Unuttuğumu Unuttum!
Bana ayrılan yazı köşemde sizlere genelde sağlıklı yaşam, sağlıklı beslenme, geçmişe takılıp kalmak yerine olanları nasıl bugünümüzü elimizden almadan şifalı bir şekilde vedalaşarak bırakabileceğimiz ve sağlıklı düşünebilmek için en değerli olan kendimizle olan yakınlığımızı sağlıklı bir şekilde nasıl sürdürebileceğimiz üzerine tecrübelerimi paylaşıyorum. Tabii ki bunların arkasına da bilimsel gerçekleri eklemeden yazamam.

Geçen çarşamba, Hollanda’nın Arnhem şehrinde Türkiyem Camii’nde iftar yemeği organizasyonunda Demans ve Alzheimer üzerine bir panelimiz vardı. Halkımızla bu güzel buluşmada artık her gün sık sık duyduğumuz ve neredeyse 5 kişiden 1'inde görülmeye başlayan bu hastalıkların ortaya çıkışı ve sonrasında bunu nasıl anlayabileceğimiz üzerine konuşmalar yaptık.

Bu toplantıda davetlilerden birinin sorusu şuydu:
"Ben son zamanlarda aklımda bir şeyi tam söyleyecekken aklımdan gitti. Sonra unuttum. Ama bir süre sonra da unuttuğumu unuttum. Acaba ben demans mı oldum?"
Yukarıdaki cümleleri okurken siz ne düşündünüz? Sizde hissettirdiği duygu nasıl bir şey? Bu konudaki düşüncelerinizi yorumlarda iletmenizi isterim.
Demans ve Alzheimer hastalarının sayısı her geçen gün artıyor. Toplumumuzda yaşlılar arasında bu oranlar daha da yükseliyor. Bu gruptaki kişilerde bunamaya sebep olan risk faktörleri arasında diyabet ve kalp-damar hastalıkları da daha sık görülüyor.
Fakat buradaki eksikliğimiz, bu kadar önemli ve dünyada artık kanserin önüne geçmesine bir adım kalmışken bu hastalıklar hakkında çok az bilgiye sahip olmamız. Türkiye Alzheimer Derneği’nin bu alanda yaptığı çalışmalar ve her bölgede, her şehirde bu tür kurumların açılmasının ne kadar önemli olduğuna dair vurguları ne yazık ki yeterince dikkate alınmıyor. Bununla ilgili bilgileri öğrenmeniz için web sayfasını aşağıya ekleyeceğim.

Demans ve Alzheimer hastalığı, birçok ailede genellikle utançtan veya hastaya olan saygıdan dolayı dillendirilemeyen, çok fazla üzüntüye sebep olan bir durum olarak tabu gibi görülüyor. Bu hastalıkları yaşayan insanlarla yapılan görüşmelerde, ‘unutkanlık’ gibi semptomların genellikle yaşlılığa bağlandığı anlaşılıyor. Ancak bizler bugünden itibaren bu konularda farkındalığı kendimizde başlatırsak, hem kendimizi bilinçlendiririz hem de yakın çevremizdeki insanlarda bu hastalıkların belirtilerini daha erken fark ederek uzmanlara yönlendirebiliriz.

Demans ve Alzheimer hastalığının en önemli belirtileri:
Unutkanlık
Yol bulma sorunları
Zaman şaşırma
Kelime haznesinin azalması
Karar verme sorunları
Muhakeme yeteneğinin kaybolması
Kişilik ve huy değişiklikleri
Çeşitli davranış değişiklikleri
Olaylara ilgi azalması
Günlük yaşam becerilerini yerine getirmekte güçlük
Benim kendi ailemle ilgili yaşadığım en büyük sıkıntı, babamın Alzheimer başlangıcındayken uzmanlara ulaşmakta karşılaştığımız zorluklar oldu.
Batıda bu konuda imkanlar daha genişken, doğuda, Karadeniz’de, Güneydoğu’da bu tür kurumsal yapıların yetersizliği hastalara ve hasta yakınlarına büyük sıkıntılar yaşatıyor. Özellikle bu süreçte, hastaya bakan kişilerin omuzlarına binen ağır yükler de göz ardı edilmemeli.
Benim önerim, mahalle ve köy muhtarlarının bu konularda ayda bir kez bile olsa insanları bilgilendirmek için toplantılar organize edip uzmanlar davet etmeleri.
Bazen bu tür kurumların ayağımıza gelmesini beklemeden bizler de bu kurumların kapılarını çalıp, gönüllü çalışanları olabiliriz. Bulunduğunuz şehirlerde topluma farkındalık katmak için adım atabilirsiniz.
Hollanda’da Demans ve Alzheimer konusundaki toplantılara katılmaya başladığımda, hayatımda bir farkındalık süreci başladı. Kendime şunu dedim:

Sadece Hollandalıların katıldığı toplantılarda, bizim toplumdan kimsenin olmamasına içerliyordum. Yaşadığım şehirde, Demans ve Alzheimer hakkında Türkçe bilgi veren bir uzman veya kurum aradım, ama ne yazık ki bulamadım. Bunun üzerine bir e-posta yazarak bu eğitimi alıp Türkçe olarak toplumumuza gönüllü elçi olmayı seçtim.
Bir buçuk yıldır çok güzel işler yaptık. Bu süreç, sağlıklı yaşam yolculuğuma da çok güzel katkılar sağladı.
Unutmayın:
“Bu hastalığı yaşayan kişiler hatıralarını, geçmişlerini unutabilirler ama sıcak bir temas, gülümseme, eline dokunma ve bağırmadan konuşursanız duygularının hâlâ yerinde olduğunu göreceksiniz. Bu hastaların en çok korktuğu şey, onlara bağırıp çağırmanız ve korkutmanızdır. Bu, hastalığın daha hızlı ilerlemesine sebep olur.”
Alzheimer’den korunmak için Acıbadem Hastanesi uzmanlarından Müge Koçak’ın önerileri şöyle:
Okuyun, düşünün, hayal edin.
Sporsuz tek bir gün bile geçirmeyin.
Paketli gıdalardan uzak durun.
Siyah çikolata gerilemeyi geciktirebilir.
İş, trafik ve mali kaygılardan kaçının.
Fazla kilo Alzheimer’ı tetikler.
Gece lambası kullanmayın.
Alkol ve sigara beyni küçültür.
Diyabet, Alzheimer’a zemin hazırlar.
B12 ve folik asit eksikliğine dikkat edin.
Daha fazla bilgi almak için: https://www.alzheimerdernegi.org.tr
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Kararlarımızın Kaderle Buluştuğu 5 Saniye! 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Düzgün Amca’dan Hayat Notları 16 Ocak 2026 Cuma
- Sen Bir Mucizesin 27 Aralık 2025 Cumartesi
- Bir Yılın Ardından: 2026 İçin Kendime Mektup 21 Aralık 2025 Pazar
- Spor ve Egzersiz Sizin Doktorunuzdur! 25 Kasım 2025 Salı
- Coşkulu Bir Hayat İçin Farkındalık! 15 Kasım 2025 Cumartesi
- Yaşlanmaktan Korkma, Yaşamayı Bir Sanata Dönüştür! 18 Eylül 2025 Perşembe
- Hayaller Birgün Gerçek Olur! 06 Eylül 2025 Cumartesi
- NEFES ALIYORSAM, HAYATIMIN HAKKINI VERMELİYİM 27 Ağustos 2025 Çarşamba
- Sağlıksız Yaşam Tarzımızı Neden Değiştirmeliyiz! 03 Ağustos 2025 Pazar