Ankara’dan Yükselen “Toprağımız Satılık Değil” Sesleri ….

17 Eylül 2025 09:09
Hani bazı yasalar vardır ya, Meclis’ten geçer, milletin pek umurunda olmaz gibi durur… İşte 24 Temmuz 2025’te TBMM’den geçen 7554 sayılı yasa tam da öyle bir yasa. Zeytinlikler, meralar, ormanlar ve kültürel varlıklarımız bir kalemde şirketlerin insafına bırakıldı. “Eee ne olmuş yani?” diyenler olacaktır. Ama biz doğanın, sadece bugünün değil, gelecek kuşakların hakkı olduğunu biliyoruz. İşte bu hakkı korumak için bazen ayağa kalkmak gerekiyor.

“Toprağımızı Vermiyoruz” diyen sesler artık sadece şehir efsanesi değil, memleketin dört bir yanından yükseliyor. Bu ses bugün, Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde somut bir eyleme dönüşüyor. Saat 10.30’da Ahlatlıbel Atatürk Parkı otoparkında buluşuyoruz. Saat 11.00’de partiler başvurularını iletecek; 11.30’da ise ortak basın açıklamalarıyla hep birlikte sesimizi duyuracağız.

Şimdi itiraf edelim: bu buluşma sadece bir dava destek eylemi değil. Toplumun vicdanının, halkın kararlılığının bir göstergesi. Çünkü bir yasa Meclis’ten geçse de, toplumun onayı yoksa yürürlükte kalsa ne olur? Kağıt üzerinde işler, ama halkın sesi hep ayakta kalır.

Torba Yasaların Gölgeleri

7554 sayılı yasa, doğayı şirketlerin talanına açıyor. Zeytinliklerimiz, meralarımız, ormanlarımız… Birbirine karışmış, değerlerini yitiren varlıklar gibi. Ama sadece doğa değil, toplumsal hafıza ve kültürel miras da tehdit altında. Tarihi alanlar, köklü tarım arazileri, ekosistemler… Bunlar bizim sadece bugünkü değil, gelecek nesillerin de mirası.

İşin ilginç yanı, yasayı çıkaranlar “Halk için yapıyoruz” diyor. Ama halkın sesi duyulmamış. Katılımsız, habersiz, bir yasa daha. İşte tam burada “Toprağımız bizimdir ve bizimle birlikte karar alınmadan yok edilemez” demek için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru devreye giriyor.

Ankara’da Bir Araya Gelmek

17 Eylül buluşması, sessizliği bozmak için bulunmaz bir fırsat. İnsanlar sadece yasayı iptal ettirmek için Ankara’ya gitmiyor. Aynı zamanda toprağın, geleceğin yanında durmak için gidiyor. Her katılımcı “Ben buradayım, sesim var, toprağımı vermeyeceğim.” diyor.  Küçük gibi görünse de, toplumsal hafızada büyük bir iz bırakıyor.

Partiler de işin içine giriyor, ama esas güç burada toplanan halkın iradesinde. Katılım ne kadar geniş olursa, ses o kadar gür çıkar.

Sadece Çevre Mücadelesi Değil

Bakın, bu mücadele sadece zeytinlikler için değil. Aynı zamanda toplumsal sorumluluk, hak arama ve demokrasi bilincinin bir göstergesi. Yurttaşlar, doğayı koruyarak kendi söz hakkını kullanıyor; hukuki yollarla devletin karar mekanizmalarına müdahale ediyor.

Toprağı korumak demek, toplumsal hafızayı, kültürü ve yaşam hakkını korumak demek. Çünkü her çevresel kayıp, bir demokrasi sınavıdır. Bir zeytin ağacının kesilmemesi, bir meranın talan edilmemesi sadece ekolojiyi korumaz; toplumsal bilinci de ayakta tutar.

Sesimizi Birleştirelim

Ankara’da sesimizi yükseltirken birbirimize saygıyı unutmayalım. Bu mücadele bağırmakla değil, kararlılık ve sağduyu ile yürütülür. Kırıcı sözler mücadeleyi zayıflatır; akıl ve vicdanla yapılan eylem güçlendirir. Yanımızdaki komşumuza, yan yana yürüdüğümüz arkadaşımıza değer verelim. Çünkü birleşen sesler her zaman daha gür çıkar.

Geleceğe Miras

17 Eylül buluşması küçük gibi görünse de büyük bir mesaj taşıyor: Toprağımız bizimdir ve vazgeçmeyeceğiz. Bu mesaj Ankara ile sınırlı değil; memleketin dört bir yanına, köylere, şehir merkezlerine ve genç kuşaklara ulaşıyor. Katılım, farkındalık ve dayanışma Türkiye’deki diğer mücadelelere de örnek oluyor.

Doğayı ve kültürel mirası korumak sadece bugünün değil, yarının da sorumluluğudur. Ankara’da birleşen ses, bir kez daha hatırlatacak: Sessiz kalmak ihanet, birleşmek gelecek için sahip çıkmaktır.

Toprağımız Bizimdir, Vazgeçmiyoruz

Toprağımızı Vermiyoruz hareketi, sadece bir yasaya itiraz değil. Toplumsal vicdanın, demokratik bilincin ve gelecek kuşakların hakkını savunmanın sembolüdür. 17 Eylül Ankara buluşması bunun canlı kanıtı olacak. Her birey kendi sesiyle bu hareketin parçası olabilir. Her adım, her slogan, her katılım geleceğe bir iz bırakır.

Lütfen hatırlayın: Toprak sessiz değildir. Biz ona ses veriyoruz. Sesimizi birlikte yükselttiğimizde, sadece bir yasayı durdurmakla kalmayacak, geleceğimizi de korumuş olacağız.

YORUMLAR
  • Toplam 4 yorum
Y. Ayfer Anar 17:08 - 18 Eylül 2025

Her zaman ki gibi çok akılcı ve gerçekleri açıkça anlatan bir yazı. Güzel kızım yüreğine kalemine sağlık.

0 Beğenmedim
Raif KANDEMİR 16:02 - 17 Eylül 2025

KUTLUYORUM !

0 Beğenmedim
Mehmet türel 14:49 - 17 Eylül 2025

Elinize sağlık

0 Beğenmedim
Adem 13:47 - 17 Eylül 2025

Sinem hanım Kocaeli 'den Mehmet TOKER, Fahri KAYAÖZ, Adem BAYRAM ve ben Adem ARI da oradaydık.

0 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
bahattin bal web
kaan uçar masaüstü
X