AY YILDIZIN PEŞİNDE

06 Mart 2025 10:14
Üniversiteyi İzmir’de okudum. “Halkapınar İstiklal Şehitleri Anıtı”nın önünden geçerdim her ders günü. Tarih eğitimi alan bir öğrenci olarak gövdesinde “Vatan-Namus” kelimelerinin yazılı olduğu bu anıttan gücümü alarak girerdim derslere.

Mekanlar üzerinde yaşanılanlarla anlam kazanır, toprak uğruna akıtılan kanlar, verilen canlar ile vatan olur.

VATAN-NAMUS

Bu iki sözcük anlatmış Afyon’dan İzmir’e düşman peşinden koşan Mehmetçiğimizin şehadetini. Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK, 1 Eylül 1922’de; “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz(Ege)dir, İleri!” demiş. Uçmuş askerimiz İngiliz uşağı Yunan’ın ardından İzmir’e doğru, yakılmış hanümanları, insanları görüp kan kusa kusa.

9 Eylül sabahı varmışlar Belkahve’ye seyretmişler Türk İzmir’in mavi sularını. Türk denize, deniz Türk’e hasret. Akmışlar Pınarbaşı’na, Bornova’ya, Halkapınar’a çocuklar gibi şen. Varmışlar Alsancak’tan, Basmane’den Konak’a. Dikmişler al bayrağı Hükumet Konağımıza.

Yüzbaşı Selahaddin Beyin evlatlarına Halkapınar’da Tozakoğlu Un Fabrikasında pusu kurulmuştu.

Teğmen Ali Rıza Akıncı anılarında bu olayı anlatmaktadır:

Tuzakoğlu Fabrikası denen bu binaya gelmiştik ki oraya çok iyi saklanmış otuz kırk tüfeklik bir yaylım ateşi pencerelerden başladı. Hemen duvar kenarlarına atlarımızı sürerek yere atladık ve ateşe karşılık verdik. Tam bu sırada arkama baktığım zaman bir an önce İzmir’e girmek için çırpınan aslan çavuşlarımdan Mehmet Çavuşu yolun ortasında şehit düşmüş vaziyette yatmakta olduğunu gördüm. Gözyaşlarımı tutamadım. Ardından Antalyalı Hakkı Çavuşum, otomatik nişancım Avanozlu Ahmet’im ile birlikte adeta birbirleri ile yarışırcasına şehit olmuşlardı.”

Üçü oracıkta yüzleri İzmir’e doğru şehit olurken;

İzmirli Bekir oğlu Veyis kaldırıldığı hastanede şehit olmuştu.  

 Anıtbu  şehitlerimizin mezarı başına yapılmış. Halkapınar İstiklal Şehitleri Anıtı  1927 yılında düzenlenmiş. Üzerine Osmanlıca harflerle “VATAN-NAMUS” yazılmış. Platformuna da İzmir Amerikan Kolejinde Edebiyat öğretmenliği yapan Necmettin Halil ONANın “Bir Yolcuya” şiiri monte edilmiş;

BİR YOLCUYA

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın

Bir vatan kalbinin attığı yerdir…

 

Daha sonra 29 Ekim 1960 tarihinde Çanakkale Değirmen Burnu Tabyasındaki askeri garnizonun komutanı Albay Turan Şekip PINAR tarafından Çanakkaleli Asteğmen Seyran ÇEBİ’ye Necmettin Halil ONAN’ın “Çakıl Taşları” kitabında yer alan “Bir Yolcuya” şiirinin ilk mısrası yazdırılmış.

Kocatepe’den İzmir’e Yunan’ı kovalayan askerimizin peşisıra  AY YILDIZ’IN İZİNİ SÜREN ANALAR gelmiş. “Türk’ün Ateşle İmtihanı”nda yazmış Halide Edip bu anaların hikayesini.

İzmir’in işgali sonrası İstanbul mitinglerinin ateşli anası Halide Edip; Afyon’dan İzmir’e ay yıldızı takip etmiş Anadolu analarıyla. O analar askere gah su tutmuş, gah ayran. Anadolu efsanesi  gerçek olmuş.

Halide savaşı isim annesi olduğu Anadolu Ajansı’nın  bir savaş muhabiri gibi savaşı izledi, not etti. Ordu ile birlikte siperlere girdi. Bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından canlı çatışmaların yaşandığı siperlere davet edildi.

Halide Edib’in,Salihli’de misafir olduğu  kadının anlattıklarından hareketle Türk milletinin  Ay Yıldızın peşinden nasıl koştuğunu izleyebiliyoruz:

“Yavrucuğum, ben Üsküp’tenim. Beş hicret(göç) gördüm. Ay yıldız neredeyse peşinden gittim. Mutlaka onun altında ölmek istiyordum. Balkan Harbinden sonra İstanbul’dan çıktım. Anadolu’nun Kabe toprağı olduğuna inanırdım ve oraya kafirlerin gireceğine inanmazdım. Onlar gelince şaşırdım. Bir mucize bekledim. Zafer haberi geldiği zaman Yunanlılar hala şehirdeydiler. Benim bağların arasındaki küçük kulübeye gelmediler. Bana bakan küçük torumun vardı. Ay yıldız gelmeden ölmekten korkuyordum. Beni götürsün diye ona yalvardım. Oğlan beni bizim eşeğe bindirdi, ben de ağlayarak gittim. Nihayet bizimkilere kavuştum. Onları görür görmez onlara sarıldım, onlar bana sarıldılar… Ay yıldızın arkasından geldiğimi söylediğim zaman, beni omuzlarına aldılar, bayraktarın arkasında ay yıldızın arkasında yürüttüler.”

Beş hicret gören Üsküplü ana. Rakama dikkat edin. Beş göç görmüş.

Takip edebildiğim kadarıyla:

Bir: 1877-78 Moskof harbi sonrası Bulgaristan’dan Üsküp’e gelenler.

İki: Balkan savaşı sonrası Üsküp’ten Türkiye’ye gelenler.

Üç: Balkan veya İstanbul’un işgali sonrası Anadolu’ya göç edenler.

Dört:  Göç ettikleri Anadolu’da işgale uğrayanlar.

Tam gerçeği bilmek için o anayı konuşturmak gerek.

Her biri yürek acısı.

Bilirim beş hicret  görmüş ana ile birlikte Evlad-ı Fatihan’ın Balkanlardan göçünü.

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nda 1987’den 1995’e sekiz yıl çalıştım. 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sonrası kurulan İskan-ı Muhacirin Komisyonu belgelerinden değil yıl yıl, değil gün gün, saat be saat Balkanların elimizden çıkışını belgeleriyle izledim.

Türküler yakıldı, şiirler yazıldı, Romanlar yazıldı, hikayeler anlatıldı göç üzerine. Birisini yazsam

Anadolu’ya sağ olarak gelebilenler şanslı idi. Nasıl şans ise  sonrasında dört hicret daha görmüşler.

İşte Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz. Dile kolay beşinci defa göç edenleri ay yıldızın peşinden koşturan zafer. Halkapınar bunun için önemli.

Büyük Taarruzun son şehitleri; ruhunuz şad, mekanınız cennet, uğrunda mücadele ettiğiniz vatan ebedi Türk milletinin kalsın

Allah bize de bu toprakları koruma, gelecek nesillere bırakma gücü versin.

 

YORUMLAR
  • Toplam 3 yorum
Nilgün Uğurlu 01:03 - 07 Mart 2025

Babamın dedesi 1918 de şehit olmuş, sanlı tarihimiz nice isimsiz kahramanlarla dolu, elinize sağlık hocam.

0 Beğenmedim
Kandıralı 15:27 - 06 Mart 2025

Tebrik ediyorum

0 Beğenmedim
ÖZCAN ÖZDEMİR 12:13 - 06 Mart 2025

AMİN.BU CENNET VATANDA DAHA NİCE NİCE KAHRAMANLAR VAR.ENSON 15 TEMMUZUN KAHRAMANLARI VAR MESELA.TARİH ONLARIDA ALTIN HARFLERLE YAZACAK VE NESLİMİZE ÖRNEK GÖSTERİLECEK İNŞALLAH HOCAM

0 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
kaan uçar masaüstü
X