Hayatımızın Sahibi Kim !
Murat Tolunay

UNUTTUM! Aklımı Başımdan Kim Aldı?

28 Temmuz 2025 09:24
Bu ifade duyduğumuz anda aklımıza farklı anlamlar gelebilir.

Genellikle, çok beğendiğimiz bir kişinin davranışları karşısında hissettiğimiz yoğun hayranlık ya da sevgi gibi duyguları mecazi anlamda ifade eder.

Örneğin:
“Yok mu o eski 90’lı yılların şarkıları? Dinlediğimde hâlâ aklımı başımdan alır.”
“Onu ilk gördüğümde gözleri aklımı başımdan almıştı.”
Bu tarz cümleler duygularımızı güçlü bir şekilde ifade etmemizi sağlar. Ancak zamanla, hayatın gerçekleriyle karşılaştığımızda artık mecazi anlamda değil, gerçek anlamda “aklımızı kaybetmekten” söz eder hale geliriz.
Aşağıdaki yazımı sabırla okumanızı rica ediyorum. Eğer yazının sonunda belirtilen durum ve davranışların sizde de mevcut olduğunu düşünüyorsanız, en altta yer alan bilimsel test bağlantısına tıklayarak bir durum değerlendirmesi yapmanız faydalı olabilir. Bu test sonucunda, aile hekiminize başvurmak hem sizin hem de aileniz için önemli bir adım olabilir.

Birçoğumuzun zaman zaman dile getirdiği bazı ifadeler vardır:
“Son zamanlarda aklım yerinde değil, ne oldu bana?”
“Annemin/babamın davranışları çok değişti. Hiç aklı yerinde değil, tuhaf davranıyor.”
Bunları aile içinde ya da samimi arkadaş sohbetlerinde paylaşırız. Toplum olarak dertleşmeyi ve paylaşmayı severiz. İşe giderken yanlış otobüse binmek, evin yolunu karıştırmak, anahtarı ya da telefonu unutmak, isimleri hatırlayamamak… Bu durumlar başımıza sık sık gelebilir.
Bir başkası da aynı sohbet sırasında şöyle der:
“Geçen hafta yemeği ocağın üzerinde unuttum. TV izlerken dalıp gitmişim. Helva yaparken içine şeker yerine tuz koymuşum.”
Başta komik gelen bu durumların ardında yatan nedenlerin ciddi olabileceğini unutmamak gerekir. Elbette bazen aşırı yorgunluk, stres, uykusuzluk gibi nedenlerle bu unutkanlıklar yaşanabilir. Ancak bu hâller sıklaştığında hayatın kontrolü elimizden kayıp gidebilir.

Bu durumların bir açıklaması mutlaka vardır. Doktora gidip neler olduğunu anlamak gerekir. En önemlisi ise, hem kendimizde hem de çevremizdeki sevdiklerimizde böyle davranışlar fark ettiğimizde bunu dedikodu malzemesi haline getirmemek, kırmadan ve yargılamadan konuşmayı bilmek gerekir.
Çünkü unutkanlık bazı ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Erken fark edilirse tedavi edilebilir ya da ilerlemesi yavaşlatılabilir. Bu yüzden sevdiklerimizi gözlemlemeli, gerekiyorsa notlar alarak takip etmeliyiz.

Unutkanlık her zaman bir hastalık belirtisi değildir. Bazen yaşlanmanın, yaşam tarzının veya geçici ruhsal durumların bir sonucu olabilir. Ancak kişinin günlük yaşamını etkiliyorsa veya başka belirtilerle birlikte görülüyorsa, altında yatan bir hastalık olabilir.
Konuşmakta zorlandığımız bazı konular vardır:
Her ne kadar 2025 yılında olsak da demans (bunama) ya da Alzheimer gibi hastalıklar hâlâ toplumda tabu konular arasında yer alıyor. Oysa artık bu hastalıklar kanser ve kalp-damar hastalıkları kadar sık görülmekte.
Unutkanlığın Olası Nedenleri:
Yaşlanma: Beyin fonksiyonlarında doğal gerileme.
Stres ve anksiyete: Dikkat dağınıklığı ve unutkanlık.
Uyku eksikliği: Kalitesiz uyku, beyin işlevlerini bozar.
Vitamin eksiklikleri: Özellikle B12, D, E vitaminleri.
Tiroid problemleri: Hormon dengesizlikleri hafızayı etkileyebilir.
Nörolojik hastalıklar: Alzheimer, Parkinson gibi hastalıklar.
İlaçların yan etkileri: Bazı ilaçlar unutkanlığa sebep olabilir.
angi Durumlarda Doktora Başvurulmalı?
Günlük yaşamı etkileyen unutkanlık
Aile bireylerini ya da yakın çevresini tanıyamama
Zaman ve mekân kavramının kaybı
Basit hesapları yapamama
Ruh halinde ani değişiklikler
Konuşma bozuklukları, denge kaybı gibi diğer belirtiler
Bu belirtilerden biri ya da birkaçı varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Tanı ne kadar erken konulursa, tedavi ve önlem alma şansı da o kadar artar.
Önemli Bir Gerçek:
Bilimsel verilere göre dünyada her 3 saniyede bir kişiye Alzheimer tanısı konuyor. Bu yüzden yukarıda paylaştığım bilgileri dikkatle okumanızı ve şüphelendiğiniz durumlarda vakit kaybetmeden aile hekiminize başvurmanızı öneririm.

Toplumumuzda, özellikle yaşlı bireyler hastalıklarını kabul etmeyebilir:
“Benim bir şeyim yok.”
“Herkesin başına geliyor, siz abartıyorsunuz.”
Böyle durumlarda karşı çıkmak yerine, nazik ve anlayışlı bir dille yaklaşın. Onları takip etmeye devam edin. Aile hekiminizle önceden konuşarak doktorun desteğiyle dolaylı yoldan bir muayene ayarlanabilir. Gerekirse başka bir sağlık gerekçesi göstererek ikna etmeye çalışabilirsiniz.
Artık Alzheimer riski için bazı kan testleriyle erken uyarı alınabiliyor. Bu sayede hayat kalitesi korunabilir.
Unutkanlık yaşadıysanız ya da çevrenizde sık gözlemliyorsanız, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını mutlaka hayatınıza dahil edin.
Spor ve egzersizden vazgeçmeyin.
Sağlıksız alışkanlıklardan (aşırı şeker, alkol, sigara gibi) uzak durun.
Beyin hücrelerimiz; stres, kötü yaşam koşulları ve kötü beslenmeyle daha hızlı yıpranır.
Kendinize şu soruyu sorun:
“Hayatım ne kadar değerli?”
Unutmamak için önce kendinizi önemseyin. Yeni ve sağlıklı alışkanlıklar edinin. Kalan ömrünüzü kendinize hediye edin.
Hipokrat’a atfedilen şu söz çok anlamlı:
???? “Yedikleriniz ilacınız, ilacınız yedikleriniz olsun.”
Ve yine çok doğru bir söz:
???? “Hastalık yoktur, hasta vardır.”
Sağlıkla kalın, değerli okurlarım..


https://aynurozge.com/test/beyin-sagligi-degerlendirme-testi/


Kaynaklar: Prof.Dr.Aynur Özge,MD,PhD,Memorial Sağlık Grubu,Alzheimer Türkiye Derneği,Alzheimer Hollanda Vakfı

 

YORUMLAR
  • Toplam 1 yorum
Zuhal 22:08 - 28 Temmuz 2025

Bu yazı gibi bilgilendirici metinler bence daha çok kişiye ulaşmalı, çünkü farkındalık arttıkça hem hastalar hem de yakınları için süreç daha kolay olabilir.

0 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
kaan uçar masaüstü
X