PENCERENİN ARDINDAKİ HAYALLER
Şimdi tekrar bu satırlarda sizinle buluşmak, içimi dökmek ve sizleri yaşadığım anılarla bir yolculuğa çıkarmak harika bir his. Yazmayı çok özlemişim. Birlikte zamanın izlerini sürmeye ne dersiniz?
Bir varmış bir yokmuş...
Hepimizin kulağında yankılanan bu cümleyle başlayan masallar vardır. Şimdi izninizle zamanı biraz geri saralım ve bu masalsı sözlerin ardında ne kadar gerçeklik olduğunu birlikte keşfedelim.
İnsanın umutlarının ve hayallerinin en yoğun olduğu dönemler, çocukluk yıllarıdır. O yıllar ki; aile, mahalle, arkadaşlar, öğretmenler ve yaşanan çevre bu duyguları ya yeşertir ya da zamanla soldurur. Ben de yaklaşık 1,5 ay önce Türkiye’ye, aile ziyareti için döndüğümde, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıktım.
İlk durağım İzmit oldu. Haftalık yazılarımı gönderdiğim Yeni Kocaeli Gazetesi’ndeki dostlarla ilk kez yüz yüze geldim. Sanal dünyanın ötesinde gerçek ve samimi dostluklar kurmanın mutluluğunu yaşadım. Ardından Erzincan’a doğru uzun bir otobüs yolculuğu başladı.
Gece yolculuklarını hep sevmişimdir. İnsan kendiyle baş başa kalır, iç sesini daha iyi duyar. Camdan dışarı bakar, şehirlerin, kasabaların, köylerin arasından geçerken yanan birkaç ışıkla hayatları hayal ederim. Bu bir çocukluk alışkanlığı. Erzincan’daki evimizin penceresinden dışarı bakarken komşumuz Fikriye teyzenin evine dalar, “Şimdi çocuklarını öpüyordur,” diye düşünürdüm.
Gözüm biraz yukarıya, Cemal arkadaşımın evine kayardı. Cemal’in babası onu çok döverdi. O an kızardım. “Büyüyünce bu adama aynı şeyi yapacağım,” derdim içimden. Mahallede uykusuz geçen geceler, hayaller kurarak, pencerelerdeki ışıkların ardındaki çocuklara daha mutlu hayatlar yazmakla geçerdi.

Zamanla büyüdüm. 2017’de geçirdiğim kaza ve 2020’de başlayan farkındalık yolculuğumla birlikte çocukluğuma daha yakından bakmaya başladım. EMDR terapisiyle içimde küsmüş bir çocukla tanıştım: Küçük Murat.
Onu ne çok ihmal ettiğimi, aslında en zor hayatı pencereden hayal kurduğu evde, kendi içinde yaşadığını fark ettim. Hep başkalarının evlerinde umut ararken, kendi içimdeki acının farkına varmamışım. Bir uçak geçerken “Bir gün Erzincan’a gelecek ve beni götürecek,” diye avunurmuşum meğer.
Otobüs Erzincan’a yaklaştığında, o eski acılar yine yoklar gibi olur ama artık yalnız değilim. Şimdi o küçük çocuğun elini tutan, onu seven ve koruyan büyük bir Murat var. Yıllar sonra kendimle barıştım. Aileme de artık kızgın değilim. Çünkü onların da çocuklukları eksikti, sevgisiz büyümüşlerdi. Ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştılar.
İyi ki onlar benim anne babam olmuş. Ve iyi ki bugün, farkındalıkla yaşamıma yeniden yön verebiliyorum.
Şimdi yeni yaşıma girerken, geçmişin yüklerinden arınmış, umutla dolu bir Murat var karşınızda. 2020’de “Hayır” demeyi öğrendiğimde her şey değişti. Artık başka evlerin pencerelerine bakarken acılar değil, umutların ve hayallerin izini sürüyorum.
Çünkü geçmişin yükünü çok uzun zaman sırtımda taşıdım. Hayatımı oluşturmakta ve aile kurmakta zorlandım. Ama şimdi “Ben kimim?” sorusunun cevabını biliyorum.
Hayatımın en büyük değeri, 10 yaşındaki kızım. Ona sağlıklı bir baba modeli olmak için elimden gelenin en iyisini yapıyorum. Artık hedeflerim var. Bulunduğum yerde topluma fayda sağlayacak işler yapmak, farkındalık yaratmak beni mutlu ediyor.
Hayat bir hediye. Onu sıkıp boğmak yerine, temiz oksijenli pencerelerden umutla dışarı bakmasını öğrenmeli insan.
Peki sen sevgili dostum, bu hayatın hakkını verebiliyor musun?
Kendin için ne yapıyorsun?
Ailene ve topluma örnek olmak adına hangi adımları atıyorsun?
Hayallerinin peşinden gitmeye ne dersin?
Haydi, seni zincirleyen o duygulardan kurtul. Pencereni arala ve yeni “sen” için hayata merhaba de...
Sevgilerimle,
- Toplam 3 yorum
Murat Tolunay 22:10 - 25 Haziran 2025
Yazılarımı takip eden ve yorum bırakın tüm güzel insanlara teşekkürler.
Atilla varlık 15:17 - 25 Haziran 2025
Kaleminize yüreğinize sağlık
Hasan Kaya 15:16 - 25 Haziran 2025
Hocam yazılarınızdan istifade ediyorum. Okuyucunuz olarak daha sık yazarsanız sevinirim.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Kararlarımızın Kaderle Buluştuğu 5 Saniye! 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Düzgün Amca’dan Hayat Notları 16 Ocak 2026 Cuma
- Sen Bir Mucizesin 27 Aralık 2025 Cumartesi
- Bir Yılın Ardından: 2026 İçin Kendime Mektup 21 Aralık 2025 Pazar
- Spor ve Egzersiz Sizin Doktorunuzdur! 25 Kasım 2025 Salı
- Coşkulu Bir Hayat İçin Farkındalık! 15 Kasım 2025 Cumartesi
- Yaşlanmaktan Korkma, Yaşamayı Bir Sanata Dönüştür! 18 Eylül 2025 Perşembe
- Hayaller Birgün Gerçek Olur! 06 Eylül 2025 Cumartesi
- NEFES ALIYORSAM, HAYATIMIN HAKKINI VERMELİYİM 27 Ağustos 2025 Çarşamba
- Sağlıksız Yaşam Tarzımızı Neden Değiştirmeliyiz! 03 Ağustos 2025 Pazar