Kocaeli’de son yılların en ilginç tiyatro oyunu bir sahnede oynanmadı.
Bilet kesilmedi.
Afiş asılmadı.
Perde açılmadı.
Ama oyun yine de sahnelendi.
Üstelik tiyatro salonlarında değil; meydanlarda, yollarda, parklarda, kültür merkezlerinde…
Çünkü bu oyunun sahnesi şehrin kendisiydi.
Biz siyaseti hâlâ eski alışkanlıklarla okumaya çalışıyoruz.
Mikrofonun başında konuşan siyasetçiler, kalabalıklara seslenen liderler, saatler süren nutuklar…
Oysa dünya değişti.
Artık vatandaş kürsüye değil, yaşadığı şehre bakıyor.
Çünkü insan her gün ideolojilerle karşılaşmıyor.
Kaldırımlarla karşılaşıyor.
Trafikle karşılaşıyor.
Toplu taşımayla karşılaşıyor.
Çocuğunu götürdüğü parkla karşılaşıyor.
Katıldığı kültür sanat etkinliğiyle karşılaşıyor.
Yani siyasetle değil, siyasetin sonucuyla yaşıyor.
Belki de bu yüzden yeni çağın belediye başkanları politikacıdan çok rejisöre benziyor.
Rejisör sahnenin ortasında durmaz.
Spot ışıkları onun üzerine düşmez.
Ama oyunun her sahnesinde onun izi vardır.
İyi bir rejisör görünerek değil, hissettirerek iz bırakır.
İyi bir belediye başkanı da öyledir.
Çünkü iyi tiyatroda seyirci oyuncuyu unutur, hikâyeyi hatırlar.
İyi belediyecilikte ise vatandaş belediye başkanını değil, yaşadığı şehri hatırlar.
İşte Tahir Büyükakın’ın ortaya koyduğu tabloyu anlamak için de belki bu açıdan bakmak gerekiyor.
Peki neden Tahir Büyükakın?
Çünkü bu yazı kusursuz bir yöneticiyi anlatmıyor.
Hatta böyle bir iddiası da yok.
Benim dikkatimi çeken şey, son yıllarda Kocaeli’nde görünür hâle gelen bir yönetim anlayışı.
Bir sanayi kentinin aynı zamanda bir kültür kenti olabileceğini anlatmaya çalışan…
Yalnızca projelerle değil, şehir hafızasıyla da ilgilenen…
Daha az sloganla.
Daha çok işle.
Daha az görünerek.
Daha çok iz bırakarak.
Elbette eksikleri de tartışılır.
Hataları da.
Fakat bir siyasetçiyi anlamanın yolu bazen söylediklerine değil, şehre bıraktığı izlere bakmaktan geçer.
Son yıllarda Kocaeli yalnızca yollarıyla ya da kavşaklarıyla konuşulmadı.
Kitap fuarlarıyla da konuşuldu.
Şehir tiyatrolarıyla da.
Kültür merkezleriyle de.
Bir zamanlar yalnızca sanayisiyle anılan bir şehrin, kültür ve sanat üzerinden de anılabileceğine dair bir iddia ortaya kondu.
Bu iddianın ne kadar başarılı olduğu tartışılabilir.
Fakat varlığı inkâr edilemez.
Belki de tam bu yüzden mesele yalnızca bir belediye başkanını konuşmak değil, bir şehrin nasıl bir hikâye yazmak istediğini anlamaya çalışmaktır.
Burada tartışılması gereken yalnızca bir isim değil, değişen bir siyaset anlayışıdır.
Eskiden siyaset alkış topluyordu.
Bugün memnuniyet toplamak zorunda.
Eskiden vaatler yarışıyordu.
Bugün sonuçlar yarışıyor.
Eskiden konuşan kazanıyordu.
Şimdi yapan kazanmak zorunda.
Belki de yeni yüzyılın en büyük siyasi dönüşümü sessizce burada yaşanıyor.
Vatandaş artık kulağıyla değil, hayatıyla oy veriyor.
Bu yüzden günümüz siyasetçisinin en büyük konuşması mikrofonda yaptığı konuşma değil, şehirde bıraktığı izdir.
William Shakespeare, dünyanın bir sahne olduğunu söylemişti.
Haklıydı.
Fakat bugün o sahnenin adı şehir.
Vatandaş seyirci değil, eleştirmen.
Sandık ise alkışın ya da sessizliğin karşılığı.
Artıları konuştuğumuz kadar eksileri de konuşacağız.
Çünkü şehirler övgüyle değil, eleştiriyle gelişir.
Fakat eleştirinin de bir amacı olmalı:
Daha iyi bir şehir.
Daha yaşanabilir bir Kocaeli.
Daha güçlü bir kültür hayatı.
Çünkü benim meselem siyaset değil.
Şehrin kendisi.
Bu yüzden mesele yalnızca Tahir Büyükakın da değil.
Yarın başka isimler gelecek.
Başka oyuncular sahneye çıkacak.
Başka hikâyeler anlatılacak.
Fakat değişmeyen bir soru olacak:
Şehre ne bıraktın?
Çünkü rejisörlük bir unvan değildir.
Bir sonuçtur.
Onu makam vermez.
Onu afişler vermez.
Onu alkışlar vermez.
Onu şehir verir.
Perde kapanır.
Işıklar söner.
Oyuncular sahneden çekilir.
Fakat şehir kalır.
Ve bir siyasetçinin gerçek mirası, söylediği sözlerde değil; arkasında bıraktığı şehirde saklıdır.
Çünkü vatandaş artık kulağıyla değil, hayatıyla oy veriyor.
Yorum yazarak Yeni Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.
Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.
Yorum yazarak Yeni Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.
(1)Burhan Akçin - Tahir hoca gören,duyan,sarılan,yerli yerine koyan,hayatı çözmüş,ne yapacağını ve nasıl yapacağını bile bir bilge akademisyenler öte hepimizin yakıni tanıdığı...memnunuz...seviyoruz...
Yazılan yorumlardan Yeni Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Sitemizin Topluluk Kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmaz. Yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.