İçimdeki Çocuğu Nasıl Bulurum? Çünkü Her Şey Orada Saklı
İçimizdeki çocuk, geçmişte olduğumuz kişi değildir; hâlâ bizimle yaşayan duygularımızdır. Kırıldığında ağlayan, sevildiğinde koşulsuz güvenen, reddedildiğinde içine kapanan o saf yanımız… Zamanla onu susturmayı öğreniriz. “Güçlü ol”, “ağlama”, “büyüdün artık” sözleriyle üzerini örteriz. Ama bastırılan hiçbir duygu kaybolmaz; sadece sessizleşir.
Peki içimizdeki çocuğu nasıl buluruz? Önce durarak. Çünkü o, acele eden zihnin içinde değil, sakinleşen kalbin içinde duyulur. Kendine şu soruyu sormakla başlar her şey: “Ben ne zaman gerçekten mutluydum?” Çocukluğunda seni heyecanlandıran şeyler, bugün hâlâ ruhunun yönünü gösterir.
Bazen içindeki çocuk, anlaşılmadığın anlarda ortaya çıkar. Küçük bir sözün seni beklediğinden fazla incitmesi boşuna değildir; çünkü o yara bugüne değil, geçmişte duyulmayan bir duygunun izine aittir. İçindeki çocuğu bulmak, geçmişi suçlamak değil; o küçük kalbi nihayet anlamaktır.
Onu bulmanın yolu kusursuz olmaya çalışmaktan vazgeçmektir. Çünkü çocuk yanımız hata yapmaktan korkmazdı. Koşar, düşer, yeniden kalkardı. Biz büyüdükçe düşmekten korktuk ve yaşamayı kontrollü hâle getirdik. Oysa içimizdeki çocuk özgürlük ister, yargı değil.
Belki de bu yüzden yetişkinliğin en büyük iyileşmesi, kendine şefkat gösterebilmektir. Kendine kızmak yerine anlamak, eksiklerini saklamak yerine kabul etmek… Çünkü içindeki çocuk hâlâ şunu bekler: “Artık güvendesin.”
Şunu unutmamak gerekir; aradığımız huzur dışarıda değil, geçmişte yarım kalmış duygularımızın içinde saklıdır. İçindeki çocuğu bulduğunda sadece eski anılarını değil, kaybettiğini sandığın neşeyi, merakı ve yaşam sevincini de yeniden bulursun.
Çünkü insan aslında büyüdükçe yeni biri olmaz. Sadece içindeki çocuğa yeniden ulaşabildiği kadar tamamlanır. Ve belki de gerçekten iyileşmek, yıllar sonra o çocuğun elini tutup ona şunu söyleyebilmektir: “Artık yalnız değilsin.”
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- DOĞA BİLE BOŞLUĞU KABUL ETMEZ 26 Mart 2026 Perşembe
- Hiçbir adım atmadan bir mucize beklemek 25 Mart 2026 Çarşamba
- DEĞİŞİME DİRENMEK: İNSAN NEDEN DİRENİR? 23 Mart 2026 Pazartesi
- Yarım Kalan Değil, Tamamlanan Benlik 19 Mart 2026 Perşembe
- İnsan, gördüğüne inanır derler 18 Mart 2026 Çarşamba
- Hastalıklara Sahip Çıkmamak Gerekir 17 Mart 2026 Salı
- Vesvese: Zihnin Sessiz Fısıltısı 13 Mart 2026 Cuma
- Kendi Bağ Koparma Ritüelinizi Yaratın 12 Mart 2026 Perşembe
- Evrenin Sessiz Mesajları 11 Mart 2026 Çarşamba
- Babamın Sessiz Vedasıyla Nasıl Barıştım? 10 Mart 2026 Salı