Haklı Çıkmaktan Yorulduk
Maalesef, son yaşanan felaket, söylediklerimizi acı bir şekilde doğruladı. Körü körüne yapılan ihmaller, liyakatsizlik ve açgözlülük yine birleşti. 36'sı çocuk, toplam 79 değerli vatandaşımızı göz göre göre kaybettik. Bu kayıpların ardından içten bir özür, samimi bir üzüntü ya da bir istifa bile görmemek bizleri derinden yaralıyor.
Bizler, yani bu ülkenin vicdan sahibi insanları, kahin değiliz. Ancak hayatımız boyunca alın terimizle kazandıklarımız, zorluklarla dolu helal mücadelemiz ve hayatta kalmak için verdiğimiz emekler, bizi haklı çıkarmaya yetiyor. Şerefimizle, alnımızın akıyla yaşamayı ilke edindik. Ne devlete yaslandık ne de kimseye yük olduk. Eksiklerimizi kabul ettik, hatalarımızdan ders çıkardık ve kendi nesillerimizin bizden daha az sıkıntılarla uğraşması için çalıştık.
Bu çabamız, her zaman hür ve bağımsız bireyler yetiştirmek içindi. Ancak ne yazık ki bu feryadı yanlış anlayanlar ve bu haklı mücadeleyi küçümseyenler de yok değil. Bizler vatanımıza, milletimize, değerlerimize asla ihanet etmedik. Bunun herkes tarafından bilinmesini istiyoruz. Fazla mütevazılık, yaralı parmağa merhem sürmeyen lüzumsuz insanlardan nasihat dinlemeye dönüşünce, yeniden farkı göstermek için kolları sıvıyoruz.
Sorumsuzluk ve Cezasızlık İklimi
Son yaşanan felaket, ülkemizdeki sorumsuzluk ve cezasızlık iklimini bir kez daha gözler önüne serdi. Açıkça ortada olan bu ihmaller zinciri, yaşanan her büyük acının arkasındaki temel nedenlerden biri. Ancak bu ülke bizim, bu cennet vatandan vazgeçme gibi bir niyetimiz asla yok. Sorumsuzluklara ve liyakatsizliğe rağmen umudumuzu kaybetmeden, hak ettiğimiz güzel yaşam standartlarını talep etmeye devam etmeliyiz.
Türkiye’nin alanında uzman, bilimin ışığında yıllarını harcamış evlatları var. Ancak ne yazık ki onların sesine kulak verilmiyor. Yaşanan bu ağır ihmaller ve sorumsuzluklar, büyük kayıplara neden olurken, bizleri yönetenlerin çözüm üretmek yerine sessiz kalmaları halkın güvenini sarsıyor.
Hak Ettiklerimizi Talep Etmeye Devam Edelim
Medeni insanların yaşadığı ülkelerde vatandaşlar, daha iyi bir yaşamı talep etmekten asla vazgeçmez. Bizler de bu bilinci taşımak ve umudumuzu yitirmemek zorundayız. "Ne zaman vazgeçersek, işte o zaman kaybederiz."
Değerli okurlar, Yeni Kocaeli Gazetesi olarak, sesinizi duyurmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Hak ettiğimiz yaşam hakkını talep etmekten asla vazgeçmeyelim. Daha iyiyi, daha güzeli hak ediyoruz ve istemeye devam edeceğiz.
Son olarak, bu korkunç felakette kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Gelecek yazımda, cennet vatanımız için çözüm önerilerimi ve yaşanmış deneyimlerimi paylaşacağım. Bizleri destekleyen, aklı ve vicdanı hür tüm okurlarımıza teşekkür ederim.
Türkiye’nin başı sağ olsun. Daha güzel günlere olan inancımızla, kazasız ve belasız bir hafta diliyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Yeni yılda yeni ufuklara mı? 15 Ocak 2026 Perşembe
- Yeter artık ama 27 Aralık 2025 Cumartesi
- Fatih Altaylı önce özür dilemeli 13 Aralık 2025 Cumartesi
- Bu vatanı yolda bulmadık 25 Kasım 2025 Salı
- Kentin çocuklarının oynamadığı takıma, Benim Kocaelispor’um demem arkadaş 01 Ağustos 2025 Cuma
- Yeter ki bu güzel ülkemizden ve ülkümüzden vazgeçmeyelim! 14 Temmuz 2025 Pazartesi
- Böyle Olmamalıydı! 01 Temmuz 2025 Salı
- Kazın ayağı hiç öyle değil 24 Haziran 2025 Salı
- Durdurun bu manyakları! 18 Haziran 2025 Çarşamba
- Sonun Başlangıcı: Fonlar 12 Haziran 2025 Perşembe