ÇANAKKALE BİLİM'İN İMANIN ve TÜRK ASKERÎ DİSİPLİN ve LOJİSTİGİNİN ZAFERİDİR.

19 Mart 2026 13:29
Rusya, Alman oldu-bittisi ile Kafkaslardan saldırıya geçti. Köprüköy muharebelerinde Rusları püskürttük ancak bu Rusların daha üstün kuvvetlerle saldırılarını yenilemesi demekti.

Ruslar Kafkaslardan saldırırken 3 Kasım'da İngilizler Çanakkale boğazı girişindeki Seddulbahir kalemize saldırdılar. Cephaneliğimiz havaya uçtu. 81 erimizi ve 5 subayımızı şehit verdik. 18 Marttakinden daha fazla.
İngilizler 18 Marta kadar defalarca Çanakkale boğazına girip sağlı sollu istihkamlarımıza saldırdı. Ancak İngilizler bu saldırılarda büyük bir açık verdi. İngiliz trafiğini bilirsiniz; soldan akar. İste İngilizler Çanakkale'ye her girişlerinde soldan yani Gelibolu Yarımadası boyunca ilerleyip Erenköy açıklarındaki Karanlık koya geldiklerinde saat yönünde manevra yapıp döndüler. İngilizleri bu harekatlarında iyi gözlemleyen Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Cevat (Çobanlı) Paşa, Nusrat Mayın Gemisi Komutanı Yüzbaşı Hakkı beye 26 mayını Karanlık koya Boğazın dikine yerleştirmesini istedi. İşte 4.5 aylık bir gözlem Çanakkale'de bilimsel başarıyı getirdi.
İman; Türk'ün iman gücü. Allah'a samimi teslimiyeti. İslam teslimiyet değil midir?
Zafere inanç. Türk için zaferden başka yolun kalmaması. Balkan yenilgisi, Sarıkamış başarısızlığı, askerde başını öne eğmeden dönemeyeceği, dönse bile taş taş üstünde baş gövde üstünde bulamayacağı düşüncesi.
Çanakkale lojistik zaferdir:
Cephede askerin levazım ve mühimmatının sağlanmış olması
Hani ortalıkta dolaşan bir yemek listesi var ya. 1917 yılının listesi. Osmanlı zaten bitmiş, sözü edilen birlik Çanakkale'de değil.
Yeri gelmişken bir anımı anlatayım: Adapazarı'nda Sakarya Türk Ocağı başkanı Prof. Dr. Gürsoy ALAGÖZ; “Ben Kentpark'da iftar vereceğim ancak Çanakkale menüsü ile” demesi üzerine;
“Hocam tamam siz Arpa ekmeği, üzüm hoşafı ile iftar verirken ben Köfteci İsmail'de köfte yerim” deyince hoca bana sert sert baktı: “Hoca ne demek istiyorsun?” dedi. Ben de: “Hocam Çanakkale savaşları sırasında askerin menüsü, günlük tayinatla belirlenir. Günlük 150 gram et, kuru yani kavurma, sucuk, kuru et olursa 75 gramdır haaa savaşın sonlarına doğru bu rakamlar azalmıştır veya sıcak savaş anlarında sulu değil kuru yiyecekler verilmiştir." dedim.
Ben köylüyüm benim evime francala un 70'lerin sonlarında girdi. Benim askerime Çanakkale savaşları sırasında biri Biga'da diğeri Keşan'da veya Uzunköprü'de iki francala değirmenden Çanakkale cephesine un yetiştiriliyordu.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
gölcük bel
kandıra bel
KOTO
başiskele bel
kaan uçar masaüstü
X