Erken Eksilen Bir Şey Var Bu Hayatta

13 Nisan 2026 11:58
Bir hafta içinde iki ayrı acı düştü yüreğime. Biri, CHP Karamürsel Kadın Kolları ilçe başkanı Hamiyet Eraslan’ın oğlu, henüz 43 yaşındaki Erman’ın ardından…

Diğeri, Kocaeli Anadolu Lisesi’nin 2023 mezunu, daha 21 yaşındaki Hiranur’un ardından…

İki genç insan … İki yarım kalmış hikâye… İki annenin kalbinde açılmış, tarif edilemez bir boşluk.

Ben bu duyguyu biliyorum. Yabancı değilim bu sessizliğe, bu içe çöken ağırlığa.
Babamı ben daha 19 yaşındayken kaybettim. Annem… sadece altı yıl önce gitti bu dünyadan.
İnsan böyle acıların içinden geçince değişiyor. Daha erken kırılıyor, daha derin hissediyor.
Ve galiba en çok da… genç ölümlerine karşı daha savunmasız kalıyor.

Genç ölümler… Hele ki genç ölümler…

İnsanın aklı almıyor. Bir hayatın bu kadar erken susmasına, bir sesin bu kadar çabuk kesilmesine akıl yetmiyor.

Erman’ın cenazesine katılamadım. Bir eksiklik gibi kaldı içimde.

Ama Hiranur’un uğurlanışında oradaydım. Kocaeli Anadolu Lisesi Mezunları Derneği’nin başkanı olarak… ama aslında sadece bir insan olarak.

Ve insan, bazen hiçbir unvanın arkasına saklanamıyor. Dün saklanamadım. Hiranur’un arkasından gözyaşı döken kızlı erkekli KAL 2023 mezunlarına baktım ve çoook önce mezun olmuş bir ablaları olarak ben de gözyaşlarımı tutamadım.

Dün, Hiranur’u toprağa verdik. Bir okuldan mezun olmuş, hayatın daha başında bir genç kızı… Daha yolun başındayken, daha hiçbir şey tam başlamamışken.

Ölüm, yaş seçmiyor. Ama genç bir hayatı aldığında geride bıraktığı boşluk başka oluyor.
Daha keskin, daha isyanlı, daha “olmaması gereken” bir yerden yakıyor insanı.

Sonra aynı cümleler dolanıyor etrafta:
“Çok iyi biriydi.”
“Daha çok gençti.”
“Hiç yakışmadı…”

Haklıyız. Hiç yakışmıyor. Ama hayat da bazen hiçbir şeye yakışmıyor zaten.

Şunu fark ediyorum böyle zamanlarda… Biz yaşayanlar, her genç ölümde biraz daha eksiliyoruz aslında. Biraz daha susuyoruz, biraz daha içimize dönüyoruz.

Ve en çok da şunu düşünüyoruz: Ertelediklerimiz var, söylemediklerimiz var, “Nasıl olsa vakit var” dediklerimiz var.

Ama yok! Hiçbirimizin sandığı kadar vakti yok.

Hiranur artık bu şehrin, Kocaeli Anadolu Lisesi’nin bir anısı. Erman, bir annenin yüreğinde hiç dinmeyecek bir sızı.
Ve biz… bu iki acının arasında, hayatın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha öğrenen insanlar.

Belki yine unutacağız. İnsan unutmaya meyilli çünkü. Ama keşke bu kez biraz daha az unutsak.

Birini aramayı ertelemesek … Bir sarılmayı geciktirmesek … Bir “iyi ki varsın”ı içimizde tutmasak …

Çünkü hayat… Bir anda yarım kalabiliyor.

Ve bazen bir insan, yaşarken değil; gittiğinde, geride kalanların ne kadar eksik olduğunu bize gösteriyor.

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
fizyoterapist
kaan uçar masaüstü
X