Gelirde ve vergide yoksa adalet KOPSUN KIYAMET!
CHP, Sabri Yalım Parkı'nda Halk Kürsüsü kurdu. Vatandaşlar ve CHP'li yetkililer sorunlarını dile getirdiler.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), vatandaşların taleplerini ve sorunlarını dinlemek amacıyla Sabri Yalım Parkı'nda "Halk Kürsüsü" etkinliği düzenledi. Etkinlikte vatandaşlar söz alarak yerel yönetimden beklentilerini, ekonomik sıkıntılarını ve çözüm önerilerini dile getirdi. CHP yetkilileri, halkın sesine kulak vermeye devam edeceklerini belirterek, benzer etkinliklerin farklı bölgelerde de gerçekleştirileceğini ifade etti.
SELMAN KURCAN: "BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"
CHP İzmit İlçe Başkan Yardımcısı Selman Kurcan, hükümetin ekonomi politikalarını ve adaletsiz gelir dağılımını sert bir dille eleştirerek şunları söyledi:
"Gelirde ve vergide adalet yoksa, kopsun kıyamet! Onlara harçlık, bize açlık. 23 yıldır iktidardalar ve hâlâ ‘Biz bir şey yapmıyoruz’ diyorlar. Biz çapulcu değiliz, ezik insanlar değiliz. At gözlüklerini çıkarın! Onları biz oraya getirdik, biz de indirebiliriz. Artık bu düzeni değiştirelim, biz bir oldukça bu düzen değişecektir."
KANKO: "GEÇİM SIKINTISI ARTIYOR"
CHP Kocaeli Milletvekili Muhip Kanko ise hükümetin ekonomi yönetimini eleştirerek, yüksek vergiler ve geçim sıkıntısına dikkat çekti: "Herkesten kesinti yapıp ekstra vergiler çıkaran bir hükümet var. Dünyanın hiçbir yerinde 20 yıl boyunca iktidarda kalan bir hükümet yok, bu yüzden başka ülkelerde yaşam standartları daha yüksek. Asgari ücretle çalışan üç kişi ancak yoksulluk sınırından çıkabiliyor. ‘EYT’yi çıkardık ama zarara girdik’ diyorlar ama 900 bin sağlık emekçisi atanmayı bekliyor. Eskiden insanlar İstanbul’a rahat bir yaşam için gelirdi, şimdi ise küçük şehirlere kaçmaya çalışıyorlar. Asgari ücretle kira bile ödenmiyor. Ya hep beraber ya hiçbirimiz!"
"BİZLERİ BU ZORLUKLARA MAHKÛM EDEMEZSİNİZ"
Halk kürsüsünde söz alan ve yetim maaşıyla geçinmeye çalışan genç bir kadın, yaşam mücadelesini anlatarak ekonomik sıkıntılarını dile getirdi: "Kira, elektrik, su, doğalgaz ve mutfak masrafları her geçen gün artıyor ama bizlere verilen yetim ve dul maaşları komik rakamlarda kalıyor. Annem çalışıyor ama ben üniversite mezunu olmama rağmen kendi ülkemde mesleğimi yapamıyorum, iş bulamıyorum. Bizler gibi pek çok insan, yetim ve dul maaşlarıyla çocuk okutuyor, askere gönderiyor, yuva kurmaya çalışıyor. Ama ay sonunda nasıl geçineceğimizi kara kara düşünüyoruz. Elektrik, su, doğalgaz, kira... Bu maaşlarla geçinmek mümkün mü? Hayır, değil!" Genç kadın, yetim ve dul maaşlarının düşüklüğüne isyan ederek şunları ekledi: "Bugün en düşük kira 10.000 TL ama yetim ve dul maaşı bunun yarısı kadar bile değil. Böyle bir ortamda adaletten ve sosyal devletten bahsedebilir miyiz? Emekliler, yetim ve dul aylığı alanlar ölsün diye mi bekleniyor? Bizi bu zorluklara mahkûm edemezsiniz. İnsanları ikinci bir iş yapmaya, pazarlarda artık toplamaya mecbur bırakan bir sistem var. Markete gitmek, rahatça alışveriş yapmak bile hayal oldu. Kirayı ödediğimizde elimizde komik bir para kalıyor, o parayla nasıl yaşayacağız? Hasta olduğumuzda ilaç bile alamıyoruz. Bizlerin hakkı yenirken, vicdandan ve merhametten bahsedilebilir mi? Susmuyoruz, korkmuyoruz! Sonuna kadar hakkımızı savunacağız. Kuruluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!"
"SORUNLARI ANLATMAK YETMEZ, ÇÖZÜM ÜRETMELİYİZ"
Emekli olmasına rağmen çalışmaya devam ettiğini belirten Rıza Korkut ise halk kürsüsünde yaptığı konuşmada, sendikaların ve toplumsal muhalefetin harekete geçmesi gerektiğini vurguladı:"Herkes burada sorunlarını anlatıyor, tabii ki insanlar yaşadığı sıkıntıları ifade etmeli ama bu yetmiyor! Çözüm üretmemiz gerekiyor. Mahallelerde duyarlı, demokrat, çağdaş ve devrimci insanların bir araya gelerek mahalle meclisleri kurması gerekiyor. Eskiden işçiler fabrikalarda işçi meclisleriyle örgütlenirdi. Bugün sendikalar zayıf ve harekete geçmekten korkuyorlar. Toplumsal muhalefet hareketini bir an önce harekete geçirmeliyiz çünkü artık patronlar bile rahatsız, onlar bile ses çıkarıyor. Biz çok daha güçlü ses çıkarmalıyız!"
Korkut, yüksek enflasyon ve geçim sıkıntısının halk üzerindeki etkisini şu sözlerle özetledi:"Ben emekliyim ama hâlâ çalışıyorum. Kızımı okutmak, kiramı ve faturalarımı ödemek zorundayım. Geçim her geçen gün zorlaşıyor, insanlar ikinci ve üçüncü iş yapmak zorunda kalıyor. Sendikalar harekete geçmeli, halkın sorunlarını dile getirmekle kalmayıp çözüm üretmeliyiz. Artık başka türlü ıslanmaktan bıktık!"
CHP YETKİLİLERİ: "HALKIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
CHP yetkilileri, halk kürsüsüne katılımın yoğun olmasının kendileri için önemli bir gösterge olduğunu belirterek, vatandaşların sorunlarını dile getirmeye devam edeceklerini ve benzer etkinliklerin farklı bölgelerde de düzenleneceğini açıkladılar. Etkinlikte konuşan vatandaşlar, ekonomik krizin her kesimi derinden etkilediğini ve toplumsal dayanışmanın artırılması gerektiğini vurguladı. Halk kürsüsünde dile getirilen taleplerin, CHP’nin yerel ve genel politikalarına yön vermesi açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.