Gün, safları sıklaştırma zamanı Tam da bugün!
Bu anlamlı organizasyona katılan ve emeği geçen tüm dostlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Başta imtiyaz sahipleri Altınay ve Nesrin Uçar’a, oluşuma büyük emek veren Yusuf Erenkaya’ya, değerli çalışma arkadaşlarımız İrem Güler’e, Pelin Payım’a, Bahar ve Beyza kardeşlerime ve destek veren tüm dostlarımıza, güler yüzleri ve özverili ev sahiplikleri için teşekkür ediyorum.
Gelelim bu haftaki köşe yazıma…
Önceki yazımı okuyanlar hatırlayacaktır; kaleme aldığım konunun hassasiyeti ortada. Daha mürekkebi kurumadan yaşanan olaylar zincirini hep birlikte izliyoruz. Konuyu ele almamızın ne kadar yerinde olduğunu ve bu sorunu öngörmenin hem haklı gururunu hem de sorumluluğunun getirdiği stresi yaşıyorum.
Ülke olarak bu denli kritik bir meseleyi gündeme almışken, kayyum atamalarıyla başlayan süreçte toplumun belirli kesimlerinin yok sayılmasına inanamıyorum. Toplumun tüm kesimlerinin rızası alınmadan yapılan bu uygulamalar, politikacılara ve sivil topluma yönelik baskılar kabul edilemez.
Daha da vahimi, geçmişte acılar yaşatmış küçük bir grubun başındaki isme kısmi özgürlük vaadi verilirken, sabahın erken saatlerinde, telefonla çağırıldığında bile gelebilecek 60 yaşındaki, sicili tertemiz insanlara katil, gaspçı, uyuşturucu satıcısı muamelesi yapılmasını asla kabul edemem.
Elbette, devletimizin yetkili kurumlarının elinde bizim bilmediğimiz bilgiler olabilir. Ancak, yaşanan olaylara toptan karşı çıkmak veya tamamen destek vermek yanıltıcı olabilir. Bu nedenle, gelişmeleri sağduyulu bir şekilde takip etmemiz gerekiyor. Dileğimiz, sürecin amasız, fakatsız, toplumu incitmeyecek şekilde yürütülmesi.
Önceki yazımda vurguladığım gibi, emperyalist baskılar olmadan, devlet aklının harekete geçmesini istiyorum. Bu sürecin, ülkemiz adına hayırlı olacağını ve korkulan senaryoların gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Nokta.
İç cepheyi sağlam tutalım!
Özgürlük ve demokrasi mücadelesinin geldiği nokta ortada. Dünyada herkes kendi derdine düşmüşken, ABD Başkanı Trump gibi dengesiz, şımarık ve saldırgan bir liderin sergilediği tavırları unutmayalım. Beyaz Saray’da bile konuklarına karşı gösterdiği terbiyesiz tavırları gördük. İşte tam da bu yüzden, biz iç cephemizi sağlam tutmalıyız, safları sıklaştırmalıyız!
Vatan hainlerinin, kardeşliğimizi bozmaya yönelik operasyonlarla kutuplaşmayı artırmasına izin vermeyelim. Ancak birlik olursak, bu kirli fırtınayı atlatabiliriz.
Bugün ülkemizde, insanlar ayak tırnağına kadar borç içinde küresel ekonomik baskılarla mücadele ediyor. Bu ağır yükün altından kalkabilmek için fırsat eşitliği sağlanmalı, kardeşlik hukuku tesis edilmelidir. Aksi takdirde, giderek ağırlaşan küresel faşizm karşısında daha da güçsüz hale geliriz.
Bu noktada, en büyük sorumluluk iktidara ve Sayın Cumhurbaşkanı’na düşüyor. Ötekileştirmenin, ayrıştırmanın ve savrulmanın önüne geçilmesi gerekiyor. Bu mücadele, koltuk ve iktidar hesapları yapılmadan yürütülmeli.
Allah, ayrışmadan, kardeşlik hukuku içinde birlik ve beraberlikle hareket eden vatanseverleri korusun.
Nokta.
Sağlıcakla kalın, değerli dostlarım.
- Toplam 1 yorum
Vatandaş 12:11 - 04 Mart 2025
. Olayın muhatabindan medet ummak tuhaf değil mi? Demokrasi bir araçtır inmesini biliriz.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Yeni yılda yeni ufuklara mı? 15 Ocak 2026 Perşembe
- Yeter artık ama 27 Aralık 2025 Cumartesi
- Fatih Altaylı önce özür dilemeli 13 Aralık 2025 Cumartesi
- Bu vatanı yolda bulmadık 25 Kasım 2025 Salı
- Kentin çocuklarının oynamadığı takıma, Benim Kocaelispor’um demem arkadaş 01 Ağustos 2025 Cuma
- Yeter ki bu güzel ülkemizden ve ülkümüzden vazgeçmeyelim! 14 Temmuz 2025 Pazartesi
- Böyle Olmamalıydı! 01 Temmuz 2025 Salı
- Kazın ayağı hiç öyle değil 24 Haziran 2025 Salı
- Durdurun bu manyakları! 18 Haziran 2025 Çarşamba
- Sonun Başlangıcı: Fonlar 12 Haziran 2025 Perşembe