VİCDANIN SUSTUĞU YERDE
Peki ne oldu da insanlar kandırırken, aldatırken, kırarken bu kadar rahat hâle geldi? Neden kimse dönüp arkasında bıraktığı enkaza bakmıyor?
Çünkü vicdan artık bir değer değil, çoğu kişi için bir “yük” olarak görülüyor.
Hız çağında yaşıyoruz. Her şey çabuk tüketiliyor: ilişkiler, dostluklar, güven… İnsanlar istediklerini elde etmek için duyguları araç olarak kullanmaktan çekinmiyor. Birini umutlandırıp ortada bırakmak, yalanlarla bir hayatın içine sızmak, çıkarı bitince yok olmak… Bunlar artık “ayıp” değil, neredeyse normal.
Daha acı olan şu:
Kimse kendini kötü biri olarak görmüyor.
Herkesin hazır bir cümlesi var:
“Ben de çok kırıldım.”
“Ben de kandırıldım.”
“Mecburdum.”
“Şartlar böyleydi.”
Vicdanı susturmanın en kolay yolu, insanın kendini haklı çıkarmasıdır. İnsan, yaptığı kötülüğe bir sebep bulduğu an içindeki sesi kısmayı başarır. Böylece gece başını yastığa koyduğunda rahatsız olmaz.
Bir de mesafeler var artık.
Göz göze gelmeden ayrılıklar yaşanıyor.
Mesajla biten ilişkiler,
ekrandan yapılan yalanlar…
Karşındakinin gözyaşını görmeyince, canının ne kadar yandığını hissetmeyince, vicdan da daha kolay susuyor. Çünkü acıya temas etmeyen kalp, kendini masum sanıyor.
Ama şu değişmeyen bir gerçek:
Vicdan susturulabilir ama yok edilemez.
Bir gün bir cümlede, bir şarkıda, bir yalnızlık gecesinde yeniden konuşur. İnsan en çok kendine yakalandığında anlar yaptıklarını. Kalabalıkların içinde güçlü görünenler, kendi sessizliklerinde yüzleşir.
Kimse kimseyi sebepsiz yere kandırmaz belki. Ama hiçbir sebep bir kalbin üstünden geçmenin bahanesi değildir.
Ve unutulmaması gereken o eski cümle hâlâ geçerli:
İnsan yaptığını önce kendine yapar.
Bugün kolayca kıranlar, hiç acımadan gidenler, arkasına bakmadan yalan söyleyenler şunu bilmeli: Vicdan geç susturulur, ama konuştuğunda sesi çok derinden gelir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- DOĞA BİLE BOŞLUĞU KABUL ETMEZ 26 Mart 2026 Perşembe
- Hiçbir adım atmadan bir mucize beklemek 25 Mart 2026 Çarşamba
- DEĞİŞİME DİRENMEK: İNSAN NEDEN DİRENİR? 23 Mart 2026 Pazartesi
- Yarım Kalan Değil, Tamamlanan Benlik 19 Mart 2026 Perşembe
- İnsan, gördüğüne inanır derler 18 Mart 2026 Çarşamba
- Hastalıklara Sahip Çıkmamak Gerekir 17 Mart 2026 Salı
- Vesvese: Zihnin Sessiz Fısıltısı 13 Mart 2026 Cuma
- Kendi Bağ Koparma Ritüelinizi Yaratın 12 Mart 2026 Perşembe
- Evrenin Sessiz Mesajları 11 Mart 2026 Çarşamba
- Babamın Sessiz Vedasıyla Nasıl Barıştım? 10 Mart 2026 Salı