Şifa Dışarıda Değil, İçeride

22 Ocak 2026 09:53
Günümüz insanı zor bir çağdan geçiyor. Kaygı, tükenmişlik, depresyon, öfke patlamaları, anlamsızlık hissi… Liste uzayıp gidiyor. Çözüm arandığında ise ilk durak çoğu zaman aynı: haplar. Elbette modern tıbbın ve ilaçların yeri tartışılmaz; ancak mesele şu ki, çoğu insan ilacı tek çözüm sanıyor. Oysa bu, yangını söndürmek yerine dumanı bastırmaya benziyor.

Çünkü insan yalnızca kimyasal bir denge değildir. İnsan aynı zamanda bir enerji alanıdır. Yaşadığı her duygu, her bastırılmış öfke, her söylenmemiş söz bu alanda iz bırakır. Zamanla bu izler, bedende ve zihinde “sorun” olarak kendini göstermeye başlar. Uyuyamamak, sürekli huzursuz hissetmek, sebepsiz ağlama isteği ya da hiçbir şeyden keyif alamamak çoğu zaman enerjinin tıkandığının habercisidir.

İşte Reiki tam da bu noktada devreye girer. Reiki dışarıdan eklenen bir güç değildir; kişinin zaten var olan yaşam enerjisinin yeniden akmasına izin verilmesidir. İnsan sakinleştiğinde, beden gevşediğinde ve zihin bir anlığına sustuğunda, bastırdığı duygular kendini göstermeye başlar. Reiki uygulaması sırasında eller aracılığıyla bu enerji akışı desteklenir; kişi hiçbir şey yapmak zorunda kalmadan, sadece bırakır. Bu “bırakma” hali, psikolojik olarak da en zor ama en şifalı yerdir.

Çoğu insan sorunlarının nedenini düşünerek çözmeye çalışır. Oysa bazı yaralar düşünerek değil, hissedilerek iyileşir. Reiki, zihni susturur, sinir sistemini rahatlatır ve kişinin kendisiyle temas kurmasını sağlar. Bu temas, yıllardır bastırılmış duyguların yumuşak bir şekilde açılmasına imkân tanır. Kimi zaman bir rahatlama, kimi zaman bir fark ediş, kimi zaman da “asıl mesele buymuş” dedirten içsel bir çözülme yaşanır.

Reiki’nin önemi tam da buradadır: İnsanı pasif bir hasta konumundan çıkarır. “Beni bir şey düzeltsin” beklentisini bırakıp, “Benim içimde zaten bir denge var” noktasına getirir. Bu farkındalık oluştuğunda, kişi kendini güçsüz hissetmeyi bırakır. İlaçlar semptomu yatıştırabilir; fakat kendi enerjisiyle temas eden insan, neden o semptomun ortaya çıktığını da görmeye başlar.

Belki de bugün yaşadığımız ruhsal sorunların büyük bir kısmı, hissetmeyi unutmaktan kaynaklanıyor. Sürekli güçlü olmaya çalışmak, üzülmemek, kırılmamak… Reiki, insana yeniden insan olmayı hatırlatır. Ağlamanın, durmanın, yavaşlamanın da bir iyileşme yolu olduğunu fısıldar.

Bu yüzden mesele “hap mı, enerji mi?” meselesi değildir. Asıl mesele, insanın kendi iç gücünü hatırlayıp hatırlamamasıdır. Çünkü gerçek şifa, dışarıdan alınan bir çözüm değil; içeride uyandırılan bir süreçtir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
kaan uçar masaüstü
X