Sarı’ya Yönelik Suikast İddiası İşçileri Sokağa Döktü
Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı ve yöneticilerine yönelik suikast girişimi iddiasının ardından sendika üyeleri Başiskele’de bir araya geldi. İşçiler, bu girişimin yalnızca yönetime değil binlerce emekçiye yapıldığını vurgulayarak “geri adım yok” mesajı verdi.
Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı ve genel merkez yöneticilerine yönelik suikast girişimi iddiası, sendika tabanını ayağa kaldırdı. İddiaya ilişkin 18 kişinin gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının ardından, Lastik-İş’e üye yüzlerce işçi, sendikaya destek için Başiskele’de bulunan sendika otelinin önünde toplandı.
Türkiye’nin farklı illerinden gelen şube başkanları ve sendika üyeleri, “Bu saldırı sadece yönetime değil, on binlerce emekçiye yapılmıştır” diyerek birlik mesajı verdi.
“Bu sendikanın genel başkanları öldürüldü, geri adım atmadı”
Destek açıklamalarında ilk sözü alan İzmir Şube Başkanı Yusuf Ziya Sarı, Lastik-İş’in tarihine dikkat çekti: “Bu sendika ağır bedeller ödemiştir. Genel başkanları öldürülmüş ama mücadelesinden vazgeçmemiş bir sendikadır. Kimse Lastik-İş’e el uzatamaz.”
İstanbul’dan sert mesaj: “Lastik-İş devralınamaz”
İstanbul Şube Başkanı Tolga Toker, yaşananları sendikal mücadeleye yönelik bir saldırı olarak değerlendirdi:“Genel Başkanımıza yönelik bu girişim, Lastik-İş’e yapılmıştır. Baskıyla, tehditle bu sendika diz çöktürülemez. Sonuna kadar genel merkezimizin yanındayız.”

Gebze ve Sakarya’dan birlik vurgusu
Gebze Şube Başkanı Özay Bektaş, geçmişten bugüne benzer baskıların sonuçsuz kaldığını vurgularken,
Sakarya Şube Başkanı Hakan Tıknaz ise şu ifadeleri kullandı: “Bu girişim 16 bin üyeye yapılmıştır. Bedel ödemeye hazırız. Genel merkezimizin ölümüne yanındayız.”

Kocaeli Şubesi: “Bu girişim toplumsal güveni hedef aldı”
Genel basın açıklamasını yapan Kocaeli Şube Başkanı Mehmet Kurtuluş, olayın boyutuna dikkat çekti: “Burada gördüğümüz tablo Lastik-İş’in gücüdür. Genel Başkanımızı hedef alan bu girişim yalnızca kişilere değil, toplumsal güvene yapılmıştır.”
Kurtuluş, yetkili mercilere de çağrıda bulunarak iddiaların tüm yönleriyle aydınlatılmasını istedi ve şiddetin sendikal yaşamda asla kabul edilemeyeceğini vurguladı.
