Tekâmül: İnsanın İçindeki Uzun Yolculuk

09 Şubat 2026 12:59
İnsan sandığı kadar “olmuş” bir varlık değildir.Belki de en büyük yanılgımız budur.

Bir yaşa gelince olgunlaşacağımızı, bir acıdan geçince güçleneceğimizi, birini kaybedince büyüyeceğimizi sanırız. Oysa hayat bize şunu fısıldar:
Tekâmül yaşla değil, farkındalıkla olur.
Aynı hatayı kırk yıl da yapabilirsin,
bir günde de değişebilirsin.
Tekâmül; diploma almak, para kazanmak ya da güçlü görünmek değildir.
Tekâmül, kalbin yumuşamasıdır.
Kırıldığında kin tutmamaktır.
Canın yanarken bile başkasına zarar vermemektir.
Çünkü insanın gerçek sınavı dışarıda değil, içeridedir.
Bazen bir ayrılık büyütür bizi.
Bazen bir hayal kırıklığı.
Bazen de hiç beklemediğimiz bir yalnızlık…
Kaçtığımız ne varsa aslında öğretmenimiz odur.
Hayat hep aynı insanları farklı kılıklarda karşımıza çıkarır.
Ta ki dersi anlayana kadar.
Aynı acıyı farklı isimlerle yaşamamız tesadüf değildir.
Bu, ruhun “henüz öğrenmedin” deme şeklidir.
Tekâmül biraz da şudur:
Suçlamayı bırakmak.
“Bana neden oldu?” demek yerine
“Bu bana ne öğretti?” diyebilmek…
İşte o an büyür insan.
En zor olan da budur zaten.
Çünkü egomuz haklı olmak ister,
ruhumuz ise olgunlaşmak.
Biri kavga eder,
diğeri affeder.
Biri intikam ister,
diğeri huzur.
Seçim bizimdir.
Belki de tekâmül;
daha az konuşmak,
daha çok anlamak,
daha az yargılamak,
daha çok sevmektir.
Ve belki de insanın en büyük yolculuğu,
dünyayı değiştirmek değil,
kendini değiştirebilmektir.
Çünkü insan değiştiğinde,
kaderinin dili de değişir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
kaan uçar masaüstü
X