Herkes İyiymiş Gibi Yapıyor Ama Kimse İyi Değil
Çünkü bu hafta insanların çoğu iyi değil; sadece dayanıyor.
Gülüyoruz, konuşuyoruz, sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz. Ama içimizde bir yer sürekli şunu fısıldıyor:
“Ben çok yoruldum.”
Ne ironiktir ki en çok da bunu söyleyemeyenler güçlü sanılıyor.
Bu haftanın psikolojik teması net:
Duygusal tükenmişlik.
Ama dramatik değil; sessiz, derin ve birikmiş bir tükenmişlik.
Bu hafta zihinler geçmişle geleceğin arasında sıkışıyor.
Geçmişte “idare ettiklerimiz”, gelecekte “katlanmak zorunda hissettiklerimiz” arasında kalıyoruz. Ve tam bu noktada içsel bir çatışma başlıyor:
— Gitmek mi kalmak mı?
— Susmak mı konuşmak mı?
— Güçlü durmak mı, kırıldığını kabul etmek mi?
İnsan psikolojisi bir yere kadar bastırır.
Sonra beden konuşmaya başlar.
Baş ağrıları, dalgınlık, ani öfke, sebepsiz ağlama…
Bunlar zayıflık değil.
Duyguların acil durum sinyalleridir.
Bu hafta en büyük yanılgı şu olur:
“Kendimi biraz daha zorlayayım, geçer.”
Geçmez.
Sadece daha derine iner.
Bu hafta ruh sağlığımız bizden büyük devrimler istemiyor.
Sadece küçük bir dürüstlük talep ediyor:
✔ Herkese değil ama kendine doğru ol
✔ Her şeyi anlatma ama inkâr etme
✔ Herkes için güçlü olma ama kendin için yumuşak ol
Bu hafta bir sınır çizmek bencillik değil, ruhsal hijyendir.
Bir konuşmayı ertelememek cesaret değil, iyileşme ihtiyacıdır.
Ve “hayır” demek kayıp değil, kendine dönüştür.
Belki de bu haftanın asıl dersi şu:
İnsan en çok başkalarını taşırken kendini bırakıyor.
O yüzden bu hafta şunu dene:
Bir günlüğüne bile olsa, kimseye güçlü görünmeye çalışma.
Çünkü bu hafta güçlü olanlar değil;
kendine dürüst olanlar iyileşiyor.
Ve evet…
İyi değilsen, bunu fark etmek başlı başına bir iyileşmedir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bu Hafta Kimse Taşımak İstemediği Yüklerden Kaçamıyor 13 Ocak 2026 Salı
- Kendine Bakmanın Cesareti Üzerine 12 Ocak 2026 Pazartesi