Elma Olmanın Yorgunluğu
Yukarıdaki cümleyi okuduğum anda durup düşündüm. Çünkü bu cümle, hepimizin bildiği ama pek söylemediği bir gerçeği fısıldıyordu. Ne kadar emek verirsek verelim, ne kadar iyi niyetli olursak olalım, ne kadar kendimiz olursak olalım… Birileri hep başka bir şey ister.
Daha tatlı ol derler mesela. Oysa elmanın ekşiliği, onun en güzel tarafıdır.
Daha yumuşak ol derler. Ama bazı dallar kırılmasın diye sertleşmiştir.
Daha az konuş, daha çok konuş, daha görünür ol, daha silik kal… Liste uzar gider.
İnsan bazen kendini bir pazar tezgâhında hissediyor: Herkes bakıyor, tartıyor, inceliyor, ama kimse senin ne olmak istediğini sormuyor.
Oysa ağaç olmak kolay iş değildir. Kök salmak ister cesaret. Rüzgâra karşı ayakta durmak ister inat. Mevsimleri kabullenmek ister sabır. Bir de üstüne, sana bakıp portakal bekleyenlerin hayal kırıklığını taşımak zorunda kalırsın.
Ben uzun yıllar şunu düşündüm: Demek ki yeterince güzel değilim, demek ki daha iyi olmalıyım, demek ki kendimi biraz daha değiştirmeliyim.
Sonra fark ettim… Sorun elmada değil. Sorun, elmanın portakal olmaya zorlanmasında.
Herkes herkese uygun olmak zorunda değil. Bu cümle kulağa bencilce geliyor olabilir ama aslında çok insanca. Bazı insanlar elmayı sever, bazıları portakalı. Bu, elmayı eksik yapmaz. Sadece herkes için olmadığını gösterir.
İnanın bana, bu kötü bir şey değil.
Hayatta en çok yorulanlar, herkese iyi gelmeye çalışanlardır. Kendini buda buda başkalarının beklentilerine göre şekillendirenlerdir. Bir süre sonra aynaya bakıp şunu sorarsın: “Ben neydim, ne oldum?”
O yüzden bugün şunu hatırlayalım: Elma ağacıysan, elma gibi kok. Elma gibi çiçek aç.
Elma gibi dökül.
Portakal isteyenler başka bahçelere gitsin. Senin bahçeni seven, senin gölgende dinlenir.
Belki de en büyük özgürlük şudur: Beğenilmek için değişmek yerine, olduğun gibi kalabilmek.
Çünkü bazıları seni sevmeyecek, bazıları anlamayacak, bazıları hep daha fazlasını isteyecek.
Ama birileri de olacak… Seni tam da elma olduğun için sevecek.
İşte onlar, senin mevsimin. ????
- Toplam 1 yorum
ali altintas 14:38 - 19 Ocak 2026
cok güzel yazi beni kendine benzetmek isteyenlere .... ben sana benzersem artik ben ben olamamki,
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bir Domates Meselesi 30 Ocak 2026 Cuma
- Bordrolu Yoksulluğa Hoş Geldiniz! 08 Ocak 2026 Perşembe
- Bizi Kim Kurtaracak Kurtarıcılardan? 05 Ocak 2026 Pazartesi
- Altın Olsa Kesenden Bal Olsa Kasenden 26 Aralık 2025 Cuma
- ERKENDEN 2026’ya …. 12 Aralık 2025 Cuma
- HAYALİ BİLE ZOR KURUYORUZ 08 Aralık 2025 Pazartesi
- Kocaeli’ye Kimin Yükünü Yüklüyorsunuz? 30 Kasım 2025 Pazar
- Her Şeyin Pahalıya Mal Olduğu Bir Dünyada Zarurinin Kutsal Çığlığı 24 Kasım 2025 Pazartesi
- Kocaeli Demirin Gölgesinde, Çöpün Kokusunda Isınıyor 14 Kasım 2025 Cuma
- Bir Dakikalık Sessizlik Bir Asırlık Söz 10 Kasım 2025 Pazartesi