Perde Açılıyor Ama Sahne Hâlâ Dar
Müsahipzade Celal’in köklü tiyatro geleneğinden esinlenerek Kadir Yüksel tarafından yeniden kaleme alınan “Sırra Kadem”, geleneksel Türk tiyatrosunun mizahi diliyle izleyiciyi hem güldürdü hem düşündürdü. 17. yüzyıl Osmanlı yaşantısını hicivle harmanlayan müzikal oyun, İzmit’te sanatseverlerle buluştu
Servet Ağa’nın paşalık tutkusu, batıl inançlarla şekillenen dünyası ve konağında yaşanan karmaşık olaylar üzerinden ilerleyen eser; insan zaaflarını, çıkar ilişkilerini ve toplumsal ikiyüzlülüğü sahneye taşıyor. Müzikal yapısı ve geleneksel tiyatro öğeleriyle dikkat çeken oyun, yerel tiyatro topluluklarının üretim gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.
Ancak oyun kadar dikkat çeken bir diğer konu ise, Kocaeli’nde tiyatro ve sahne sanatlarının hâlâ sınırlı alanlarda varlık göstermeye çalışması. Milyonluk bir şehirde bağımsız sanat topluluklarının çoğu zaman kendi imkanlarıyla ayakta kalmaya çalışması, kültür-sanat alanındaki beklentileri yeniden gündeme taşıyor.
Kentte yıl boyunca çok sayıda organizasyon ve etkinlik düzenlenirken; tiyatro gibi sürdürülebilir sanat üretimlerinin daha fazla görünür olması gerektiği yönündeki görüşler dikkat çekiyor. Özellikle yerel toplulukların daha fazla sahneye ulaşabilmesi, tanıtım desteği görebilmesi ve sanatın gündelik yaşamın doğal bir parçası haline gelmesi gerektiği ifade ediliyor.
Sanat çevrelerine göre mesele yalnızca bir oyunun sahnelenmesi değil; üretmeye devam eden tiyatro ekiplerinin şehir kültürünün gerçek bir parçası olarak görülüp görülmediği.
“Tiyatronun insana ihtiyacı olduğu kadar insanın da tiyatroya ihtiyacı vardır” anlayışıyla sahneye çıkan ekip, bu gece izleyici karşısına çıkacak.
“Sırra Kadem” bu gece saat 20.00’de Süleyman Demirel Kültür Merkezi Oda Sahne’de seyirciyle buluşacak. Tiyatro ekibi, sanatseverleri hem kendilerine hem de yerel tiyatroya destek olmaya davet ediyor.
Perde kapansa da geriye şu soru kalıyor:
Bir şehirde sanat gerçekten ne kadar yer bulabiliyor?
“Tiyatroyla kalın…”