Sağlıklı bireylerden, sağlıklı topluma geçiş farkındalıkla başlar
Bu yüzden, profesyonel destek aldığımızda ve sonrasında “Artık hayatımda bazı davranışları değiştirmem gerekiyor” dersek ve kararlı olursak, kalbimize ve zihnimize yeni bir ayarlama veririz. Ben de yazılarımda bunu hatırlatmaktan vazgeçmiyorum.
Çünkü bu disiplini sağlamak için yıllarımı verdim ve farkındalığımı bu şekilde geliştirdim. Farkındalıkla yaşamanın bize katacağı çok değer var. İnsan, hayatında verdiği emeklerin ve çabaların karşılığını almak ister. Çevremiz de aynı düşünceye sahiptir: “Madem bu kadar emek verildi, bunun bir ödülü olmalı.” Ancak bazen bunun karşılığı ödül yerine bir hayal kırıklığı olabilir. Bu durum bizde derin acılar hissettirebilir. Oysa şöyle düşünsek: “Emek verdiğim şeylerin karşılığını alamasam da bana kattıkları neler?”
Hayatta iş, aile kurma, çocuk yetiştirme, inanç gibi birçok alanda mücadele ederiz. Maddi veya manevi kayıplar yaşarız, bir şeylere bağlanıp onlarla hayallerimizi gerçekleştirmeye çalışırız. Tam her şey yolunda gidiyor derken aksilikler başlar ve hayat sinyaller gönderir. O anda içinde bulunduğumuz durum ne olursa olsun, hiçbir şey bizi mutlu etmez. Hatta bu sıkıntılar, vücudumuzda ağrılar ve acılar olarak kendini gösterir.
Ben de hayatımın birçok evresinde bu süreci yaşadım. Ancak farkındalığım olmadığı için bunların hiçbirini göremedim. Bu nedenle erken yaşlarda kalp krizi geçirdim ve 30 yıldan fazla mide ve bağırsak rahatsızlığı çektim.
Hepimiz, özellikle pandemi süreciyle birlikte farklı bir bilinç kazandık. Kimimiz maneviyatını, kimimiz aile yaşantısını, kimimiz de genel yaşam tarzını gözden geçirdi. Aslında hayat, yıllardır koşturduğumuz birçok şeyin gereksiz olduğunu bize defalarca gösterdi. Koronavirüs, deprem ve her gün duyduğumuz şiddet olayları, aslında hepimize bir şeyler anlatıyor. Bunların bize bir ders vermeye çalıştığını fark edebilsek, hayatımızda çok şey değişebilir.
Sağlıklı bireylerden sağlıklı toplumlar oluşur. Bu yüzden, geçmişe sıkı sıkıya bağlanıp orada takılı kalmak yerine, geçmişten sadece ders almak için faydalanmalıyız. Hepimiz, geçmişin deneyimlerinden ders çıkartarak bugünümüzü ve yarınımızı daha bilinçli bir şekilde inşa edebiliriz.
KADINLARIMIZI BİR GÜN DEĞİL, HER GÜN ANMALI VE SAYMALIYIZ
Yarın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Hepimiz bir kadının kucağında dünyaya geldik. Ancak her gün en az bir kadının şiddet nedeniyle hayatını kaybettiğini duyuyoruz. Toplumsal farkındalık için, yukarıda bahsettiğim tüm konulara yeniden dikkat çekmek istiyorum. Sağlıklı bir toplum için önce bireysel farkındalığımızı artırmalıyız. Özür dilemeyi, teşekkür etmeyi, geçmişte incittiğimiz insanlardan helallik almayı öğrenmeliyiz. Bunu başardığımızda, birçok insanın içindeki öfke ve nefret yerini huzura bırakacaktır.
Unutmayalım ki çocuklarımız gelecekte ebeveyn olacaklar. Onlara iyi rol modeller olabilmek için henüz geç değil. Erkek çocuklarımızı "paşam, aslanım" diye yüceltirken, kız çocuklarımızı "prensesim, kraliçem" diyerek kırılganlaştırmak yerine, onların kalbine dokunmalı ve onlarla eşit bireyler olarak var olmalıyız. Ancak bu şekilde kadınlarımız ve kızlarımızın canı yanmayacak. Keşke hiç yanmasa, ama elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.
İyi olmanın birçok yolu var. Ben de 2019’dan sonra farkındalık kazandığımda, “Kalan ömrümün bir anlamı olmalı ve bunun için bir şeyler yapmalıyım” dedim. Bu amaçla gönüllü olarak Alzheimer Derneği'ndeki çalışmalara katıldım, kadınların toplandığı çevre evlerinde sağlıklı yaşamı anlattım ve spor yapmayı sevdirdim. İhtiyaç sahibi çocuklar için kitap ve diğer gereksinimleri karşılamaya yönelik projeler yürüttük. “Kız ve Erkek Çocuklarımız Okusun” projesini arkadaşlarımızla birlikte hayata geçirdik ve tam 5 yıl içinde 6000’den fazla çocuğa ulaştık. Hayatta yalnız olmadığımızı fark ettiğimizde, başka hayatlara da dokunabiliriz. Sevginin olduğu yerde sevgisizlik fazla kalıcı değildir. Yeter ki birbirimizi insan olduğumuz için sevebilmeyi öğrenelim.
Sözlerimi büyük düşünür Yunus Emre’nin şu güzel sözüyle bitirmek istiyorum:
“Ben gelmedim kavga için, benim işim sevgi için.”
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Kararlarımızın Kaderle Buluştuğu 5 Saniye! 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Düzgün Amca’dan Hayat Notları 16 Ocak 2026 Cuma
- Sen Bir Mucizesin 27 Aralık 2025 Cumartesi
- Bir Yılın Ardından: 2026 İçin Kendime Mektup 21 Aralık 2025 Pazar
- Spor ve Egzersiz Sizin Doktorunuzdur! 25 Kasım 2025 Salı
- Coşkulu Bir Hayat İçin Farkındalık! 15 Kasım 2025 Cumartesi
- Yaşlanmaktan Korkma, Yaşamayı Bir Sanata Dönüştür! 18 Eylül 2025 Perşembe
- Hayaller Birgün Gerçek Olur! 06 Eylül 2025 Cumartesi
- NEFES ALIYORSAM, HAYATIMIN HAKKINI VERMELİYİM 27 Ağustos 2025 Çarşamba
- Sağlıksız Yaşam Tarzımızı Neden Değiştirmeliyiz! 03 Ağustos 2025 Pazar