MESAİ ve YOL ARKADAŞIMIZ İLBER HOCA
Araştırma salonunda bizimle çalışmaya başlar, bizimle mesai bitimine, araştırma salonu kapanana kadar çalışırdı. Elbette çok çalışır, çok yorulurdu. Boğaz vapuru ile birlikte evlerimize dönerdik. O Bebek’te iner, biz Paşabahçe’ye devam ederdik. Vapurun güvertesine çıkar Boğazın temiz havasını boğazı seyrederek içine çekerdi. Aynı vasıta ile seyahat etmek evlerimize ailelerimizin yanına dönmek bize huzur verirdi.
Tarihçiler, ülkeleri hakkında çok şey bilir. Hani Peygamber Efendimiz demişti ya; “Benim bildiğimi sizler bilseydiniz az güler çok ağlardınız”. Tarihçiler de öyle. Ülkesinin her karış toprağında yapılan mücadeleleri çok iyi bilirler. Nerede ne kadar şehit verdik? Nerede kimin ihanetine uğradık? Sokak başlarında verilen mücadeleleri, kirletilen namusları çok iyi bilirler.
İlber Hoca, vatanın ve vatandan ayrılmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen bir entelektüel, milli bir tarihçi, iyi bir dış politika uzmanı, tarihi birikimiyle isabetli yorumlar yapabilen siyasete atılmamış ama siyasete yön verebilen bir aydın idi.
O İkinci Dünya Savaşından sonra vatanı Kırım’ı terk edip Türkiye’ye gelen bir ailenin çocuğu idi.
Ülkemizde güvenle gezerken, huzurla dolaşırken hep bilirdik ki düşünürdük ki arkamızda ülkemizi kalemiyle savunan şahsiyetlerimiz var. Ülkemizin, tarihimizin, geçmişimizin namusunu koruyan tarihçilerimiz var. Bundan böyle kim nasıl değerlendirme yapacak, yorum yapacak? İran ABD, İsrail savaşındayız. Yetkililer susarken, onun ne söyleyebileceğini çok iyi tahmin ediyorum. Yeri doldurulamayacak sevenin de sevmeyenin de saygı duyduğu bir duruş, bir irade.
Özellikle dış politikada yaptığı sağlıklı yorumlar bize güç ve yön verirdi. “Ortadoğu’nun haritası çizilebilir onu biz çizeriz. Bu böyledir. Biz burada yaşıyoruz gidecek başka yerimiz yok. Denize burdan çıktık, uzaya da buradan çıkarız”.
Rakiplerine hazır cevaplarıyla söz söylerken bile gülümseyen yüzü hep karşımızda olacak.
Sağlığında karşısında söz söyleyemeyenler öldükten sonra ağızlarını açtılar. Bakalım İlber Hoca hakkında neler konuşulacağını zaman gösterecek.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- BUGÜN KANDIRA İÇİN NE YAPTIN? 27 Nisan 2026 Pazartesi
- CEZAEVİNDE 23 NİSAN 23 Nisan 2026 Perşembe
- YAZICIOĞLU EMANETİ; MİLLİ YOL 22 Nisan 2026 Çarşamba
- YAZMAK ZOR 19 Nisan 2026 Pazar
- Öğrencilerimi dinlemek zamanı 08 Nisan 2026 Çarşamba
- Nevruz ve Sarı-Kırmızı-Yeşil 21 Mart 2026 Cumartesi
- ÇANAKKALE BİLİM'İN İMANIN ve TÜRK ASKERÎ DİSİPLİN ve LOJİSTİGİNİN ZAFERİDİR. 19 Mart 2026 Perşembe
- KAFA KARIŞTIRAN SULAR 10 Ocak 2026 Cumartesi
- AR-GE GİZLİLİK İÇİNDE YÜRÜTÜLDÜ 18 Aralık 2025 Perşembe
- “BİZ”DE KORUNMAYA LAYIK GÖRÜNMEYEN “SU” 14 Eylül 2025 Pazar