Yorgunluğumuzun Adı: Görünmez Yük
Modern çağın en büyük hastalığı belki de “görünmez yük.” Özellikle kadınların omuzlarında taşıdığı, kimsenin tam olarak fark etmediği o zihinsel liste…
Evde eksik ne var?
Çocuğun ödevi yapıldı mı?
Annenin doktor randevusu ne zamandı?
Yarınki toplantıya hazırlanabildim mi?
Bitmeyen bir kontrol hali. Bitmeyen bir sorumluluk duygusu.
Toplum başarıyı üretkenlikle ölçüyor. Güçlü olmayı susmakla. Sabretmeyi olgunlukla. Ama kimse şunu sormuyor:
“Sürekli güçlü olmak zorunda kalmak ne kadar ağır?”
Psikoloji bize şunu söylüyor: İnsan sadece fiziksel yükle değil, belirsizlik ve beklenti baskısıyla da tükenir. Sürekli tetikte olmak, hata yapmamak için çabalamak, herkesin duygusunu regüle etmeye çalışmak… İşte asıl yorgunluk burada başlıyor.
Ve en tehlikelisi şu: Bu yorgunluk normalleşti.
“Hayat işte…” deyip geçiyoruz.
“Şükret…” deniyor.
“Abartma…” deniyor.
Oysa insanın yorulması zayıflık değil. Sınırlarının olduğunu fark etmesi bir bilinçtir.
Belki de artık güçlü görünmeye değil, gerçek olmaya ihtiyacımız var.
“Yoruldum” diyebilmeye.
“Bu bana ağır geliyor” diyebilmeye.
Ve en önemlisi, kendi duygularımızı da en az başkalarınınki kadar önemsemeye.
Çünkü ruh ihmal edildiğinde, beden alarm verir.
Ve biz o alarmı çoğu zaman “migren”, “boyun tutulması”, “uykusuzluk” diye adlandırırız.
Belki de mesele dayanmak değil, dengeyi öğrenmek.
Belki de mesele herkesi taşımak değil, biraz da kendimizi tutmak.
Görünmez yükler görünür olduğunda, hafiflemeye başlar.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Yorgun Zihinler Çağında Ayakta Kalmak 18 Şubat 2026 Çarşamba
- Herkes Bir Şey Arıyor, Ama Adını Koymakta Zorlanıyor 11 Şubat 2026 Çarşamba
- Bu Hafta Hayat Sana Bir Şey Öğretiyor 04 Şubat 2026 Çarşamba
- Bu Hafta Evren Fısıldamıyor, Net Konuşuyor 28 Ocak 2026 Çarşamba
- Herkes İyiymiş Gibi Yapıyor Ama Kimse İyi Değil 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Bu Hafta Kimse Taşımak İstemediği Yüklerden Kaçamıyor 13 Ocak 2026 Salı
- Kendine Bakmanın Cesareti Üzerine 12 Ocak 2026 Pazartesi