Alma–Verme Dengesinin Önemi

02 Şubat 2026 11:16
Hayat, görünmeyen bir terazi gibidir.Bir kefesinde verdiklerimiz, diğer kefesinde aldıklarımız durur.Ve biz çoğu zaman fark etmeden o teraziyi ya fazla doldurur ya da tamamen boş bırakırız.

Oysa denge bozulduğunda önce kalp yorulur.Sürekli veren insanlar vardır…
Hep anlayan, hep alttan alan, hep fedakârlık yapan…
Sevdiği mutlu olsun diye kendini eksilten…
Bir gün aynaya bakar ve şunu fark eder:
“Ben nerede kaldım?”
Çünkü fazla vermek de bir kayıptır.
İnsan kendinden verdikçe tükenir.
Bir de sadece alanlar vardır…
İlgi ister, sevgi ister, emek ister…
Ama sıra vermeye geldiğinde sessizleşir.
Onlar için ilişki, tek yönlü bir yoldur.
Oysa sevgi tek taraflı taşınmaz.
Bir çiçeği düşünün…
Sadece güneş alıp hiç su vermezseniz kurur.
Sadece su verip hiç güneş göstermezseniz yine kurur.
İkisi birlikte olunca büyür.
İlişkiler de böyledir.
Sevgi biraz vermek, biraz almaktır.
Bir gün sen tutarsın, bir gün o tutar.
Bir gün sen dinlersin, bir gün o konuşur.
Bir gün sen yorulursun, bir gün o omuz olur.
İşte gerçek bağ tam burada başlar.
Çünkü denge olan yerde: küslük kısa sürer,
kırgınlık büyümez,
sevgi azalmaz.
Denge yoksa: bir taraf hep yorgun,
bir taraf hep eksik kalır.
Ve en tehlikelisi şudur:
İnsan sevdiğine değil, yorulduğu yere veda eder.
Bu yüzden ne kendini tüketerek sev,
ne de karşıdan mucize bekle.
Sevgi alışveriştir.
Kalpten kalbe akan bir nehir gibi…
Önü kesilirse kurur,
karşılıklı akarsa hayat verir.
Unutma…
Mutlu ilişkilerin sırrı büyük sözlerde değil,
küçük ama dengeli adımlardadır.
Bazen bir mesaj,
bazen bir anlayış,
bazen sadece “yanındayım” demek…
Çünkü sevgi;
ne sadece almak,
ne sadece vermektir.
Sevgi, birlikte taşımaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
bahattin bal web
kaan uçar masaüstü
X