Görünmeyen Yorgunluklar

29 Ocak 2026 09:47
Bu ülkede insanlar yorgun.Ama bu, “uyusam geçer” türünden bir yorgunluk değil.

Bu; sabah kalkarken içinden bir parçanın daha yatakta kalması,

market fişine bakınca nefesin daralması,
“nasılsın?” sorusuna otomatik “iyiyim” cevabını yapıştırma mecburiyeti.

Kimse bunu istatistiklere yazmıyor.

Çünkü bu yorgunluk üretimi aksatmıyor.
Şimdilik.

Toplantılarda “biraz daha fedakârlık” deniyor.
Hep aşağıdan isteniyor bu fedakârlık.
Yukarıdakiler hiç yorulmuyor.

Televizyonda “millet sabırlıdır” deniyor.
Sabır, bir erdem değil;
başka seçeneği olmayanların son sığınağına dönüştü.

Gençler ülkeyi değil, kendilerini terk etmeyi düşünüyor.
Beyaz yakalılar tükenmişliği kariyer planı sanıyor.
Kadınlar hem evde hem işte yorulup buna “normal hayat” diyor.

Ve biz buna alışmıyoruz.

Buna alıştırılıyoruz.

Yorgunluk bireysel bir sorun değil artık.
Toplumsal bir belirti.
Sessiz bir çöküş biçimi.

Bir gün insanlar çalışamaz hâle geldiğinde değil,
çalışırken hissetmez hâle geldiğinde anlayacağız.

Geç kalmış olacağız.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
bahattin bal web
kaan uçar masaüstü
X