Kocaeli Demirin Gölgesinde, Çöpün Kokusunda Isınıyor
Ama şehir sessizce ısınıyor.
Kocaeli’nin üstüne çöken bu sıcaklık, yaz mevsiminden değil; ihmalin ve doymaz sanayileşmenin ateşinden geliyor.
Kartepe’de bir haddehane yükseltmeye çalışıyorlar.
Kandıra’da bir çöp tesisine onay çıktı.
İki proje, iki farklı yön… ama aynı hikâye: doğayı, suyu, toprağı, nefesi yok sayan bir anlayış.
Demirin Isısı, Gökyüzünün Sabrı
Haddehane dediğin, tonlarca demirin binlerce derece ısıda şekillendirildiği bir fabrika.
O ısıyı üretmek için yakılan her kömür, doğalgaz, her litre yakıt; havaya salınan karbondioksit demek.
Yani kısacası: iklimi ısıtan görünmez ateş.
Bugün Kartepe’de açılan bir haddehane, yarın gökyüzüne bıraktığı karbonla Antarktika’daki bir buz parçasını eritir.
Bunu abartı sananlar olabilir.
Ama mesele “bir fabrika” değil; mesele, Kocaeli’nin yıllardır süren sanayiye doymazlığı.
Her yeni tesis, “bir tane daha ne olacak” denilen o zincirin halkası.
Her halka, gezegenin sabrını biraz daha zorluyor.
Çöpün Hikâyesi: Toprağa Gömülü Bir Gerçek
Kandıra’da kurulacak çöp tesisi için “ÇED olumlu” kararı verilmiş.
Yetkililer “Modern, çevreci, atıksız olacak.” diyor.
Kulağa hoş geliyor.
Ama gerçek her çöp tesisinin aynı zamanda metan gazı ürettiği. Metan, karbondioksitten 84 kat daha güçlü bir sera gazı. Toprağın altına gömülen her atık, gökyüzüne çıkan bir iklim borcu. Bu borcu ödeyen her daim hep doğa: ormanı, tarlası, yeraltı suyu, canlısı.
Kocaeli’nin İklim Borcu
Biz bu şehirde hâlâ “sanayi büyürse şehir de büyür” diyoruz ya…
Aslında sadece iklim borcumuzu büyütüyoruz.
Kocaeli, Türkiye’nin karbon haritasında zaten kırmızıyla işaretlenmiş durumda.
Hava kirli, deniz hasta, toprak yorgun.
Şimdi bunların yanına bir de “iklim krizine katkı” yazıyoruz.
Yani çocuklarımızın nefesini ipotek altına alıyoruz.
Bu tablo yalnız Kartepe ve Kandıra’yla sınırlı değil, unutmayın.
Gölcük, Başiskele ve Karamürsel de aynı sınırda duruyor.
Yıllardır çalışan ağır sanayi tesisleri, sessizce kendi mikro iklimini yaratmış durumda.
Denizin mavisiyle fabrikanın dumanı yan yana yaşıyor; rüzgâr yön değiştirince duman şehrin üstüne geri dönüyor.
Bugün Kandıra ve Kartepe’de başlayan tartışma, yarın bu üç ilçenin de kapısını çalacak.
Çünkü iklim krizi sınır tanımaz. Ne mahalle ne ilçe fark eder; hava ısındığında hepimiz aynı nefesi soluruz.
Bu şehirde yanan sadece demir değil, geleceğimizin oksijeni. Biz hâlâ “büyüme” diyoruz; oysa büyüyen tek şey, sessizlik ve kirlilik.
Kartepe’den Kandıra’ya, sanayinin ateşi doğayı yakıyor. Kocaeli ısınıyor; dumanın altında nefes tükeniyor.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bir Domates Meselesi 30 Ocak 2026 Cuma
- Elma Olmanın Yorgunluğu 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Bordrolu Yoksulluğa Hoş Geldiniz! 08 Ocak 2026 Perşembe
- Bizi Kim Kurtaracak Kurtarıcılardan? 05 Ocak 2026 Pazartesi
- Altın Olsa Kesenden Bal Olsa Kasenden 26 Aralık 2025 Cuma
- ERKENDEN 2026’ya …. 12 Aralık 2025 Cuma
- HAYALİ BİLE ZOR KURUYORUZ 08 Aralık 2025 Pazartesi
- Kocaeli’ye Kimin Yükünü Yüklüyorsunuz? 30 Kasım 2025 Pazar
- Her Şeyin Pahalıya Mal Olduğu Bir Dünyada Zarurinin Kutsal Çığlığı 24 Kasım 2025 Pazartesi
- Bir Dakikalık Sessizlik Bir Asırlık Söz 10 Kasım 2025 Pazartesi