel anlamda "Gizli Açlık" denir. Gizli açlık, gerek yetersiz beslenme gerek aşırı beslenme durumunda ortaya çıkabilen bir beslenme sorunudur. Doymak veya besinlerle yeterli düzeyde enerji almak insan vücudu için elzem olan diğer besin ögelerinin yeterli düzeyde alındığını göstermez. Besin çeşitliliğinin sağlandığı, mikro besin ögelerinden zengin, güvenilir besinlerin tüketildiği, yeterli ve dengeli bir beslenme düzeni gizli açlık tehdidini de ortadan kaldıracaktır. Gizli açlık kavramının içeriği gıda güvenliğinin gıda kullanımı ve gıda güvenilirliği boyutunun önemini de vurgulayıcı niteliktedir. Sadece gıdaya ulaşmak ve onu tüketmek sürdürülebilir bir gıda sisteminin amacını yerine getirmek de yetersiz kalacağı gibi gıda güvenliğine sağlayacağı katkı da o ölçüde sınırlı olacaktır. “Gıda ve Beslenme Güvenliği” terimi daha çok gıda güvenliği politikalarına beslenmenin de dâhil edilmesi gerektiğini vurgulamak için kullanılmaktadır. Tarımda daha yüksek üretim; özellikle tarımın, ekonomide ve istihdamın önemli bir kesimini oluşturduğu ülkelerde geliri artırarak ve gıda fiyatlarını tüm tüketiciler için azaltarak daha iyi beslenmeye katkı sağlamaktadır. Demir, çinko, iyot, iz elementler ve diğer mikro besinlerin eksikliğiyle ortaya çıkan gizli açlık özellikle çocukları, ergenlik yaşındaki gençleri, hamile ve emzirenleri etkilemektedir. Dünya nüfusunun yarıdan fazlası, yaklaşık 3 milyar insan mikro besin öğelerince yetersiz beslenmektedir. Ülkemizde gizli açlığın yol açtığı beslenme sorunları ve metabolik hastalıklara bağlı ölüm oranı %5.1’e ulaşmıştır. Türkiye’de başta gelen mikro besin öğesi yetersizlikleri demir, iyot, folat ile B12 ve D vitaminleridir. Mikro besin öğesi malnütrisyonunun düzeltilmesi ve denetim altına alınabilmesi için tek tek veya kombine şekilde uygulanması mümkün üç durum mevcuttur. Bunlar; diyetin düzenlenmesi, mikro besin öğesi veya öğelerinin gıda takviyeleriyle alınması ve tüketim sıklığı fazla olan gıdaların mikro besin ögelerince zenginleştirme yapılmasıdır. 1. DEMİR EKSİKLİĞİ: Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaygın olarak görülen, yetersiz beslenmenin bir sonucu olarak gelişmiş ülkelerde de ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Demir eksikliği, vücuttaki yeterli demir seviyesinin düşmesi sonucu ortaya çıkan ve genellikle yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon bozukluğu gibi belirtilerle kendini gösteren yaygın bir durumdur. Bu eksiklik, genellikle yetersiz demir alımı, emilim sorunları veya aşırı kan kaybı gibi nedenlerden kaynaklanır. Demir eksikliği anemisi olarak bilinen ciddi durum, hemoglobin seviyelerinin düşmesine yol açarak oksijen taşınımını olumsuz etkiler. Tedavide, demir yönünden zengin gıdalar (kırmızı et, yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller gibi) tüketmek ve gerekirse doktor kontrolünde demir takviyeleri kullanmak önem taşımaktadır. 2. İYOT EKSİKLİĞİ İyot, vücudun üretemediği ve besinler yoluyla dışarıdan alınan bir elementtir. Vücutta tiroid hormonunun yapımı için gereklidir. Vücuttaki iyot gereksinimi yeterli ölçüde karşılanamazsa, tiroid hormonlarının seviyesi düşer ve belli sağlık sorunları ortaya çıkar. İyot eksikliğinin beslenme açısından en temel nedenleri: • İyot oranı zenginleştirilmemiş tuz kullanan ya da başka sebepten ötürü tuz kısıtlaması yapan bireylerde eksiklik görülebilir. • Brokoli, karnabahar, brüksel lahanası ve soya gibi besinlerin çiğ olarak tüketilmesi iyot alımını sekteye uğratır. • Sigara içmek iyot emiliminin azalmasına neden olur. • Gebelikte iyot ihtiyacı arttığı için sınır değerler, iyot eksikliğinin habercisi niteliğindedir. Beslenme Önerisi: Peynir, inek sütü, yumurta, ton balığı gibi besinler iyot yönünden zengindir. İyotlu tuzdan ise günde 2 gram kullanmanız, günlük ihtiyacınız için yeterli gelecektir. İyotlu tuzu yemek piştikten sonra koymanız iyotun kaybolmamasını sağlayacaktır. 3. FOLAT EKSİKLİĞİ Folat, suda çözünen ve gıdalarda doğal olarak bulunan B9 vitaminidir. Folat ve folik asit çoğu zaman birbiri ile aynı görülse de folik asit folatın sentetik formudur. Sentetik form olan folik asit folata kıyasla daha iyi emilme oranlarına sahip olabilir. Gıdalarda doğal form olarak bulunan folat, sağlıklı kırmızı kan hücrelerinin üretilmesi, hamilelik döneminde bebek gelişimini desteklemesi, DNA ve RNA oluşumunda önemli bir rol oynaması, vücutta homosisteinin parçalanması gibi birtakım görevlere sahiptir. Folat eksikliği, yetersiz ve yanlış beslenme, hamilelik, alkolizm, genetik mutasyonlar, sindirim sistemi hastalıkları ve besinlerin fazla pişirilmesi sonucunda oluşabilir. Ayrıca bazı ilaçlar, diyaliz ve hemolitik anemi folat eksikliğini tetikleyebilir. Folik asit eksikliği tedavisi, kişinin günlük olarak folat alımını artırmasına yönelik yapılır. Folik asit takviyesi bu noktada tedavi edici görevi görür. Bunların yanında yüksek oranda folat içeren karaciğer, yumurta, brüksel lahanası, ıspanak, mercimek gibi besinleri tüketmek de folik asit eksikliği tedavisinde kullanılır. 4. B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ: Özellikle enerji metabolizması ve sinir sistemi üzerinde ciddi etkiler yaratır, belirtiler arasında yorgunluk, unutkanlık, baş dönmesi ve kansızlık (anemi) bulunur. B12 vitamini eksikliği, farklı nedenlerle pek çok bireyde ortaya çıkabilir. Özellikle vejetaryen ve vegan diyet uygulayanlar, mide veya bağırsak ameliyatı geçirenler, Crohn hastalığı gibi sindirim sistemi rahatsızlığı yaşayanlar ve yaşlı bireyler risk altındadır. B12 vitamini eksikliği, genellikle diyet değişiklikleri ve takviyelerle tedavi edilir. İlk olarak, hayvansal gıdaların tüketimi artırılmalıdır. Kırmızı et, balık, süt ürünleri ve yumurta gibi gıdalar, B12 takviyesinin en doğal yoludur. 5. D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ: D vitamini eksikliği; yorgunluk, kemik ağrıları, sık hastalanma, saç dökülmesi ve depresyon gibi sorunlara yol açabilir. Çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde kemik erimesi riski artar. D vitamini en çok güneş ışığı, yağlı balıklar (somon, uskumru), yumurta sarısı ve güçlendirilmiş süt ürünlerinde bulunur. Sağlıklı kemikler ve güçlü bir bağışıklık için güneşlenme ve düzenli beslenme önem taşımaktadır. Eksiklik durumunda, doktor kontrolünde takviye alınmalıdır.

Güncelleme: 06 Ocak 2025 15:13
BENZER HABERLER
kaan uçar masaüstü
X