Vesvese: Zihnin Sessiz Fısıltısı

13 Mart 2026 11:03
İnsan bazen kendi zihninin içinde kaybolur. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünür; hayat akıp gider, insanlar konuşur, sokaklar kalabalıktır. Ama insanın iç dünyasında görünmeyen bir savaş vardır. İşte o savaşın en sessiz ama en güçlü silahlarından biri vesvesedir.

Vesvese çoğu zaman küçük bir düşünceyle başlar. “Ya başarısız olursam?”, “Ya insanlar benim hakkımda kötü düşünüyorsa?”, “Ya yanlış bir şey yaptıysam?” gibi sorular zihnin kapısını çalar. İlk başta masum görünürler. Ancak insan bu düşüncelerin peşinden gitmeye başladığında, o küçük kıvılcım kocaman bir yangına dönüşebilir.
Aslında vesvese gerçeğin kendisi değildir. Vesvese, zihnin korkularla kurduğu bir hayal dünyasıdır. İnsan çoğu zaman henüz yaşanmamış olayların yükünü taşır. Oysa hayatın gerçekleri, zihnimizin kurduğu karanlık senaryolar kadar ağır değildir.
Vesvese aynı zamanda insanın kendine olan güvenini kemiren görünmez bir kurttur. İnsan kendi değerini sorgulamaya başladığında, en büyük savaşı dışarıdaki insanlarla değil, kendi içinde verir. Ve çoğu zaman insanı en çok yoran da bu iç savaş olur.
Peki vesveseden nasıl kurtulur insan?
Belki de ilk adım şunu anlamaktır: Her düşünce doğru değildir. Zihnimizden geçen her cümle hakikat değildir. Bazen zihnimiz sadece korkularımızı bize tekrar eder.
Hayatın içinde yürürken insanın kalbini hafifleten şey; her düşünceye inanmak değil, bazı düşünceleri uğurlamayı öğrenmektir. Çünkü zihnin kapısını her çalan misafir değildir. Bazıları sadece gelip geçmesi gereken bir rüzgârdır.
Unutmamak gerekir ki insanın içindeki huzur, düşüncelerini susturmakla değil, onların efendisi olmayı öğrenmekle başlar. Vesvese insanın zihnine gelebilir, ama kalbinde kalmak zorunda değildir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
kaan uçar masaüstü
X