Rahim ağzı kanserinde erken teşhis yaşamsal önem taşıyor
21 Ocak 2026 19:00

Uzmandan önemli uyarı: Rahim ağzı kanserinde erken teşhis yaşamsal önem taşıyor

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Midvar Dashdamirova, rahim ağzı kanserinin erken dönemde fark edilmesi halinde büyük ölçüde önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, düzenli taramaların hayati rol oynadığını vurguladı.

Samsun Büyük Anadolu Darıca Hastanesi’nde görev yapan Opr. Dr. Dashdamirova, Ocak ayının Serviks Kanseri Farkındalık Ayı olduğunu hatırlatarak, kadınların bu konuda bilinçlenmesinin toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Serviks kanserinin, rahim ağzındaki hücrelerin anormal ve kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıktığını belirten Dashdamirova, hastalığın çoğunlukla Human Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonu ile ilişkili olduğunu söyledi.

Dünya genelinde kadınlarda sık görülen jinekolojik kanserler arasında yer alan serviks kanserinin, erken tanı sayesinde kansere dönüşmeden kontrol altına alınabildiğini dile getiren uzman doktor, düzenli kontrollerin bu noktada belirleyici olduğunu kaydetti.

Risk faktörleri ve belirtiler

Rahmin vajinaya açılan bölümü olan serviksin, doğurganlık ve doğum sürecinde önemli bir görev üstlendiğini anlatan Opr. Dr. Dashdamirova, bu bölgede zamanla oluşan hücresel değişikliklerin tedavi edilmediği takdirde kansere yol açabildiğini belirtti. En önemli risk unsurunun, yüksek riskli HPV türleriyle uzun süreli enfeksiyon olduğunu ifade eden Dashdamirova, HPV’nin oldukça yaygın bir virüs olduğunu ve çoğu bireyin yaşamının bir döneminde bu virüsle karşılaşabileceğini söyledi.

Bağışıklık sisteminin genellikle HPV’yi vücuttan temizlediğini, ancak bazı durumlarda enfeksiyonun kalıcı hale gelerek kansere zemin hazırlayabildiğini dile getiren uzman, serviks kanserinin en sık 30–50 yaş arasındaki kadınlarda görüldüğünü aktardı. Erken yaşta cinsel yaşam, birden fazla cinsel partner, sigara kullanımı, bağışıklık sisteminin zayıflığı ve düzenli jinekolojik kontrollerin ihmal edilmesinin riski artıran faktörler arasında yer aldığını söyledi.

Hastalığın erken evrede çoğu zaman belirti vermediğini belirten Dashdamirova, ilerleyen dönemlerde adet dışı ya da cinsel ilişki sonrası kanama, kötü kokulu vajinal akıntı, kasık ve bel ağrıları ile ileri aşamalarda idrar ve bağırsak sorunlarının görülebileceğini ifade etti.

Tarama ve korunma yöntemleri

Serviks kanserinin, tarama testleri sayesinde erken dönemde tespit edilebildiğini belirten Opr. Dr. Dashdamirova, Pap smear ve HPV DNA testlerinin bu amaçla kullanıldığını söyledi. Türkiye’de 30–65 yaş arasındaki kadınlara beş yılda bir bu taramaların yapılmasının önerildiğini aktaran Dashdamirova, bu sayede kanser öncüsü lezyonların erken dönemde belirlenerek tedavi edilebildiğini kaydetti.

HPV aşısının, rahim ağzı kanserine neden olan yüksek riskli HPV türlerine karşı koruma sağladığını belirten uzman doktor, aşının 9–45 yaş aralığında uygulanabildiğini ve cinsel yaşam başlamadan önce yapılmasının en yüksek koruyuculuğu sağladığını ifade etti. Aşının, yalnızca serviks kanserine değil, HPV ile ilişkili diğer hastalıklara karşı da koruyucu olduğunu vurgulayan Dashdamirova, buna rağmen tarama testlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Farkındalık çağrısı

Opr. Dr. Midvar Dashdamirova, rahim ağzı kanserinden korunmada HPV aşısı, düzenli jinekolojik muayene, güvenli cinsel yaşam, sigaradan uzak durma ve bağışıklık sistemini güçlendiren sağlıklı bir yaşam tarzının büyük önem taşıdığını ifade etti. Ocak ayının Serviks Kanseri Farkındalık Ayı olmasının, toplumda bilinç oluşturmak ve kadınları tarama ile aşı konusunda bilgilendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi çağrısında bulundu.

Güncelleme: 21 Ocak 2026 11:18
BENZER HABERLER
kaan uçar masaüstü
X