Hayatımızın Sahibi Kim !
Murat Tolunay

Yaşlanmaktan Korkma, Yaşamayı Bir Sanata Dönüştür!

18 Eylül 2025 10:04
Sağlıklı yaşam yolculuğum 2017-2020 yılları arasında başladı. O günden bu yana kendime çok emek verdim ve hâlâ sağlıklı yaşam okulunun disiplinli bir öğrencisiyim.

İlk işim, içinde bulunduğum durumu kabullenmek oldu. Sağlık sorunlarıyla uğraşırken, “Neden bu kadar çok şey benim başıma geliyor?” diye karamsarlığa kapılmak yerine kendime şu soruları sordum:
“Evet, bunların başıma gelmesi iyi değil. 49 yaşındayım, hâlâ hayatımı bir düzene koyamadım. İyi niyetli olduğum için kimseye ‘hayır’ diyememek, sınırlarımı belirleyememek de bu düzensizliğe dahil. Peki, kendi hayatımı daha ne kadar erteleyeceğim?”

Bu sorunun cevabını tek başıma bulmakta zorlanınca profesyonel destek aldım ve kendi “hayata dönüş” hikâyemi başlatmış oldum.
“Kalan hayatım böyle olmayacak” dedim. Kendimle tanışmanın zamanı gelmişti. Zorlu bir yolculuktu. Canımın çok yandığı aylar ve yıllar geçirdim ama pes etmedim. Ben o ateşin içinden geçtim. Ve hiç bir zaman pes etmedim Çünkü biliyordum ki: Kendine emek verirsen, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sana kapılarını açar. Her defasında bunu siz okurlarıma aktarmaya çalışıyorum.

Sağlıklı Yaşam: Anda Olmak ve Kendini Sevmek
Sağlıklı yaşam farkındalığı, geçmişe takılı kalmadan anın tadını çıkarmak ve her deneyimi tam anlamıyla yaşayabilmektir. Nefesin bedenimizde nasıl bir yolculuk yaptığını fark etmek, her nefeste farklı bölgelerimizdeki duyumları hissetmek, bizi ana çeker ve farkındalığımızı artırır.
Bu yaşam tarzıyla öz sevgim ve öz saygım güçlendikçe, hem birey olarak hayatımı hem de bir baba ve toplum üyesi olarak rolümü daha sağlıklı bir noktaya taşıyorum.
Yaş aldıkça zihinsel ve duygusal yetilerimiz ya gelişir ya da geriler. Bunun için kendi hayatımız adına yapmamız gerekenler var. Yaşamı bir sanata dönüştürebiliriz.
Bilim ve sağlık alanındaki gelişmeler ışığında, beslenme alışkanlıklarımızdan günlük yaşam tarzımıza, sosyal etkinliklerimizden egzersiz düzenimize kadar hayatımızı gözden geçirmekten çekinmemeliyiz. Radikal kararlar gerekiyorsa, onları ertelemek yerine cesaretle almalıyız.
Unutmayın: Ertelemenin bedeli ileride daha çok ilaç, daha çok hastane ve daha çok hastalık olabilir.

50 Yaş Bir Dönüm Noktası
Bilim insanları, 50 yaşını bir sınır noktası olarak tanımlar. Bu dönemde hayatımıza özen göstermezsek, vücudumuz yavaş yavaş uyarılar vermeye başlar.
Birçok hastalığın temelinde üç faktör yatar:
Hareketsizlik
Yanlış beslenme alışkanlıkları
Stres
Stresin kaynağı da çoğu zaman kendimizden çok başkalarıdır: Geçmişe takılı kalmak, sürekli başkalarının dertlerini üstlenmek, gerektiğinde “hayır” diyememek, sınır koyamamak…
İşte bu yüzden kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Ben nasıl yaşlanmak istiyorum? Ya da nasıl yaş almak istiyorum?”
Cevabını bulduktan sonra da bu hedef için harekete geçmeliyiz.

Benim Yaşam Mottom
Son 3-4 yıldır kendime şu mottoyu benimsedim:
“Kendime ve başkalarına yük olmadan yaşamak için hayatıma farkındalık katıp iyi şeyler yapmak.”
Bu anlayış, bana hem bireysel güç kattı hem de kızıma örnek bir baba olabilme fırsatı sundu.
Her şey önce bizden başlar. İçimizdeki o ince sesi duymak, onu güçlendirmek ve küçük ama büyük adımları atmakla… Sonrası zaten etrafa yayılan olumlu etkiyle sağlıklı ailelere, sağlıklı toplumlara dönüşür.

Sosyal Sorumluluk ve Toplumsal Katkı
Son 2,5 yıldır gönüllü olarak çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyor, sağlıklı yaşam atölyeleri düzenliyorum. Bu çalışmalarla hem bireylere hem de topluma farkındalık katmaya gayret ediyorum.
Projemizin hedefi, 18 yaş ve üzerindeki her bireye sağlıklı yaşamın önemini anlatmak ve şu alanlarda farkındalık yaratmak:
Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmak
Egzersizi hayatın bir parçası haline getirmek
Bağımlılıklara sınır koymak veya sonlandırmak
Düşünce tarzını değiştirmek
Atölyelerden ayrılan herkesin kendi hayatına, ailesine ve çevresine rol model olabilmesi en büyük hedefimiz. Çünkü biliyoruz ki bir kişinin farkındalığı, bir toplumun geleceğini değiştirebilir.

Sağlıklı Yaşamın 7 Büyük Katkısı
1-Hastalıkları Azaltır ve Önler
Kronik hastalıklara karşı direnç kazandırır, sağlık harcamalarını azaltır.
2-Bağışıklık Sistemini Güçlendirir
Dengeli beslenme ve doğru alışkanlıklarla vücudu enfeksiyonlara karşı korur.
3-Enerji Seviyesini Artırır
Halsizlik yerine motivasyon gelir.
4-Zihinsel ve Duygusal Sağlığı Destekler
Düzenli hareket, stresi azaltır, endorfin salgısını artırır, depresyon riskini düşürür.
“Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” – Mustafa Kemal Atatürk
5-Yaşam Kalitesini ve Ömrü Uzatır
Daha uzun, mutlu ve farkındalıklı bir yaşam sunar.
6-Kilo Kontrolü ve Fiziksel Form Sağlar
Özgüveni artırır, psikolojik olarak da güçlendirir.
7-Sosyal İlişkileri Güçlendirir
Sağlıklı bireyler sosyal hayatta daha aktif olur, çevresine rol model olur.

Son Söz: Karar Ver ve Harekete Geç!
Sağlıklı yaşam bir farkındalıktır. Bunun için tek yapmamız gereken, karar verip harekete geçmektir.
Kendimize ve sevdiklerimize yatırım yaparak hem bireysel hem de toplumsal geleceğimizi daha sağlıklı kılabiliriz.
Unutmayın: Sağlıklı yaşam, mutlu yaşamın anahtarıdır.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
kaan uçar masaüstü
X