VİCDANIN SUSTUĞU YERDE

23 Şubat 2026 10:33
Eskiden “vicdan” bir insanın en güçlü sesi sayılırdı. Yanlış yaptığında uykusunu kaçıran, bir kalp kırdığında içini sızlatan, başkasının hakkına el uzattığında elini titreten bir iç mahkeme… Şimdi ise birçok insan için susturulmuş bir alarm gibi. Çalıyor belki, ama kimse duymak istemiyor.

Peki ne oldu da insanlar kandırırken, aldatırken, kırarken bu kadar rahat hâle geldi? Neden kimse dönüp arkasında bıraktığı enkaza bakmıyor?
Çünkü vicdan artık bir değer değil, çoğu kişi için bir “yük” olarak görülüyor.
Hız çağında yaşıyoruz. Her şey çabuk tüketiliyor: ilişkiler, dostluklar, güven… İnsanlar istediklerini elde etmek için duyguları araç olarak kullanmaktan çekinmiyor. Birini umutlandırıp ortada bırakmak, yalanlarla bir hayatın içine sızmak, çıkarı bitince yok olmak… Bunlar artık “ayıp” değil, neredeyse normal.
Daha acı olan şu:
Kimse kendini kötü biri olarak görmüyor.
Herkesin hazır bir cümlesi var:
“Ben de çok kırıldım.”
“Ben de kandırıldım.”
“Mecburdum.”
“Şartlar böyleydi.”
Vicdanı susturmanın en kolay yolu, insanın kendini haklı çıkarmasıdır. İnsan, yaptığı kötülüğe bir sebep bulduğu an içindeki sesi kısmayı başarır. Böylece gece başını yastığa koyduğunda rahatsız olmaz.
Bir de mesafeler var artık.
Göz göze gelmeden ayrılıklar yaşanıyor.
Mesajla biten ilişkiler,
ekrandan yapılan yalanlar…
Karşındakinin gözyaşını görmeyince, canının ne kadar yandığını hissetmeyince, vicdan da daha kolay susuyor. Çünkü acıya temas etmeyen kalp, kendini masum sanıyor.
Ama şu değişmeyen bir gerçek:
Vicdan susturulabilir ama yok edilemez.
Bir gün bir cümlede, bir şarkıda, bir yalnızlık gecesinde yeniden konuşur. İnsan en çok kendine yakalandığında anlar yaptıklarını. Kalabalıkların içinde güçlü görünenler, kendi sessizliklerinde yüzleşir.
Kimse kimseyi sebepsiz yere kandırmaz belki. Ama hiçbir sebep bir kalbin üstünden geçmenin bahanesi değildir.
Ve unutulmaması gereken o eski cümle hâlâ geçerli:
İnsan yaptığını önce kendine yapar.
Bugün kolayca kıranlar, hiç acımadan gidenler, arkasına bakmadan yalan söyleyenler şunu bilmeli: Vicdan geç susturulur, ama konuştuğunda sesi çok derinden gelir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
KOTO
kaan uçar masaüstü
X