Çıkardığınız iklim kanunu yanlıştır abiler!

07 Mart 2025 12:51
Ülkenin arapsaçı haline gelen gündeminde sadece siyasi olaylar yok. Bir de çok konuşulan iklim kanunu var.  

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler’in tanıttığı şekliyle “Türkiye’nin ilk iklim kanunu” teklifi  geçen hafta AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla çevre komisyonundan geçti ve kanun TBMM’nin gündeminde.

Evet, doğru! Türkiye’nin bir iklim kanunu olmalı tıpkı diğer ülkeler gibi. İklim Kanunu’nun kabul edilmesi artık çevresel taahhütlerin sadece gönüllü bir tercih olmaktan çıkıp yasal bir zorunluluk haline geldiğini gösteriyor denebilir.

Kanunu şekillendirenler “2053 yılı net sıfır emisyon hedefi ve yeşil büyüme vizyonu doğrultusunda bu kanunu hazırladık, iklim değişikliğiyle mücadelede genel ilkeleri belirledik ve Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) kurulmasına karar verdik” diyorlar. Bir de Türkiye Yeşil Taksonomisi’nin oluşturulması ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın devreye alınmasını planlıyorlar.

Ancaaak …. Düzenledikleri kanun bu haliyle iklim kanunu doğa kirliliğine “bedel” biçiyor ve adeta bir yıkım kanunu. Tek kelimeyle ekokırım. İklim ve enerji uzmanı Önder Algedik’in deyimiyle iklim kanunu değil iklimi değiştirme kanunu.

Meclise sunulan iklim kanunu sivil toplum katılımı, emisyon azaltımı, fosil yakıtlardan çıkış, adil geçiş planı ve gelirlerin toplum yararına kullanımı gibi önemli hiçbir öğeyi içermiyor.

Tepeden pat diye komisyona indirilen kanun tamamıyla bir karbon emisyon ticaret sözleşmesi. İş dünyasının işini kolaylaştırmak için hazırlanmış bir kanun. Özellikle  AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasına uygun olması için hazırlandığı anlaşılan kanunun “AB’nin “Yeşil Yeni Düzeni” ne uygun alternatif bir piyasa alanı yaratmak amacıyla hazırlanmış olduğu görülüyor.

Sanayicilerin işini kolaylaştırmak için düzenlenen kanun İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından ETS ve her ilde valiler başkanlığında il veya bölge teşkilat temsilcileri ile yerel yönetimlerin temsilcilerinden oluşan İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulacak diyor.

Tamam kurulsun! Bu kurulun danışma ve denetim mekanizmalarında kimler bulunacak biliyor musunuz?

TÜSİAD’dan MÜSİAD’a envai çeşit sermaye grupları bulunacak. Kanuna göre  emisyon ticaret sisteminin işletilmesi de EPİAŞ’a veriliyor. EPİAŞ’ın açılımı Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. EPİAŞ denen kurum kendi ifadeleriyle “spot ve vadeli elektrik ve doğal gaz piyasaları ile yenilenebilir enerji kaynak garanti sertifika piyasasını işleten piyasa işletmecisi”

Allah aşkına söyleyin bana! Sera gazı emisyonlarının en büyük nedeni olan elektrik üretimi sektörüyle doğrudan ilişkisi olan EPİAŞ’a  emisyon ticaret sisteminin işletilmesi görevini vermek sadece bana mı tuhaf geliyor?

“Türkiye’nin ilk iklim kanunu” olan kanunun içermesi gerekenler bunlar değil aslında. Meclise sunulması gereken iklim kanunu sivil toplumu sürece dahil eden, şeffaf ve hesap verebilir, sera gazlarını bugünden başlayarak azaltan, fosil yakıtları yerin altında bırakan, doğal sistemleri ve biyolojik çeşitliliği koruyan ve adil geçiş mekanizması oluşturan bir kanun olmalı.

Ama bu kanun bunları içermiyor!  “Türkiye’nin iklim kanunu” diğer iklim kanunu örneklerine bakıldığında iklim değişikliğini ve krizini yavaşlatmayı bırakın hızlandırmak için şekillendirilmiş bir kanun. Bu haliyle baktığınızda halkın iklim kanunu değil ticaret ve sanayi ile uğraşanların kanunu.

İklim kanununda hedefler zayıf ve belirsiz. 2053 net sıfır emisyon hedefi belirtilmiş ancak bu hedefe ulaşmak için somut ve bağlayıcı adımlar eksik. Kısa ve orta vadeli emisyon azaltım hedefleri net bir şekilde belirlenmemiş.

Hazırladığınız kanun ile kuraklık ve su krizi gibi önemli iklim risklerine karşı önlem almayacaksanız, tarım sektörünün iklim değişikliğine uyum sağlaması için uygulanması gereken politikaları netleştirmediyseniz, fosil yakıtlara destek vermek devam edecekseniz, yeni kömür santralleri ve fosil altyapı projeleri yapmaya devam diyorsanız, büyük şirketler karbon kredisi satın alıp emisyonlarını azaltmış gibi gösterecekse, iklim değişikliğinin toplumsal etkileri ve dezavantajlı grupların korunması konusunda yeterli düzenlemeler yapmayacaksınız, kömür madenlerinde çalışan emekçiler için adil geçiş sürecine dair net politikalarınız yoksa

Siz bu “Türkiye’nin iklim kanunu” neden çıkartıyorsunuz beyler? Halkı korumak için mi ticaret ve sanayi sektörünü korumak için mi? Ticaret ve sanayi sektörünün daha mükemmel yeşil boyama yapmaları için mi? Çıkardığınız iklim kanunu yanlış abiler!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
bahattin bal web
kaan uçar masaüstü
X