Mutluluk Gürültüde Değil, İçimizde Saklı
Ama olmuyor.
Çünkü mutluluk bir varış noktası değil.
Bir yol hâli.
Fark ettim ki en çok ne zaman yoruldum biliyor musunuz?
Mutlu olmaya çalışırken…
Sürekli eksikleri sayarken,
Başkalarıyla kendimi kıyaslarken,
“Daha iyisi olmalı” derken…
Meğer mutluluk “daha”da değilmiş.
“Şu an”daymış.
Sabah içilen bir kahvede,
Sessiz bir akşamüstünde,
Sevdiğin birinin sesinde,
Kendi kalbinle barıştığın o kısa anda…
Mutluluk, gösterişli değil.
Sessizdir.
Bağırmaz.
Fısıldar.
Biz hep gürültüye baktığımız için onu kaçırırız.
Bir gün anladım:
Mutlu olmak için hayatın değişmesi gerekmiyor.
Bakışımın değişmesi yetiyor.
Aynı ev.
Aynı insanlar.
Aynı ben…
Ama şikâyeti bırakınca, şükür başlıyor.
Korkuyu bırakınca, huzur geliyor.
Ve insan en çok kendini affettiği gün hafifliyor.
Belki de mutluluk;
Kusursuz bir hayat değil,
Kusurlarla barışabilme cesaretidir.
Bugün kendine şunu sor:
“Ben gerçekten neyin peşindeyim?”
Çünkü bazen aradığımız şey,
Zaten kalbimizin tam ortasında duruyordur.
Sadece görmemiz gerekir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Ruhsal Uyanış: İnsan Kendine Ne Zaman Uyanır? 03 Şubat 2026 Salı
- Alma–Verme Dengesinin Önemi 02 Şubat 2026 Pazartesi
- Kompleksli İnsanların Sessiz Savaşı 29 Ocak 2026 Perşembe
- Günümüz İnsanı ve Güven Sorunu 28 Ocak 2026 Çarşamba
- İnsanın Görünmeyen Gücü: Bioenerji 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Görünmeyen Savaşlarımız 23 Ocak 2026 Cuma
- Şifa Dışarıda Değil, İçeride 22 Ocak 2026 Perşembe
- Söylenenle Yetinmeyen Bir Kalem 20 Ocak 2026 Salı