Günümüz İnsanı ve Güven Sorunu
Birine inanmak artık cesaret istiyor.
Sevmek risk, bağlanmak tehdit gibi algılanıyor.
Çünkü hepimizin cebinde kırık hikâyeler, yarım kalmış vedalar, “bir daha asla” diye verilen sözler var.
Kimse kimseye tam yaklaşamıyor.
Çünkü herkesin içinde aynı cümle dolaşıyor:
“Ya yine üzülürsem?”
Teknolojiyle birbirimize hiç bu kadar yakın olmamıştık,
ama ruhlarımız hiç bu kadar uzak olmamıştı.
Mesajlar anlık, ilişkiler hızlı, vedalar kolay.
Artık kimse kalmak için savaşmıyor.
Herkes gitmeye hazır.
Bir “görüldü” işareti bile kalp kırabiliyor bu çağda.
Oysa güven;
birinin elini tutarken arkanı düşünmeden dönebilmektir.
“Acaba” demeden sevebilmektir.
Maskesiz konuşabilmektir.
Ama biz ne yapıyoruz?
Sevmeden önce sorguluyoruz.
İnanmadan önce araştırıyoruz.
Kalbimizi açmadan önce kaçış planı yapıyoruz.
Çünkü modern insanın mottosu şu:
“Önce kendini koru.”
Haklıyız belki…
Ama farkında olmadan kendimizi korurken yalnızlaştırıyoruz.
Güvensizlik bulaşıcıdır.
Bir kişi kırar, diğeri duvar örer.
Duvar ören bir başkasını daha korkutur.
Ve böyle böyle herkes birbirine yabancılaşır.
Bugün en çok ihtiyacımız olan şey para değil, statü değil, başarı değil.
Samimiyet.
İçten bir “buradayım”,
sahici bir “gitmeyeceğim”,
ve tutulmuş sözler…
Belki de devrim,
yeniden güvenmeyi göze almaktır.
Çünkü insan, en çok güvendiği yerde iyileşir.
Ve belki de gerçek cesaret,
kalbimizin kapısını tekrar açabilmektir.
- Toplam 1 yorum
Seda 14:17 - 28 Ocak 2026
Müthiş bir yorumdur teşekür ederim
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- İnsanın Görünmeyen Gücü: Bioenerji 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Görünmeyen Savaşlarımız 23 Ocak 2026 Cuma
- Şifa Dışarıda Değil, İçeride 22 Ocak 2026 Perşembe
- Söylenenle Yetinmeyen Bir Kalem 20 Ocak 2026 Salı