Ruhsal Uyanış: İnsan En Çok Kendine Uyanır

06 Şubat 2026 11:20
Bazı sabahlar vardır…Gözünü açarsın ama aslında ilk kez görmeye başlarsın.Hayat aynı hayattır.

Aynı ev, aynı insanlar, aynı sokak…
Ama sen aynı değilsindir.
İşte buna ruhsal uyanış derler.
Çoğu kişi ruhsal uyanışı büyük mucizeler, olağanüstü işaretler ya da gizemli deneyimler sanır. Oysa gerçek uyanış çok daha sessiz gelir. Bir gece ansızın kalbine düşen bir fark ediştir belki. Ya da artık canını yoran şeyleri taşıyamadığını anlaman…
Bir bakmışsın, eskisi gibi kırılmıyorsun.
Eskisi gibi kızmıyorsun.
Ve en önemlisi… eskisi gibi susup kendini ihmal etmiyorsun.
Çünkü ruhun “yeter” demeye başlamıştır.
Ruhsal uyanış; dünyadan kaçmak değil,
dünyanın içinde kendini bulmaktır.
Başkalarını memnun etmeye çalışırken kaybettiğin “sen”i yeniden hatırlamaktır.
Aynaya baktığında ilk kez gerçekten kendini görmektir.
Belki bir ayrılıkla başlar…
Belki bir hastalıkla…
Belki de sadece içini kemiren o tarifsiz boşlukla…
Hayat bazen bizi kırarak uyandırır.
Çünkü kırılmadan ışık içeri giremez.
Uyanan insan artık şunu bilir:
Kimse onu tamamlamak zorunda değildir.
Mutluluk dışarıda değil, içeridedir.
Ve en büyük yolculuk, insanın kendi kalbine yaptığı yolculuktur.
Ruhsal uyanış gösterişli değildir.
Sessizdir. Sade ve derindir.
Bir çiçeğin güneşe dönmesi gibi…
Fark etmeden, doğalca olur.
Ve bir gün anlarsın ki;
Aslında aradığın her şey hep senin içindeyken, sen dışarıda koşturmuşsun.
İşte o an…
İnsan en çok kendine uyanır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
kaan uçar masaüstü
X