Hayatımızın Sahibi Kim !
Murat Tolunay

Büyük mucize küçük bir adımla başladı

21 Şubat 2025 12:00
Daha önceki yazılarımda, içsel olarak yaşadığımız olayların geçmişle birleşerek üzerimizde nasıl bir yük oluşturduğunu paylaşmıştım.

Bu yüklerden kurtulabilmemiz için hayat bazen kırmızı lambasını yakarak bize “Dur!” der. Ancak bu uyarıları fark etmek kolay değildir.

Yaşadığımız evlerin hikayeleri, toplumsal baskılar ve öğretilerle büyürüz. Yaşımız ilerlese de kendi kararlarımızı almakta zorlanabiliriz. Tam bir karar verecekken içimizde bir ses, düşüncelerimizi ele geçirir: “El âlem ne der?” Eminim ki bu cümleyi pek çoğumuz duymuşuzdur. Özellikle belirli bir yaşın üzerindekiler için bu tanıdık bir engeldir.

Ancak, günümüzün Z kuşağı bu konuda daha bireysel hareket ediyor ve özgüvenleri yüksek bir şekilde hayatlarının rotasını belirliyorlar. Aslında hayat, herkes için zorluklar barındırabilir. Ancak bu zorluklardan ders alarak, çözüm odaklı yeni bir yaşama adım atmak da mümkündür. İşte farkındalık tam da bu noktada başlar.

Sağlıklı bir yaşam için özgüven, farkındalık ve ne istediğini bilmek oldukça değerlidir. Zorlu yollardan geçerken bedenimiz de zaman zaman bize sinyaller verir:

“Ne zaman beni göreceksin? Yakında tamamen tükeneceğiz. Dur ve bir karar ver!”

Sağlık sorunlarımız arttığında doktora gittiğimizde, önce yaşam tarzımızı sorgularlar ve ardından şu tavsiyeyi mutlaka duyarız:

“Hayat tarzınızı değiştirmeniz gerekiyor. Beslenmenize dikkat edin, spor ve egzersiz yapın.”

Peki, samimi bir şekilde düşünelim: Bu tavsiyeleri ne kadar uyguluyor ve ne kadar süre devam ettiriyoruz? Ben de bir dönem bu tavsiyeleri göz ardı edenlerden biriydim. Ta ki vücudum iflas etme noktasına gelip “Artık devam edemem!” diyene kadar...

İşte o an karar anıydı! Harekete geçtim.

Öncelikle işin dışında da bir hayatımız olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Ruhumuzun da nefes almaya ve doğanın güzelliklerini hissetmeye ihtiyacı var. İlk günler yürüyüş yapmak hiç de kolay olmaz, ancak her gün küçük adımlarla pes etmeden devam ettiğinizde, zamanla içinizde bir özgüven belirir:

“Yapabiliyorum!”

Bu duyguyu hissettiğinizde, hayata adeta yeniden merhaba dersiniz. Kendinize zaman ayırarak ve profesyonel destek alarak, hayatın zorluklarının içinden kendiniz için yeni bir yol açmış olursunuz.

Bu süreçte beslenme alışkanlıklarınız da değişir. Daha önce yemek yerken farkına varmadığınız tatlar, artık daha lezzetli gelmeye başlar. Sindirim sisteminizdeki rahatlama, mide ve bağırsak şikayetlerinizin azalmasıyla vücudunuzun size teşekkür ettiğini hissedersiniz.

Zamanla uykunuz düzene girer. Akşamları televizyon karşısında ya da telefonda saatlerce vakit geçiren biri olmaktan çıkıp, elinizde bir kitapla kendinizi bulabilirsiniz. Bu yeni “siz” yavaş yavaş alışkanlık haline gelir.

Artık “El âlem ne der?” demekten ziyade, size verilen bu hayatın değerini hem ruhen hem de bedenen bilen biri olursunuz. İç dünyanıza güvenin; çünkü o huzursuz ve mutsuz olduğunda, mutlaka size seslenecektir. Onunla dost olun. Spor, egzersiz ve sağlıklı beslenmeyi hayatınıza kattığınızda, küçük adımların nasıl büyük bir mucizeye dönüştüğüne tanıklık etmek harika bir duygudur.

Bilimsel araştırmalar da sporun, yürüyüşün ve egzersizin faydalarını şu şekilde sıralıyor:
Öz sevgi, öz güven ve öz saygıyı artırır.(*1)
Hafızayı güçlendirir.(*2)
Kilo vermeye ve ideal kiloyu korumaya yardımcı olur.(*3)
Enerjik ve zinde hissetmeyi sağlar.(*4)
Uyku kalitesini artırır.(*5)
Sağlıklı kas ve kemik yapısı oluşturur.(*6)
Ağrıları azaltır.(*7)
Kalp sağlığını korur.(*8)
İlaçlara bağımlılığı azaltır.(*9)
İleriki yaşlar için güçlü bir yatırım sunar.(*10)
Ailemiz ve çevremiz için rol model olmamızı sağlar.(*11)

Sonuç olarak, başkalarının onayını beklemek yerine kendinizi onaylayan kişi olmanın gururunu yaşarsınız. Ben bu süreci yaşadım ve siz de deneyimlediğinizde bana hak vereceksiniz.

Kendinize inanmaktan asla vazgeçmeyin!

Kaynaklarım: (*1-*2) Nurdoğan Arkış  ın Ben Kimim ve Öz sevgi kitapları, (3* den 11* e kadar) Prof.Dr. Yavuz Yörükoğlu nun  30 Günde 10 Yıl kitabı.

 

YORUMLAR
  • Toplam 1 yorum
Hasan kaya 16:51 - 21 Şubat 2025

Hocam teşekkür ederim sayenizde bilgileniyorum…

0 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
kaan uçar masaüstü
X