İHANET: İNSANIN KENDİNE YAPTIĞI EN BÜYÜK YALNIZLIK

18 Şubat 2026 10:53
İhanet…

Bir başkasının kalbine saplanan bıçak gibi görünür uzaktan. Oysa en derin yarayı, o bıçağı tutan insanın ruhu alır. Çünkü ihanet, önce insanın kendine verdiği sözdür bozan.
Güven dediğimiz şey; bir insanın başka bir insana gözlerini kapatıp kalbini emanet edebilmesidir. Modern zamanlar bize hızlı sevmeyi, çabuk vazgeçmeyi, yerine yenisini koymayı öğretti. Ama kimse şunu söylemedi: Güven kırıldığı yerde sadece bir ilişki bitmez, bir insanın dünyaya bakışı değişir.
İhanet yalnızca aldatmak değildir.
Birini yarı yolda bırakmaktır.
En çok ihtiyaç duyduğu anda susmaktır.
Varlığıyla umut verip yokluğuyla boşluk bırakmaktır.
Bugün sokakta yürürken yüzüne baktığınız insanların çoğu bir ihanetin içinden geçerek büyüdü. Kimi bir dostunun sırtını döndüğünü gördü, kimi sevdiği insanın gözlerinde kendini kaybetti, kimi de ailesinden beklediği sevgiyi hiç bulamadı. Bu yüzden artık kimse kimseye kolay güvenmiyor. Çünkü herkesin içinde, üstü örtülmüş bir “kırık” var.
İhanetin en acı tarafı şudur:
İnsan, kendisine yapılanı unutmaz ama kendisinin görmezden geldiği işaretleri hatırladıkça kendine kızar. “Ben bunu nasıl fark etmedim?” sorusu, ihanetten daha uzun süre kalır kalpte.
Oysa mesele ihanete uğramak değil…
Yanlış insanlara doğru kalple gitmeyi öğrenememek.
İhanet eden mi kaybeder, ihanet edilen mi?
Toplumun verdiği cevap bellidir ama hayat başka bir şey fısıldar:
Sevme yeteneğini kaybeden herkes kaybeder.
Çünkü ihanet bir karakter meselesidir, bir tercih meselesi değil. İnsan nasıl seviyorsa öyle gider, nasıl susuyorsa öyle kalır. Ve herkes eninde sonunda kendi kalbinin aynasında kendisiyle baş başa kalır.
Belki de bu yüzden en büyük sadakat, bir başkasına değil önce insanın kendi ruhuna gösterdiği sadakattir.
Kendine ihanet etmeyenler, başkasına da etmez.
Ve şunu unutmayalım:
İhanet yarası kapanır…
Ama o yaradan doğan güç, insanı bambaşka birine dönüştürür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
KOTO
kaan uçar masaüstü
X