Hayatımızın Sahibi Kim !
Murat Tolunay

Ya Şimdi Ne Olacak?

19 Mart 2026 16:00
Merhaba sevgili dostlar,

Bu yazımda hem bayramın içten ve güzel dileklerini paylaşmak, hem de bugünümüzü ve yarınımızı ilgilendiren çok önemli bir konuya değinmek istiyorum: sağlığımız…

Hepimizin çok iyi bildiği bir sahne vardır. Doktora gideriz; karşımızda ciddi bir ifade…
“Şunu yemeyin, buna dikkat edin, kilo vermeniz lazım, sigarayı bırakın, alkolü azaltın,artık geçmişle yaşamayı  bırakın,affedin ve önünüze bakın…”

Başımızı sallarız:
“Evet, haklısınız, yapmam gerekiyor…” deriz.

Ama odadan çıkar çıkmaz o tanıdık ses devreye girer:
“Boş ver… Hayat zaten zor. Bu kadar dert varken bir de bunlarla mı uğraşacaksın?”

Ve sonra kendimizi kandıran o cümle gelir:
“En iyisi boş ver… Atın ölümü arpadan olsun…”

İşte tam o anda, aslında hastalıklarımıza izin vermiş oluruz.

Peki hiç düşündük mü?
Sağlıklı bir bedene yeniden kavuşmak ve bunu gerçekten isteyerek yapmak için artık kafa yormanın zamanı gelmedi mi?

Bu bayramda en büyük dileğimiz; savaşların sona erdiği, çocukların, kadınların, insanların ve masum canlıların ölmediği bir dünya…
Her gün içimiz acıyor. İnsanlık, kendi kurduğu düzenin içinde kayboluyor.

Ama ben hâlâ Sevgili Atatürk ün şu sözüne inanıyorum:
“Yurtta sulh, cihanda sulh.”

Dünya belki defalarca kendini yeniledi… Ama insanın kendini değiştirmesi hâlâ kendi elinde.

Şimdi tekrar kendimize dönelim…

Sağlığımıza nasıl yatırım yapacağız?
“Sonra yaparım” hastalığından nasıl kurtulacağız?

“Haftaya bırakırım…”
“Şu iş bitsin…”
“Çocuklar büyüsün…”

Derken hayat geçiyor.

Ve bir gün kapınızı bir hastalık çaldığında…
Geriye dönme şansınız olmuyor.

Bugün kendinize verdiğiniz söz, elinizdeki tek gerçektir.

Önemli olan o sözü eyleme dökebilmek…
Bunun için de içimizdeki o olumsuz sesi yönetmeyi öğrenmeliyiz.

Her sabah uyandığınızda kendinize şunu söyleyin:
“Bugün benim için yeni bir şans.”

Küçük de olsa bir adım atın:
Bir yürüyüş…
Bir sigara eksik…
Daha sağlıklı bir öğün…

Küçük adımlar küçümsenmemeli. Çünkü o adımlar bir süre sonra hayatınızı değiştirir.

Ertelediğimiz her şey, aslında bizden bir şey götürüyor.

Vücudumuz konuşur…
Ama biz duymayız.

Ta ki bir gün ciddi sinyaller verene kadar…

Artık o sesi duymanın zamanı geldi.
Kendinize aynada dürüstçe bakın ve bir söz verin:

“Ben kendime iyi bakacağım.”

İnanın, ilk adımı attığınızda…
2-3 hafta sonra değişimi siz bile fark edeceksiniz.

Ben bunu yaşadım. Kolay olmadı.
Ama mümkün olduğunu gördüm.

Yıllarca koşturdum…
Ama kendimi hep geride bıraktım.

Sağlık sorunları, panik ataklar, tükenmişlik…
Ve bir noktada bir seçim yapmak zorunda kaldım:

Ya kendimi kaybedecektim…
Ya da kendimi yeniden bulacaktım.

Ben kendimi seçtim.

Bugün siz de kendinizi seçin.

Hayat herkesi mutlu etmeye çalışmakla geçmesin.
Önce siz değerli olun ki, başkalarına da değer katabilesiniz.

Unutmayın…
Bayramlar hep olacak.

Ama bazı insanlar, sağlıklarını ihmal ettikleri için o bayramları göremeden bu dünyadan ayrılıyor.

Geriye ne kalıyor biliyor musunuz?
Kocaman bir pişmanlık…

Bu bayram bir karar verin:

Kendinizi ertelemeyin

Sağlığınızı önemseyin

Sevdiklerinize zaman ayırın

Birbirinize selam verin, hal hatır sorun

Yardımlaşmayı bırakmayın

Ve en önemlisi…

“Sonra yaparım” demeyin.
Hemen harekete geçin.

Belki bunları daha önce de duydunuz…
Ama bazı şeyleri değiştirmenin yolu, tekrar tekrar hatırlamaktan geçer.

Unutmayın:
Beklediğiniz hayat aslında çok uzakta değil.

Sadece elinizi uzatın…
Ve o hayatın elinden tutun.

Bu bayram kendinize vereceğiniz en güzel hediye:
Sağlıklı, bilinçli ve kendine değer veren bir hayat olsun.

Sevgilerimle…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
gölcük bel
kandıra bel
KOTO
başiskele bel
kaan uçar masaüstü
X