İzmitli Genç İş adamı Serkan Arı’nın Merak Edilen Ticari Hayatı
ARILİFT ASANSÖRLERİNİN kurucusu ve aynı zamanda İzmit’te tanınan bir isim olan Serkan Arı ile asansör sektörü ile ilgili konuştuk. İNTİSAD’ın yedi kurucusundan biri olan Serkan Arı, İzmit de sevilen ve bu işe 20 yaşında başlayıp en hızlı şekilde bu işi ilerleterek yürüten genç bir iş adamıdır. Ayrıca ARI İnşaat’ta da aktif olarak faaliyet gösteren Arı, 15 yıl boyunca yaptığı asansörlerde maddi veya manevi olarak hiçbir kaza geçirmedi ve birçok şehirde de büyük projelere imza atmayı başardı.
Asansör sektöründe, Bir Türk markası oluşturabilmek için hedeflerine emin adımlar ile ilerleyen İzmitli genç işadamı Serkan Arı’nın merak edilen ticari hayatı, hedefleri, hayalleri..
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
İsmim Serkan Arı. 1983 Kocaeli doğumluyum. İzmit’in yerlisiyim. Tüm eğitim hayatımı da burada geçirdim, başka bir şehirde yaşamadım. Askerlik sonrası açtığımız mevcut şirketimizin de kurucusuyum.
Bu işe nasıl başladınız?
Bu iş aileden geliyor. Abilerimizden dolayı başladık. İşçilikle başladık biz bu işe. Taşeronluk yapıyorduk. 2003 yılında askerlik görevimi yaptığım dönemde iş ile ilgili düşüncelerimi İzmit’e geldiğimde abilerime şirket kurulmasıyla ilgili bilgi verdim. Askerden sonra bazı hedeflerim vardı ve bu hedeflerimi hayata geçirdim. 2004 Mart ayında şirketi kurdum ve o günden bugüne de devam ediyoruz.

2004 yılından bu yana yaptığınız projelerden bahsedebilir misiniz?
2004 yılındaki hedefim o zamanlar küçüktü. Proje konusunda daha zamanım olduğunu hep düşünürdüm. Merdivenleri yavaş yavaş çıkmak zorunda olduğumun farkındaydım. İlk yıllarda sekreterliğinden ustalığına kadar her işi kendim yapmak zorundaydım. Bunları yaptıktan sonra, zaman zaman reklamlarla zaman zaman yapmış olduğumuz işlerle bir üst projeye oradan daha üst bir projeye derken şuan Kocaeli’de lider firmalardan biri olmayı başardık. Marmara Bölgesi’nde de bir çok büyük projelere imza atmayı başardık. Kocaeli bölgesinde tanınmış bütün büyük müteahhitlerle anlaşmalar yapıp projelerini gerçekleştirdik. Sakarya’da 2018 yılının Ocak ayında Sakarya bölge şubemizi faaliyete geçirdim. İzmit’te 2004 yılından bu yıla kadar Sakarya’yı da paralel olarak yönettim. Orada da birçok projelere imza attık. Artık orada da bir şube oluşması gerekiyordu ve Hedeflerimiz içerisindeydi. Sakarya’da kamu ve özel bütün prestijli hastanelerde Arılift markamız yoğun bir şekilde kendini gösterdi.

Arılift Başka hangi şehirlerde faaliyet gösteriyor?
İstanbul başta olmak üzere yakın çevremizde bulunan Yalova, Bursa ve Bolu da faaliyet gösteriyoruz. Yaklaşık 20 ilde asansör referanslarımızla işlem yapıyoruz. Şube olarak bu yıl Sakarya’da kurduğumuz Bölge Müdürlüğü var. En büyük hedefim ve hayalim İstanbul’da Genel Müdürlük kurmaktır. Nasipse önümüzdeki 1 yıl içerisinde bunu gerçekleştireceğimize inanıyorum.
Döviz kurundaki artış işlerinizi etkiledi mi?
Gerçeği konuşmak gerekirse 20 yaşında bu işe başladım. 2004 yılından 2018 yılına kadar 2-3 yılda bir bu tür şiddetli ekonomik durumlarla karşılaştık. Ancak son dönemdeki döviz kuru artışlarındaki dalgalanmaları çok fazla şirketimi etkilemedi. 2018 yılı içerisinde çok büyük işler almıştım, elimde büyük projeler vardı. Bunların bağlantılarını da yapmıştım. Stoklu çalışmam ve stoklarımın yeterli olmasından dolayı fazla yara almadan aldığım projeleri devam ettiriyorum. Fakat genel olarak diğer firmaların döviz artışlarındaki dalgalanmalardan olumsuz etkilendiğine dair haberlerini alıyoruz. Bunlar bizi üzüyor. İnşallah yakın zamanda yetkililer bu duruma bir el atar ve kesin bir çözüm bulur.

İnsan Asansörlerinin yanında başka asansör çalışmalarınız da var mı?
Bunların yanında yürüyen merdivenler, engelli koltukları , monşarj (yemek asansörleri ), villalara içten ve dıştan hazır sistem platform asansörleri ,yük ve araç asansörleri, hastane sedye ve yatak asansörleri de mevcuttur. Yürüyen merdivenler ve engelli koltukları gibi hazır sistemlerin sadece montaj, bakım çalışmalarını yapmaktayız. Ayrıca bahsettiğimiz diğer ürünlerin de tasarımını yapmaktayız. Şuan üzerinde durduğumuz ve birçok kişinin de ilgisini çekeceğini düşündüğümüz tasarım , yeşil çevre yani yenilenebilir enerji ile çalışan asansör projeleri ile ilgili. Bu asansörler Akü ile çalışacak, elektrik olmasa bile 4-5 gün hizmet verebilecektir. Bunların elektrik tüketimi de normal bir telefon şarj etmek gibi kolaydır. Bunlar tamamen 220 watt ile çalışan asansörlerdir. Bu proje tamamen küresel ısınmaya karşı planlanan bir proje olacaktır. Şuan bu proje üzerinde AR-GE çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Maliyetleri biraz yüksek çıkmakta ancak ilerleyen günlerde maliyet kısımlarını da halledebileceğimizi düşünmekteyiz. Artık bundan sonraki süreçlerde akülü asansörler göreceğiz.

Ekibinizden biraz bahsedebilir misiniz?
En alttan yukarı doğru geleyim. Burası okul gibidir. Hiçbir çalışanımız bizden önce asansörle ilgili bir iş yapmıyordu. Endüstri meslek lisesinden elektrik, makine bölümü mezunları olan arkadaşlarımız var. Arılift’ten önce bu arkadaşlarımız başka türlü işlerde çalışmış veya hiç iş hayatına girmemişlerdi. Ben bu işin çekirdeğinden geldiğim için her zaman yetiştirdiğim elemanlarla çalışmak istedim. Dolayısıyla o şekilde bir yöntem izledim. Başarılı da oldum. Bütün arkadaşlarımızı biz yetiştirdik. Üst kadroda ise 5 mühendisimiz, şirket içinde tasarım yapanlar, sahada son kontrol yapan arkadaşlar var. Genelde ilk iş hayatlarına bizimle başlayan arkadaşlarımız var. Asansör konusunda uzmanlar. Hatta yanımızdan yetişip de 4 tane firma kuran arkadaşlarımız oldu. Şuan Kocaeli’de bir nevi rakibimiz oldular. Başka şehirdeki arkadaşlarımızı da biz yetiştirdik.

Sektörde yaşadığınız sıkıntılar var mı?
Kabuğumuza sığamıyoruz. 2004’te İzmit’te başladık. Rakiplerimiz çok güçlüydü. 40-45 yıllık rakiplerimiz arasından sıyrıldık. Her yıl en çok asansör üretimi yapan firmayız. Çok zorlandık, çok çalıştık. Bir Türk markası oluşturabilmek için daha yüksek katlı projelere el atmamız gerekiyor. İlk önce iç piyasada daha sonra da yurt dışında büyük projeler yapmamız gerekiyor. Şuan yaşadığımız en büyük sıkıntı, bölgemizde her şeyi yapabiliyoruz fakat yüksek yapılı projelerde yabancı sermaye engeline takılıyoruz. Mesele, bizim yurt dışında asansör çalışmalarımız ne kadar zor ve teferruatlı ise onların Türkiye de bu işi yapmaları inanılmaz kolay. Örnek vermek gerekirse yurtdışı firmaları yurt dışı belgesi ile birçok testten muaf tutulmaktadır. Bizim iyi bir Türk markası oluşturabilmemiz için Türk firmalarımıza kolaylık sağlanmalıdır. Asansörde Türk markası olabilmek için öncelikle iç piyasada yabancılarla olan soruna devlet tarafından el atılması gerekmektedir. Bizi parasal olarak destelemelerini beklemiyorum. Sadece yerli üretimi desteklemeleri gerekmektedir. Biz bu projeleri yaparsak kendi ülkemizde güçlü oluruz, kendi ürünlerimizle güçlü oluruz ve sonraki hedefimiz yurt dışı olur. Şuan o engeller bizim belimizi büküyor. 15 senede bu kadar gelebildik ama engeller yüzünden zaten bu kadar gelinebilirdi. Çaydanlığından bulaşık makinasına kadar yerli firmalar desteklenmeli. Ben her zaman yerli malı diyorum!

Peki kullandığınız ürünlerin yerlilik oranı nasıl?
Kullandığımız ürünlerin % 85 i yerli. Ancak Çin gerçeği de var dünyada. Her sektörün içine Çin mutlaka bir giriş yapıyor. O da önemli değil aslında hepsinin yerli ürünümüz olmamasının sebebi , firmaların hedeflerine ulaşıp ulaşamayacaklarının meçhul olması. Yüksek katlı binalar olduğu zaman yerli firma görme şansı ne yazık ki yok. Hep yabancı sermaye. Türk firmaları bunu yapabilirler. Türk firmalarının önünü açmak gerekiyor. Üreticiler de makinasını ona göre tasarlar. Ama şuan yerli ürünlerin satışının olacağının garantisi olmadığı için üretimi de sınırlı sayıda kalıyor. 5 katlı asansöre kadar tamam ama 10 katlı olacaksa motoru yabancı alın diyorlar. Biz 20 katlı asansör için de motor yapabiliriz ama pazarını genişletmesi gerekiyor. Yabancılar için bir kota olmalı. Serbest piyasada iş yapamazsın diyemeyiz ama kota olması şart.

Riskli bir iş yapıyorsunuz? Güvenilirliği ve referansı nasıl sağlıyorsunuz?
Bir sürü ürünlerin birleşmesiyle asansör oluşuyor. Başlı başına tek bir parça değil. Ayrı firmalarla toplanan belki 200 tane firmanın işi üretmesi sonucu asansör oluşuyor. Biz o noktada kullanılacak ürünleri değerlendiriyoruz. Kimse bizi bir ürünü onu kullanmamız için zorlayamaz. Kontrolleri yapılmış, vergileri olan, belli testlerden geçmiş ürünleri kullanmaktayız. Bütün ürünlerin test raporlarını topluyoruz. Dolayısıyla bu firmalar zaten kendini kanıtlamış firmalar oluyor. Kendin de bir takım şeyler üretiyorsun. Belli standartları sağlıyorsun. Ürünü değerlendirdikten sonra bazı kontroller yapıyoruz. Teknik adamlarımızla montaj esnasında kontrollerin tekrar üzerinden geçiliyor ve son kontrolcü mühendisler şantiyedeki testleri yapıyor. Birçok testten sonra o asansörü hizmete açıyoruz. Allaha şükür 15 yıldır en ufak maddi veya manevi bir kaza olmadı. Bu ekiple alakalı bir iş. Risk olma şansı yok. Emniyet kontaklarımız mevcut ve son kontrolcü mühendislerimiz hepsinin testlerini yapmaktadırlar. Bu yüzden asansörler çok sağlamdır. Eskiden kalma demode asansörlerde bu kazalara rastlanılabilmektedir. Aslında asansör kullanan değil asansörü yapanlar kaza geçiriyor genelde. Şuan bu durum da minimize edilmiş durumda. Kaza durumunda suç ekibindir. Kul yapısıdır ve bir sürü malzeme sonucu üretilir. Orada montajı yapacak bizim gibi firmaların ekibine bağlı bir iştir. Kontrol mekanizmaları çalışıyorsa hiçbir sıkıntı olmaz.

Kentin sevilen ve başarılı bir ismi olarak siyaset yapmayı hiç düşündünüz mü?
Biz ticari hayatımızda kendimiz için para kazanmanın yanı sıra kentimize ülkemize faydalı bir insan olmayı rehber edindik. Bu kent bizim ata topraklarımız. Biz firmamızı buradan, kentimizden yükselterek yurt içi ve yurt dışına ihracat yapan, üstelik yerli malzemeler kullanarak markamızı dünya çapında bir kalite haline getirme mücadelesi veriyoruz. Bunlar bizim iş hayatımızda kurduğumuz hayallerimiz, koyduğumuz hedeflerimiz. Elbette kentimiz için de hizmet etmek, hizmet için vesile olmak isteriz. Hizmet etmek için insanın makama ihtiyacı yok bölgemizin insanlarına faydalı olmak için her türlü fedakârlığa biz hazırız. Küçük yaşlardan beri birçok STK’da kuruculuk yaptım ve hala görev alıyorum. İş hayatımızda ve bunun yanında sosyal hayatımızda sürekli halk ile iç içe bir mücadelemiz var. Bölgemizin sıkıntılarını, iş hayatının sıkıntılarını çok iyi biliyoruz. Bunların çözümü için çözümüne vesile olabilmek için önümüze gelecek teklif ve fırsatları değerlendirme noktasında elbette düşüncelerimiz var.
