Bazı karanlıklar vardır…

05 Şubat 2026 16:08
Bazı karanlıklar vardır… gece çıkmaz.gündüz çalışır.

Kravat takar.
Kartviziti vardır.
Toplantıya yetişir.
“İtibar” diye konuşur.
Ve en tehlikeli yanı şudur:
Kimse ona “canavar” demez.
Çünkü canavar dediğin şeyin insan gibi görünmemesi gerekir ya…
Oysa bazı karanlıklar tam da “normal” maskesiyle yürür.

Şimdi bir an için varsayalım…
Bunların bir kısmı doğru olsun.
O zaman mesele şu olmaz:
“Şu tarihte ne olacak”
Mesele şu olur:
Bu düzen nasıl çalışıyor?

Çünkü böyle bir düzende önce şunlar olur:

Birincisi: Dil kesilir.
Küçük bir çocuk düşün…
Korkuyor ama anlatamıyor.
Dili yok.
Kelimesi yok.
Doğru cümleyi kuramıyor.
Ve yetişkin dünyanın en büyük günahı burada başlar:
“Anlatamıyorsa yoktur” diye davranır.

İkincisi: İtibar kalkanı devreye girer.
Bir şey hissedilir, bir şey sezilir…
Ama hemen şu cümle gelir:
“İspatın var mı”
“Yanlış anlaşılmıştır”
“Abartıyorsun”
“Komplo bu”

Bu cümleler masum değildir.
Bazen bu cümleler, karanlığın sigortasıdır.

Üçüncüsü: Normalleştirme başlar.
İnsanlar bir süre konuşur…
Sonra yorulur…
Sonra gündem değişir…
Sonra herkes hayatına döner.
Karanlık ise tam o sırada rahatlar.
Çünkü o, panikten korkmaz.
O, alışkanlıktan güç alır.

Dördüncüsü: Gözler başka yere çevrilir.
Bir skandal çıkar, bir iddia dolaşır, bir “olay” büyür…
Ama dikkat et:
Hep “kişiler” konuşulur.
Sistem konuşulmaz.
Oysa böyle düzenler kişiden büyük çalışır.
Kişi gider, yöntem kalır.

Ve şimdi sana sormak istiyorum:

Hiç düşündün mü…
Neden bazı meselelerde herkes aynı refleksi veriyor?
“Sus”
“Uğraşma”
“Başını belaya sokma”
“Bize bir şey olmaz”

Neden “güvenlik” denilince yalnızca sokak anlaşılır da
insanın ruh güvenliği hiç konuşulmaz?

Neden bazı çocuklar büyüyünce
en çok “sessiz olmayı” öğrenir?

Neden bazı kadınlar bir noktadan sonra
“kendimden şüphe etmeyi” karakter sanır?

Ve en önemlisi…

Eğer bir yerde
zayıf olan sürekli kaybediyorsa
savunmasız olan sürekli susuyorsa
ve güçlü olan sürekli aklanıyorsa…

Sence orada sorun “olay” mı
yoksa düzen mi?
Ben burada kimseyi suçlamıyorum.
İsim vermiyorum.
Ülke söylemiyorum.
Ama şunu söylüyorum:
Karanlık bazen gizli olduğu için değil…
konuşulamadığı için büyür.
Sence böyle bir düzeni ayakta tutan şey ne?
Korku mu
utanç mı
inkâr mı
yoksa sessiz kalıp normal hayatına dönmek mi?
Çünkü bazen bir toplumun kaderi
en çok şu cümlede saklıdır:
“Ben karışmam.”

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
kaan uçar masaüstü
X