MİKROFON, BEY BABAM BAKKAL ADEM'DE
40 yılını ticaretin içinde geçirmiş, çevresinde iyi izlenimler bırakmış bir şahsiyet benim babam.
Mikrofon namıdiğer Körfezli Ademde…

Çocukluk döneminiz nerede geçti?
1956 yılında Rize devlet hastanesinde dünyaya geldim. Bir sene sonra büyüklerim göç kararı almışlar. Samsun Kocaeli ve İstanbul şehirlerinden bir tanesine göç edilecek... İzmit’te karar kılınıp, vapurla İstanbul’a oradan otobüs ile İzmit’e gelinmiş.
Dedem ve Babam Tüccar. Paşaya yerleştikten sonra ticarete devam etmişler. Yılmaz Kardeşler Gıda Pazarının temelleri o zaman atılmış.
Tüccar Gençlere Tavsiyeleriniz Nelerdir?
Ürün çeşidi bol olmalı. “Binbir çeşit” diye bir sloganımız vardı. “Sadece eşek semeri satmıyoruz” derdik. İç yağı, gaz lambası gibi az bulunan ürünleri tedarik ederdik. Çeşit berekete vesiledir.
Söz bizim için senetti. 40 sene boyunca bir tane çekimiz yazılmamıştır. Çekimiz başka illere ulaştığında diğer çeklerin içinden tercih edildiğini duyardık. Hamd Olsun
Temizlik önemli. Dükkanın ve ürünün temizliği.
Yetmez ama! Tüccarın ahlakıda temiz olacak. Gözü de temiz olacak. Gözü kirlenenin kalbi kirlenir. Kalp bozulunca Karun gibi zengin olsan neye yarar. Mal arttıkça ahlak azalıyorsa kaybediş başlıyor demektir.
Sabır… Bazen en yakın arkadaşların ve komşularından darbe yer tüccar. Aynı delikten iki kere ısırılmamaya dikkat edip, sabretmesini bilecek. Parası varken büyük markete gider, yokken bakkala gelir. Bunu yüze vurmamak lazım.
Güneş kişinin üzerine doğmamalı. Evin erkeği ve ailesi sabah ezanı vakti uyanır. Hanım beyini dualarla uğurlar. Rızıkların taksim edildiği o saatte besmele ile dükkan açılırsa bir başka tat olur. Sabahın bereketini uykuya feda etmemek için erken yatmalı. Yatmasını bilmeyen kalkmasını da bilmez.
Biraderleriniz ile birlikte ticarette bulundunuz. Ortak işin zorluklarını nasıl aştınız?
Bu konuda kilit nokta eltilerin duruşu. Ahlaken kemale ermemiş bir gelin yüzünden nice işletmeler parçalanıyor. Entrika peşinde koşan, kıskanç ruhlar düzeni bozuyor. Babamın 3 gelini de birbirleriyle her daim sevgi ve saygı çerçevesinde ilişki kurdular.
Ortakların harcamalarına dikkat etmesi, kanaatkar olması da diğer bahis. Para gelirken gezelim tozalım, vur patlasın çal oynasın hayat yaşayalım olmaz. Mütevazi hayat tarzını terk edip son model arabalara binmeler. Her kemâlin bir zevâli olduğu unutulmamalı.
Kocaelispor Sevdanız hakkında neler söylersiniz?
Babamla bu konuda pek anlaşamazdık. Pazar günü gelse de maça gitsek diye gün sayardık. 1970 senesinden sonra içerde dışarıda yüzlerce maça gittim. Hepsinin hatırası başka.
Turgut Özal vefat ettiği gün. Kadıköy’de seninle beraber Fener –Kocaeli maçında idik. Maç iptal edildi. Dönüşte Söğütlüçeşme garında cüzdanımı çaldılar. Sen 11 yaşında çocuktun. Çalanı gördüm ama sen yanımda iken müdahale etmeye yeltenemedim.
Hâlen eski maçların videolarını izlerim ve gözlerim dolar.
Ailede huzur ile alakalı gençlere tavsiyeleriniz?
Eşim teyzemin kızı. Görücü usûlü evlendik. Evlenmeden önce görüştürmediler büyükler. Resimlerden beğendik birbirimizi. İlkokul diploması yoktur ama onu on üniversite diplomalıya değişmem ! Bence okumuş olmak diploma sahibi olmak değildir. Okumuş olmak; güzel ahlaklı, tatlı dilli, güleryüzlü olmaktır. Geçim ehli olmak; sevmek ve sevilmektir. Bu güzellikleri onda gördüm hayat boyu. Felç oldum. O zorlu dönemlerde hizmetine yine şahit olduk hamd olsun.
Peki Annemiz sizden razı mı ?
(Gülüşüyoruz) Biraz zor insan olduğum doğrudur.
Tutumluyumdur. Lakin benim bu halimi anlayamayanlar(!?) “varyemez“ derler J
Felç Oldunuz. Günlerce yoğun bakımda kaldınız. Ölümden korkuyor musunuz?
Ölümden korkmuyorum dersem samimi davranmış olmam. Muradımız o kıvama ulaşmaktır. Mahallemizden nice müşterilerimizi dar-ı bekaya uğurladık.
Şahin Aga, Hasan Doğan, Rıfat-Remzi Yıldız, Canbaz Adem Erkan, Niyazi Dokuzlar, Bahri Koçal, Mustafa-Raşit Haftacı, Mermerci Ahmet Borlak, Bekir-İskender Kahraman, Fettah-Latif-Rüştü-Rıfat-Hayri Adalı, Nuri Erbay, Musa Bina, Pala Nuri, Defineci Hasan, Mustafa Türkoğlu, Aslan Yılmaz, Nuri-Enver-Recep Turan, Selahattin-Muhsi Barış…
Annem Havva Yılmaz, Ebe Ayşe, Sadriye –Ferahan ve Trabzonlu Ayşe Teyzelerimiz, Nuriye Gülmez , Fatma Koçal, Zeynep Adalı büyüklerimiz ve adını sayamadıklarım …
Hepsini toprağın bağrına bıraktık… Ruhları şâd olsun
Yalancı dünyaya konup göçenler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Üzerinde türlü otlar bitenler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler…. Yunus emre
Bize vakit ayırdığınız için teşekkürler…