Keleş,
27 Nisan 2022 22:30

Keleş,"Müteahhitler Kentsel Dönüşüm için hazır"

Kocaeli Müteahhitler Birliği Başkanı Oğuzhan Keleş ve yönetimi gazetemizi ziyaret ederek, sektörle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başkan Keleş, “İlimizdeki 1999 depreminden önce inşa edilen binalar ve yapıları değişim ve dönüşüm için teşvik etmemiz gerekiyor” dedi.

Kocaeli Müteahhitler Birliği Başkanı Oğuzhan Keleş yönetim kurulu üyeleri İsmail Akova, Cengizhan Cin, Nurali Çifçi ile birlikte, gazetemizin imtiyaz sahibi Mesut Şahin’i ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette sektörün durumu hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Sektörün sorunlarını gazetemize aktaran Müteahhitler Birliği Başkanı Keleş, müteahhitlerin kentsel dönüşüm için hazır olduklarının altını çizdi.

“İMKON ile daha güçlü sesimizi duyurabiliyoruz”

Yaptığı açıklamalarda Başkan Keleş, “2018 yılındaki ekonomik daralma sektörümüzde ciddi yaralar açtı. 2020 yılında konut kredi faizlerinde iyimser olarak oluşturulan düşük faiz oranları ile sektör su yüzüne çıktı. Ve tekrar yatırımlara başlama imkanı oldu. Tam işler iyi gidiyor derken dünyada bir pandemi ve üretimde bir sıkıntı yaşandı. Döviz artışının fiyatlara yansıması, enflasyon, Ukrayna-Rusya savaşı sonrası enerji maliyetlerinin artması, sektörümüzde büyük sıkıntılar yarattı. Küresel artışları durdurabilecek kabiliyette değiliz ama biz her zaman Türkiye’nin güçlü bir ülke olduğunu söyledik. Kurumları işleyen bir ülkeyiz.52 şehrin inşaat müteahhitliği konfederasyonu İMKON ile daha güçlü sesimizi duyurabiliyor, ilgili ve yetkili mercilere ulaşabiliyoruz.

"Görüşmelerimiz demir fiyatlarının muhafaza edilmesini sağladı"

Geçtiğimiz yıl Haziran ayından beri yürüttüğümüz bir süreç var. Fiyat artışlarının incelenip denetlenmesi ve bir pürüz çıktığı takdirde kısıtlamaların acilen devreye girmesi. Geçtiğimiz Mayıs ayında çimentoda kontrolsüz fiyat artışı ve tekelleşme olduğunu gördük. Bu durumu bakanlığımıza bildirdik. Dünyada fiyatlar değişiyor. Bizim bunları değiştirme, engelleme şansımız yok. Biz bu zamana kadar yaptığımız çalışmalarda, fiyatı kontrol altında olmasıyla ilgili çağrılar yaptık. Öncelikli olarak demir üreticileri ile görüştük, Sağ olsun ticaret bakanımız da demir üreticilerini çağırdı, kendileriyle maliyet analizleri yapıldı. Dünyada pandemiden beri hurda demirde bir kısıtlama sorunu oluştu. Toplantı sürecinde kendilerinden biraz daha fedakârlık yapılması istendi; anlaşılıp sonlandırıldı ve o gün belirli bir fiyat aralığında olan demir, yaklaşık iki üç ay o seviyelerde muhafaza edildi.

"Konfederasyon olarak boykot kararı aldık"

Aynı şekilde çimento ile ilgili, çimentonun tonunun 140 TL olduğu faturayı tespit ettik. Sayın bakanımıza bu bizim yeraltı zenginliğimiz, artışların piyasadaki küresel ekonomideki artışlardan değil de, fırsatçılıktan olduğunu tespit ettik. Yine ticaret bakanlığımızın öncülüğünde çimento yöneticilerimizle görüştük. Fiyat artışlarının düzeltilmesi ile ilgili bakanımız talimat verdi. Çimento üreticileri de bu anlamda düşüncelerini dile getirdi. Toplantıdan çıktık, iki ay sonra çimentonun tonu 450 TL ye çıktı. Biz de son çare olarak tüm iletişim kanallarını kullandık, konfederasyon olarak da boykot kararı aldık. Bu boykotu Türkiye’de 52 şehirde eş zamanlı yaptık. Birlik üyesi arkadaşlarımız şantiyelerinde bizlere destek verdiler. Türkiye tarihinde ilk defa böyle bir farkındalık oluşturduk. Kocaeli ayağını da biz yürüttük. Biz bir sivil toplum kuruluşuyuz, kanun yapıcı değiliz. Sizin gibi kıymetli basın mensubu arkadaşlarımızın aracılığıyla sektörümüzün sıkıntılarını kamuoyuna duyurmakla mükellefiz. Bu noktada yaptığımız çalışmalar devam ediyor.

"Fiyatlarla ilgili bir takım artışlar devam ediyor"

Eylül ayındaki çağrıyı yaptıktan sonra, ilk defa Cumhurbaşkanımız mitingde en üst perdede fahiş fiyat tekelleşmenin incelenmesi talimatını verdi. Bu bize göre başarabileceğimiz en üst seviyedir. Biz bir sivil toplum kuruluşu olarak, farkındalığı sizler aracılığıyla Cumhurbaşkanımızın konuyu gündemine almasını sağladık. Tabi süreç tamamlandı mı? Hayır, tamamlanmadı.Fiyatlarla ilgili bir takım artışlar devam ediyor. Bizim isteğimiz şudur, Devletimiz güçlüdür. Ticaret bakanlığımızın görevi, rekabet kurulu aracılığıyla bunları incelemesidir. Rekabet kurulumuzun işi daha dinamik yürütüp, daha hızlı çözümlerle piyasaların daha az hasar görerek, sektördeki üretim yapan firmaların denetlenmesini sağlamasıdır.

"Talebim 0.9 iki katsayısıyla mağduriyetlerin en aza indirilmesi"

Geçtiğimiz yıl yaptığımız çağrılar çok karşılık bulmadı. Bir hafta önce Çevre Bakanımız Murat Kurum ulusal bir kanalda konuktu. Kendisine son bakanlar kurulu kararı ile ilgili soru soruldu. Geçtiğimiz Bakanlar Kurulu Toplantısında, Sayın Cumhurbaşkanımız inşaat sektöründe üretim yapan firmalarımızın, yurt dışına ihracat yapan firmalara sınırlamanın gündeme gelmesiyle ilgili konuştu. Demek ki bunlar daha önce görüşülüp, Sayın Cumhurbaşkanımıza aktarılıp, daha az hasarlar oluşturulabilirdi. Bizim gayemiz bunları ilgili makamlara aktarmak. Konfederasyonumuzla beraber meslek odası olmayla ilgili bir süreç yürütüyoruz, eğer olursak bu sorunlara daha kurumsal katkı sunacağımız kanaatindeyiz.Bir de yeni çıkan düzenlemede, talebim 0.9 iki katsayısıyla mağduriyetlerin en aza indirilmesi. Aslında en üst formülü; kamu menfaati açısından, ülke menfaati açısından ve vatandaşın da o hizmete en hızlı ulaşabilmesi açısından, mevcut kamu müteahhidinin, bir şekilde iyileştirilmeler yaparak işi devam ettirip sonlandırması, en az maliyetle bu formülle sonuçlanır. Âmâ bu formüle şu an çok itibar edilmiyor. Bu sürecin de yine takipçisiyiz.

“Kentsel dönüşümde Arzu ettiğimiz seviyelerde değiliz”

İkinci bir İstanbul depreminde Kocaeli aynı sıkıntıları yaşayacaktır. Arzu ettiğimiz kentsel dönüşümdeki seviyelerde değiliz. Bu ekonomik koşullarla da bunu yakalamamız zordu. Bir an önce fiyat dengelenmeleri yapılmalı, en azından kamunun ivedi bir şekilde konuta uygun arazi açması gerekir.Zaten bu kadar inşaat maliyetleri artmışken, bir de vatandaşın sırtına arazi yükünü bindirmeyelim. Kamunun, devletin birçok arazisi var. O arazilerin konuta uygun olanlarını ivedi bir şekilde açalım. Hem belediyemize, hem de kamuya söylüyoruz.
Diğer bir konu, kamuyla iş yapan firmalarımız, nihayetinde belli bir ölçekte iş hacmiyle bu işleri yapıyor. Bunun alt tedarikçileri var, yaklaşık iki yüze yakın tedarikçiyle inşaat sektörü hareket ediyor. Bu süreçte sektörümüz yapılabilecek bütün fedakârlıkları yapıyor. Bu zorlu süreçte ayakta kalarak, bugüne kadar biriktirdiği sermayeyi eritmeden yürütüp, yarın tekrar ülke ekonomisine katma değer üreten bir pozisyonda kalmak için çabalıyoruz.

"Şehir merkezlerinde parsel bazlı değişim diyoruz"

Şu an müteahhitler isteseler, çok daha farklı karları olabilecek alanlara kayabilir. Biz bu alanlarda tutmaya çalışıyoruz. Çünkü bu alan Türkiye ekonomisi için önemli, o yüzden çabamız gayretimiz bu yönde. Şehrimize dönersek gündemimizde kentsel dönüşüm var. 1999’da bu acıları hepimiz yaşadık. Malum bu sıkıntıları iliklerine kadar hisseden şehirlerden biriyiz ama maalesef arzu ettiğimiz seviyelerde değiliz. Bugünki ekonomik koşullarda, bu işe özel sektörle girme şansımız yok. Biz de bunun üzerine şunu diyoruz, şu anda gözümüzle gördüğümüz, elimizle tuttuğumuz konular nelerdir? Şehir merkezlerinde parsel bazlı değişim diyoruz. Mevcut yapıların katı ne ise, 1999 öncesi imarı ve katı ne ise, bunlar verilip en azından teşvik edilmeli. Bu bizden sonraki nesillere sermaye olarak, güvenli yapılar bırakmamızı sağlar. 1999 öncesi şehir merkezlerindeki yapıların mevcut katı veyahut 1999 öncesi imarı değişim ve dönüşüme teşvik edilmeli.

“Mevcut tabandaki alan muhafaza edilerek, çatı katı kalkıp, kat verilmeli”

Çatı katları emsale girmeyen bir alandı. Müteahhitler açısından emsale girmeyen bir alanı fiyatlandırıp satıyoruz. Arazi sahipleri açısından fazla daire alabilmek bir hak, ama geldiğimiz noktada bugün dünyada enerji güvenliğinin ve enerjinin en üst seviyede olduğu bu ortamda, en fazla enerji kaybı yaşadığımız alan çatı katları. Yazın serinletmek, kışın da ısıtmak için ciddi bir efor sarf ediyoruz. Biz çatı katı istemiyoruz. Biz çatı katının kalkmasını istiyoruz, yerine kat verilmesini istiyoruz. Mevcut tabandaki alan muhafaza edilerek, çatı katı kalkıp, kat verilmeli. Bu şehrin artık bir dakikası kalmadı. Hem parsel bazlı çalışmalar için, hem ada bazlı çalışmalar için-ki ada bazlı da zaten zorlanıyoruz- parsel bazlı da mevcut kat ile bir şekilde teşvik edilmeli.

Güncelleme: 28 Nisan 2022 12:04
BENZER HABERLER
fizyoterapist
kaan uçar masaüstü
X