Prof. Dr. Şerif Barış: “Asıl mesele rakamlar değil, hazır olup olmadığımızdır”
03 Şubat 2026 09:55

Prof. Dr. Şerif Barış: “Asıl mesele rakamlar değil, hazır olup olmadığımızdır”

Türkiye genelinde son haftalarda art arda kaydedilen depremler kamuoyunda tedirginliğe neden olurken, Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, yaşanan hareketliliğin bilimsel açıdan nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Barış, deprem sayılarındaki artışın olağan dönemsel bir durum olduğuna dikkat çekerek, esas odaklanılması gereken konunun riskleri azaltmaya yönelik hazırlıklar olduğunu vurguladı.

“Depremler belli dönemlerde sıklaşabilir”

Depremlerin hem Türkiye’de hem de dünyada zaman zaman yoğunlaştığını belirten Prof. Dr. Barış, geçmiş yıllarda da benzer süreçlerin yaşandığını hatırlattı. “Bu tür artışlar ilk kez olmuyor. Bazı dönemlerde deprem sayıları yükselir, bazı dönemlerde ise düşer. Şu an bu yoğunluk dönemlerinden birini yaşıyoruz” diyen Barış, sayıların tek başına bir anlam ifade etmediğini söyledi.

Kayıt sistemleri algıyı değiştiriyor

Deprem istasyonlarının sayısındaki artışa dikkat çeken Barış, ölçüm teknolojilerindeki gelişmelerin küçük ölçekli sarsıntıların da kayda girmesini sağladığını ifade etti. “Eskiden yalnızca 1,5 ve üzeri büyüklükteki depremler hissedilip raporlanırken, bugün 0,5 gibi çok küçük depremler dahi listelere giriyor. Bu da toplumda deprem sayıları arttı algısını güçlendiriyor” diye konuştu.

“Geçmişte çok daha yıkıcı dönemler yaşandı”

Türkiye’nin deprem geçmişine değinen Prof. Dr. Barış, 1840 ile 1970 yılları arasında çok sayıda yıkıcı deprem yaşandığını hatırlattı. Buna karşın son 50 yılı aşkın sürede büyük depremlerin sayısının daha sınırlı kaldığını belirten Barış, bunun yanıltıcı olmaması gerektiğini söyledi. “Bu, büyük depremler olmayacak anlamına gelmez. Ortalama olarak her birkaç yılda bir büyük sarsıntılarla karşı karşıya kalıyoruz. Bu nedenle rakamlara takılmadan hazırlıklı olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Marmara için zaman var ama risk sürüyor

Marmara Bölgesi’ndeki deprem riskine de değinen Barış, sismik boşluk kavramının altını çizdi. Yapılan bilimsel çalışmalarda İstanbul ve çevresinde büyük bir deprem olasılığının yüksek olduğunun ortaya konduğunu belirten Barış, “Bu durum her an deprem olacak demek değildir. Aksine, Marmara Bölgesi’ndeki vatandaşlar için hazırlık yapabilecek bir zaman dilimi bulunduğunu gösterir” dedi.

Panik yanlış davranışlara yol açıyor

Küçük depremlerde yaşanan panik hâlinin tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Barış, vatandaşların balkonlardan atlama ya da camlardan kaçma gibi reflekslerden kaçınması gerektiğini söyledi. “Her depremde tüm binalar yıkılacak algısı doğru değil. Asıl yıkıcı hasarlar, mühendislik hizmeti almamış, taşıyıcı sistemi bozulmuş yapılarda görülür” şeklinde konuştu.

“1999 bir dönüm noktasıydı”

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin Türkiye için önemli bir kırılma noktası olduğunu belirten Barış, bu depremin ardından yapı standartlarında ciddi iyileştirmeler yapıldığını ifade etti. 2023 yılında yaşanan büyük depremlerin ise bu gerçeği yeniden hatırlattığını söyleyen Barış, doğru zemin ve doğru mühendislik uygulamalarının can kayıplarını büyük ölçüde azalttığını vurguladı.

Hazırlık bireysel ve kurumsal olmalı

Depremle mücadelenin yalnızca devletin değil, toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Barış, ailelerin, işletmelerin ve sanayi kuruluşlarının mutlaka afet planları oluşturması gerektiğini söyledi. “Eğitim, planlama ve tatbikat olmadan zarar azaltmak mümkün değil. Hazırlığınız yoksa, afet karşısında savunmasız kalırsınız” dedi.

Teknoloji hayati rol oynuyor

Açıklamalarının sonunda teknolojinin önemine değinen Barış, erken uyarı ve yapay zekâ destekli sistemlerin yaygınlaştırılmasının gerekliliğine işaret etti. “Bu sistemler depremleri önceden tahmin etmez; ancak sarsıntı başladıktan sonra yıkıcı dalgalar gelmeden önce insanları uyarabilir. Türkiye genelinde bu teknolojilerin yaygınlaşması, can kayıplarını azaltmada kritik rol oynar” ifadelerini kullandı.

Güncelleme: 03 Şubat 2026 09:57
BENZER HABERLER
bahattin bal web
kaan uçar masaüstü
X