MODERN ÇAĞIN MOZART’I: LUDOVİCO EİNAUDİ
Müzik insanın doğasındadır. Nabzımız, soluk alış verişimiz, adımlarımız hep ritmiktir. İnsanın doğasından gelen bu güdünün farklı tezahürleri olagelmiş yıllardır. Erkan Oğur: “Müzik zamandan bağımsız akar gider, ben de onun içinde bir yerlerde insanlara bir şeyler hatırlatmaya, anlatmaya çalışıyorum.” der. Bu aslında müzik için yapılabilecek güzel tanımlardan biridir. Müzik evrensel olarak tüm dünyada akar gider. Kimi zaman Mozart’ın bir eserinde gösterir kendini kimi zamansa bir arabesk parçasında.
Müziğin önemli bir kısmı da akıp giden bu nehrin içinden bir şeyleri alıp yorumlamak, dışa vurmak, eser haline getirmek. Buraya bu anlattıklarımı çok güzel özetleyecek bir video bırakacağım, sizden ricam lütfen hiçbir şey düşünmeden dinleyin ve eseri icra eden sanatçıların mimiklerine dikkat edin. Enstrümanların birbiriyle dans ettiği, dinleyenin hiçbir şey düşünmeden kendini içine bıraktığı ve icra edenlerin adeta kendinden geçerek içlerinden gelen her şeyi sese dönüştürdüğü bir eser; sanırım müzik tam olarak bu şekilde anlatılabilir.
[video width="640" height="360" mp4="https://www.yenikocaeli.com/wp-content/uploads/2018/01/videoplayback555.mp4"][/video]
Bu girişin ardından bir diğer önemli konuya geçmek istiyorum. Yukarıdaki eserin sahibi İtalyan piyanist ve bestekar Ludovico Einaudi yani modern çağın Mozart’ı. Klasik müzik dendiğinde insanların aklına hep insanı sıkan, zevk alamayacağı keman sesleri gelir nedense, bu klasik müziğe karşı bir ön yargıdır. Klasik müzik, sözlü müziklere nazaran daha evrensel ve kalıcılıdır. Müziği, duyguların enstrümanlarla anlatılması olarak düşünürsek, klasik müzik burada fazlalık bir aracı olan sözleri işin içine sokmadan bu işlevi yalnızca müziğe bırakmıştır. Çok değerli olan bu özellik sebebiyle, dinlerken farklı etmenlerden soyutlanarak kendinizi yalnızca müziğe ve anlattığı şeylere bırakırsınız. Ludovico Einaudi bu işi günümüzde en iyi yapan sanatçılardan biridir. Eserlerindeki naifliği, hüznü-insan olmanın hüznünü- ve yoğunluğu dinlediğiniz an hissedebilirsiniz. Yukarıdaki eserin dışında Una Mattina, Dolce Droga, Nefeli gibi eserlerini de dinlemenizi tavsiye ederim

Ve Ludovico Einadi bu yıl konserlerinden birini Türkiye’de verecek. 6 Şubat günü İstanbul Zorlu PSM’de gerçekleşecek olan konserin biletleri satışa sunuldu. Daha önceden dinleyip sevenlerin kolay kolay kaçırmayacağı bu etkinliği, henüz dinlememiş olanlara da tavsiye ediyorum. Bu yazıyı okuyor iseniz bir eseri dinlemiş olacaksınız. Neden devamını canlı dinlemeyesiniz?
Not: Son yazı ile bu yazım arasında geçen uzun süreçten kaynaklı yaşanan kopukluktan dolayı Barış Diyarı yazı serisinin son yazısını daha farklı bir tarihte daha uygun bir ortamda sizlere sunacağım.