Yarım Kalan Cümleler: Babamın Sessiz Vedasıyla Nasıl Barıştım?

10 Mart 2026 12:48
​Bazı vedalar hazırlıklıdır; bekleriz, biliriz, helalleşiriz. Ama bazıları vardır ki, hayatın en sert tokadı gibi iner yüzümüze. Ne bir son bakış, ne bir "hakkını helal et" cümlesi, ne de bir veda busesi... Babamın bu dünyadan ansızın, sessizce ve veda etmeden çekip gidişi; içimde bitmeyecek sandığım bir "keşke" fırtınası kopardı.

​O an dünya başıma yıkıldığında anladım ki: En büyük acı, söylemek isteyip de bir daha asla söyleyemeyeceğin o kelimelerin boğazında düğümlenip kalmasıymış.
​"Keşke"lerin Esaretinden Kurtulmak
​İlk zamanlar o yarım kalan cümleler en büyük düşmanımdı. "Keşke o gün arasaydım," "Keşke son kez sarılsaydım," "Keşke ona olan sevgimi daha çok söyleseydim..." Bu düşünceler zihnimi kemirirken, babamın bana bıraktığı en büyük mirası fark ettim: Direniş. O veda edememişti belki ama bana hayata karşı nasıl dik durulacağını, bir çınar gibi nasıl gölge olunacağını hayatı boyunca öğretmişti. Onun sessiz vedasıyla savaşmanın yolu, onun bana öğrettiği o sessiz gücü kuşanmaktı.
​Konuşamadıklarımızı Yaşamak
​Acıyla baş etmenin tek yolunun, o yarım kalan cümleleri hayatıma yedirmek olduğunu anladım. O bana veda edemedi ama ben ona her gün veda ediyorum; dürüst kalarak, onun değerlerini yaşatarak, adını gururla taşıyarak. Artık babamla dille değil, eylemlerimle konuşuyorum. Yazdığım her satırda, aldığım her doğru kararda onun onaylayan bakışlarını hissediyorum.
​Ölümle Değil, Hatıralarla Saf Tutmak
​Savaşım, ölümü kabul etmekle değil, hayatın kısalığını babamın gidişiyle iliklerime kadar hissetmekle başladı. Yarım kalan her şey için kendimi suçlamayı bıraktım. Çünkü biliyorum ki, babalar evlatlarının kalbini sözler olmadan da okur. O, benim ona olan sevgimi hiçbir veda cümlesine ihtiyaç duymadan zaten biliyordu.
​Sonuç olarak;
Vedasız gidişler, insana hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu öğretir. Ben bu acıyla, babamın bana bıraktığı o "küllerinden doğan kadın" olma iradesiyle savaştım. Acı gitmedi, sadece kalbimde ona özel, saygın bir yer açıldı.
​Eğer bugün bir yerlerden beni izliyorsa; "Veda etmedik ama ben senin yolunda, senin öğretilerinle gururla yürüyorum baba," diyebilmenin huzurunu yaşıyorum.
​Bu yazı, kaybın ardından gelen o vakur duruşu ve içsel dönüşümü yansıtmak için yazıldı.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
kaan uçar masaüstü
X