ADD: Ülkemiz kadın mezarlığına döndü
08 Mart 2021 13:14

ADD: Ülkemiz kadın mezarlığına döndü

Atatürkçü Düşünce Derneği İzmit Şubesi ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Kocaeli Şubesi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle basın açıklaması gerçekleştirdi. Kültür Tepesi’nde gerçekleşen basın açıklamasına ADD İzmit Şube Başkanı Ahmet Kavas, ADD İzmit Şube Başkanı Yardımcısı Ayşe Filiz, Türk Üniversiteli Kadınlar çok sayıda ADD ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği üyesi katılım gösterdi.

Gerçekleşen basın açıklamasında Atatürk anıtına çelenk bırakıldı.

KAPİTALİZMİN GENETİĞİNİ AÇIKLAMASI

Basın açıklamasını ADD İzmit Başkan Yardımcısı Ayşe Filiz okudu. Filiz, “1971 yılında Birleşmiş Milletler tarafından da resmen kabul edilen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü evrensel bir kutlamaya dönüşürken, geçmişinin 1800’lü yılların ortalarına doğru uzandığını ve bir emekçi kadın katliamına dayandığı unutulmamalıdır. 8 Mart 1857'de New York'ta ki Kotton tekstil fabrikasında çalışan kadın işçilerin istismara, şiddete ve yoğun emek sömürüsüne karşı başlattıkları direnişin kanlı bir şekilde bastırılması ve 129 tekstil emekçisi kadının feci şekilde yakılarak veya dövülerek öldürülmesi ile başlayan olaylar kısa bir süre sonra tüm Amerika'ya yayılmıştır. Yapılan bu katliam aynı zamanda vahşi kapitalizminde genetiğini açıklaması adına önemlidir.

UTANÇ KAYNAĞI

Günümüz dünyasında durum daha da karmaşıktır. Sömürülen sadece kadınların emeği değil, kadınların alınıp satılabilen cinsel birer objeye dönüştürülmeleri, üzerlerinden para kazanılıyor olmaları da ayrı bir utanç kaynağıdır. Tüm bunlara ilaveten, kadını öteleyen, kadını dışlayan ve onu her tür toplumsal ve sosyal aktivitelerden uzak tutmaya çalışan feodal zihniyetin giderek daha fazla zemin kazanması, kadının geleceğini ve gelişimini tehdit eden sarmalın büyümesine yol açmaktadır.

BASKI UNSURU HALİNE GELDİ

Batılı toplumlarda, kadınların elde ettikleri haklar ve kazanımlar uzun ve acı dolu bir geçmişe dayanır. Oysa Türk kadınları, Cumhuriyetle birlikte, Eğitimde, iş hayatında, siyasette kadın erkek eşitliğini sağlamakla kalmamış, 1926 yılında kabul edilen Medenî Kanunuyla ayrıca seçme ve seçilme haklarıyla da bir adım öne geçmiştir. Ancak son 20 yılda kadınlar aleyhine çok büyük bir geri gidişe tam olmaktayız. Feodal ve gerici söylemler, özellikle çalışan ve eğitim gören kadınlarımız üzerinde önemli ölçüde baskı unsuru haline gelmiştir. Kadını aşağılayan, ötekileştiren, köleleştiren, adeta eve kapatılması gereken ikinci sınıf bir yaratıkmış gibi konumlandıran çağdışı söylem ve düşüncelerin yaygınlaşması dikkatlerimizden kaçmamalıdır.

KADINLAR MEZARLIĞINA DÖNDÜ

Bu söylemler sonucudur ki, son 18 yılda en az 7 bin 500 kadın öldürüldü, 100 binin üzerinde kadın cinsel saldırıya maruz kaldı, 200 bin cinsel taciz dosyası yargıya taşındı. Ülkemiz adeta kadınlar mezarlığına döndü. Kadınların kurtuluşu Atatürk'e, Atatürk devrimlerine, Cumhuriyetimize ve laikliğe sıkı sıkıya bağlanmak ile mümkündür. Kurtuluş savaşında cephede erkeğiyle omuz omuza, bir ve beraber olan Türk kadını, Türkiye Cumhuriyeti'nde de erkeğiyle bir ve beraber, omuz omuza eşit ve aynı saflarda yerini almaktan ödün vermeyecektir. Kadının en büyük düşmanı Kapitalizm ve gerici orta çağ zihniyettir.

TESADÜF DEĞİLDİR

Dünyada milletlerarası ilk kadın kongresinin 18 Nisan 1935' de Atatürk'ün himayesinde İstanbul'da toplanmış olması da tesadüf değildir. Bu kongreye dünyanın dört bir yanından gelen kadınlar katılmıştır. Atatürk "Milletler arası İlk Kadın Kongresi" delegelerine şöyle seslenir: "Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek, dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin olabilirsiniz” ifadelerine yer verdi.

 

Haber - Cansu Albayrak

Güncelleme: 08 Mart 2021 13:15
BENZER HABERLER
kaan uçar masaüstü
Dr. Emre Erdoğan
X