Kürtlerin Zor Sınavı!
Bugünün konusu, Kürt-Türk düşmanı bebek katili Abdullah Öcalan için yükseltilen seslerdir. Selahattin Demirtaş ve yüzlerce yerel Kürt siyasetçi kardeşlerimiz için hapisten çıkarılmaları konusunda yeterince mücadele etmeyip bazı profesyonel siyasetçilerin konjonktür gereği Katil APO’ya “önder lider” sözlerini baz alıp Demirtaş için ısrar etmemelerini kabullenemiyorum.
Uluslararası servislerin oyuncağı olmuş Katil APO için ses yükseltilmesini üzülerek izliyor, Kürtlerin politika yapıcılarının suçsuz günahsız siyaset yapan Kürt gençlerine ve Selahattin Demirtaş’a karşı yapılan tutuklamalara karşı duruşlarını asla onaylamıyorum.
Bölgede (Diyarbakır) büyük bir şeref ile 20 ay askerliğini yapmış bir vatandaş olarak hep empati kurdum Kürt kökenli kardeşlerimle. Zorluklarını duyarak değil, bizzat yaşayarak gözlemlememe Allah da nasip etti, tanık oldum.
Gene söylüyorum: Mevcut Kürt siyasetçilerin hapise atılan genel başkanlarını dert edinip özgürlüğünü istemek yerine bebek katili APO’ya umut hakkı istemek, hele hele diretmek; on binlerce Kürt ve Türk, ayırt etmeden ülkemizi ekonomik ve insan kaybına uğratan, yüz binlerce insanımıza ağıt yaktıran bebek katili APO’ya özgürlük ve statü diretmesini anlamıyorum.
Bu taleplerinde Türk düşmanlarının, yani Kurtuluş Savaşı’nda atalarımızın denize döktüğü dış ülke istihbaratlarının, ülkemiz için pek hayır getirmeyeceği; Kürtler ile Türklerin hepsi öyle düşünmese bile ileride onarılması mümkün olmayan neticeler doğurabileceğini düşünüyorum.
Yüzlerce yıldır, bilhassa cumhuriyetimizi kurduktan sonra yapılan her türlü saldırıyı başarıyla savuşturan bu büyük millet ve bu milletin asli vatandaşı olan Kürt kardeşlerimiz, gene bir sınavla karşı karşıyayız.
Ya birlik olup kardeşçe yaşamayı seçeceğiz ya da birbirlerini sırf beleş geçinebilmek için yasak madde ticareti, kaçakçılık gibi yasa dışı işler için birlikte binlerce yıl yaşamış insanlar birbirini üzerek dış güçlere kırılgan bir ülke görüntüsü verip müdahaleye açık hâle geleceğiz.
Tabii tereddütsüz, rengine, dinine, diline bakmaksızın Türkiye’yi seven her insanı seven biri olarak Kürtlerin bu oyunlara gelmeyip profesyonel Kürt politikacılar gibi düşünmeyip suçsuz insanları için özgürlük istemelerini sağduyulu buluyorum. Herkesi sağduyuya davet ediyorum. Lütfen Ortadoğu karanlığına layık gören İsrail’e, ABD’nin Trump’ına ve İngilizlere fırsat vermeyelim.
Etrafımızda ülke mallarını babalarının malı gibi gören Arap ülkelerinin ve İran’ın durumu ortada. Bu sorunlu bölgede kardeşçe yaşamamızı sağlayan Atatürk’e ve dedelerimize; Kürt, Türk, Laz, Gürcü, Arap, Arnavut, Balkan göçmeni, Yörük ve adını sayamadığım yüzlerce etnik kökeni kardeşçe yaşamaya ısrarla davet ediyorum.
Bu samimi düşünceler ile uğradığımız her olumsuzluğun sebebi güncel siyasetçilerin yansıtmasıdır. Yapılan haksızlıkların ülkemizde yaşayan her etnik siteye zaman zaman yapıldığını görüp onları yapanlara ve uygulayanlara kırılabiliriz; ama hiçbir kırgınlık, emperyalist köpeklere ve onların oyunlarına alet olup Kürdüyle Türküyle, Alevisiyle Sünnisiyle kim bu vatanı vatan biliyorsa et ile tırnak olmaya devam etmemize engel olmamalıdır.
“Keşke Yunan kazansaydı” diyenlerin sahte oyunlarına kanmayalım.
En içten sevgi ve saygılarımla tüm kardeşlerimi selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Yeni yılda yeni ufuklara mı? 15 Ocak 2026 Perşembe
- Yeter artık ama 27 Aralık 2025 Cumartesi
- Fatih Altaylı önce özür dilemeli 13 Aralık 2025 Cumartesi
- Bu vatanı yolda bulmadık 25 Kasım 2025 Salı
- Kentin çocuklarının oynamadığı takıma, Benim Kocaelispor’um demem arkadaş 01 Ağustos 2025 Cuma
- Yeter ki bu güzel ülkemizden ve ülkümüzden vazgeçmeyelim! 14 Temmuz 2025 Pazartesi
- Böyle Olmamalıydı! 01 Temmuz 2025 Salı
- Kazın ayağı hiç öyle değil 24 Haziran 2025 Salı
- Durdurun bu manyakları! 18 Haziran 2025 Çarşamba
- Sonun Başlangıcı: Fonlar 12 Haziran 2025 Perşembe