O Evde Tatami Var: Halıcı Kardeşler ve Bir Babanın Sessiz Mücadelesi

17 Haziran 2025 22:39
Bazen bir başarıya sadece madalyalara bakarak anlam veremezsiniz. Onu anlamak için biraz geriye gitmek, perde arkasına bakmak, emeğin,terin aktığı yerlere dokunmak gerekir.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Premier Ligi’nde üç madalya kazanan iki kardeş vardı: Mert Halıcı ve Ahmet Yiğit Halıcı. Hani şu Kocaeli Kağıtspor formasıyla dövüşen iki sessiz çocuk… İşte onların hikâyesini anlatmak istiyorum. Ve tam da Babalar Günü'ne denk gelen bu başarı, bu madalyaların anlamını katbekat artırdı.

Mert Halıcı ailenin büyüğü ve Karate branşında çok sayıda Türkiye şampiyonluğu olan ve Ülkemizi Uluslararası Arenalar da 60 kg temsil eden Avrupa, Balkan, Seri A, Premier Lig, şampiyonalarında çok sayıda madalya kazanan bir milli sporcudur. Türkiye Premier Liginde büyüklerde yarışarak yine üçüncülük için kürsüye çıktı bronz madalya aldı. Ancak o madalya öyle kolay kazanılmadı. Tatamiye çıkmadan önce yapılan çalışmalar, gece evde ve salonlarda terleyerek yaptığı antrenmanlar, dizinin bağı çözüldüğü o son maçlar... Bir çocuğun gözünün içinden ne çektiğini okursunuz ya, işte öyle bir şey.

Ahmet Yiğit Halıcı ise 17 yaşında olmasına rağmen iki Türkiye şampiyonluğu Üç Türkiye üçüncülüğü, Dünya Lig şampiyonluğu. Balkan üçüncülüğü. 2022 de Dünya şampiyonasında yarıştı ve 2025 Şubat ayında Polonya Bielsko da Geç 68 kiloda Avrupa şampiyonu oldu. Türkiye Premier Liginde Yeni girdiği U21-75 kg kategorisine öyle bir cesaretle çıktı ki! Kendi yaş grubundan çıkıp, üç yaş büyük sporcularla dövüştü ve final oynadı ikinci oldu.
Tecrübesi azdı, yaşı küçüktü ama kalbi büyüktü pes etmedi Büyükler kategorisine girdi -75 kiloda final oynadı. Finalde kime karşı mı? Aynı kulüpte antrenman yaptığı abisi Enes Bulut’a! Kardeş kardeşe… Nefes kesen bir mücadele, centilmenlik ve saygı dolu anlar… Tribünler sustu, yürekler doldu. Bu nasıl bir inançtır, değil mi?

Bir Babanın Emeği: Yılmaz Halıcı
Ama işte bunları anlatırken bir adamdan da bahsetmeden geçemem: Yılmaz Halıcı.
Bu çocukların babası.
Öyle biri ki, sessiz sedasız ama dimdik bir adam. Çocuklarının peşinden gece gündüz koşan, sadece salonlarda tribünde değil, evin salonunda da yanlarında duran biri. Evin bir köşesini tatamiye çevirmiş, adeta kendi eliyle bir “mini spor salonu” kurmuş çocuklarına. İşte bu başarı, Babalar Günü'ne denk gelerek, Yılmaz Halıcı'ya verilebilecek en güzel hediyeyi de sunmuş oldu.

Ne mi o?

Yılmaz Halıcı’nın tabiriyle, ter dökülen yerin kutsallığı. O tatamilerde sadece hareket değil, karakter öğretiyor evlatlarına. “Bir gün şampiyon olmasanız da adam gibi çıkın oraya” diyor onlara. Kazanmak değil mesele, dürüstçe durmak. Maddi destek mi? Manevi mi? Hangisini sorarsan sor, Yılmaz Halıcı her ikisini de sonuna kadar veriyor. O yüzden bu madalyalar sadece Mert’in ya da Ahmet’in boynuna asılmadı. Aslında o gün kürsüde, biraz da bir babanın gözü vardı, emeği vardı, suskunluğu vardı. Ve bu özel günde, o sessiz mücadelenin somut bir nişanesi olarak parıldadılar.

Kulübün Desteği: Kocaeli Kağıtspor
Kocaeli Kağıtspor da bu hikâyenin arkasında dimdik durdu. Kulüp, bu sporculara ve diğer sporculara imkân değil, güven de verdi. Bazen bir kulüp, bir çocuğun hayatında baba yarısı gibi olur. Onların desteği olmasa bu yol bu kadar sağlam yürünür müydü, bilmiyorum.

Biliyor musun, bu çocuklar bize bir şey hatırlatıyor. Başarı sadece kürsüde alkışlanmak değil. Asıl başarı; evde, bir babanın terli elleriyle kurduğu tatamide başlıyor. Disiplinle, sevgiyle, inançla… Ve Babalar Günü gibi özel bir günde kazanılan bu madalyalar, bu hikâyeye daha da derin bir anlam katıyor.

Bugün Türkiye Premier Ligi’nde üç madalya daha aldılar. Ama ben şunu söyleyeyim: Bu baba arkalarında olduğu sürece bu çocuklar yarın bir gün Avrupa’da, Dünyada ve olimpiyatlarda ay-yıldızlı bayrakla çıkacaklar o tatamiye. Ve biz o zaman sadece madalyaya değil, bu hikâyeye bakacağız. Ve diyeceğiz ki:

“İşte o evde bir tatami vardı.”

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
kaan uçar masaüstü
X