ÇERÇEVE YASA TENCERE TAVA

Ağustos ayındayız. 2026 yılında Türkiye’de muktedir iktidarın iki gündemi vardı.

Temmuz ayındaki NATO zirvesi ve Anayasa değişikliği.

Diğer oluşan bütün gündemler ana muhalefet partisine yapılan ve mukavemet gösteremediği müdahalede dahil olmak üzere kamuoyunu gerçek iki gündemden uzaklaştırmak üzerine kurgulanmıştı.

Siyaset mühendisliği ile başarılı da olundu.

Nato zirvesi bir silah mezatı niteliğinde gerçekleştirildi. 2600 civarında silah firması silahlarını devletler eliyle pazarladı, sattı, silahlar hediye edildi, silahlar edinildi.
Esasen niyet ortaya açıkça kondu.
Anlayanlar için.
Çoğunluk halen anlamış değil.

Ezilen dünya halkları lehine hiçbir şey olmadı. Bizim ülkemizde dahil insanların yoksulluğu, yoksunluğu ve çaresizliği hiçbirinin umrunda değildi.

Muktedir iktidar ve destekçileri tarafından oluşturulan ‘Terörsüz Türkiye Programı’ adı altında anayasa komisyonuna; parlementoda bulunan partiler %90 üzerinde temsilci verdiler ve sonucunda kendileri ve kamuoyu hiçbir şekilde şeffaf bilgilendirilmeye sahip olamadan ‘Çerçeve Yasa’ adı altında oluşturulan teklif yarın parlementoda oylanacak ve artık anlamak zor değil kabul edilecek. Yeter sayıya ulaşacak ‘rey’ artık oluşmuş vaziyettedir.

Ancak maalesef bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da ‘Yurttaşlar’ hiçbir şekliyle yeterli bilgiye sahip değiller.
Çünkü bilgilendirilmediler.
Komisyondaki parti temsilcileri bişey öğrenemedi ki partililerine ve yurttaşlara anlatabilsinler. Çok vahim bir durum.

Mesela daha önce ‘Kanal İstanbul’ projesi İstanbul’a yeni bir boğaz yapmayı öngörüyordu. İktidarın kendi yetkisi ile alabileceği bir karar değildi.
Yapılıyor.
Aynı şekilde bu konuda iktidarın ve paydaşlarının kendi yetkileri ile oluşturup ‘Barışa Karşısınız’ sloganı ile diğer partiler üzerinde mahalle baskısı kurarak alabilecekleri bir karar değildi.
İmzalattılar.

Ve dahi yurttaşlar çok yüksek ve engellenmeyen bir enflasyon altında ezilirken ve ilerleyen zamanda göreceğiz ‘Türkiye Siyaseti’ büyük bir kaosun eşiğindeyken oldu bitti.
Türkiye’de bunlar gerçekleşti.

Tıpkı daha önce tarım alanları, meralar, limanlar ve madenler gibi 86 milyonun anayasal hakla, eşit ortak varlıklarının yabancılara bir şekilde verilip sektörlerin krize sokulduğu gibi.

Peki nasıl gerçekleşebiliyor?

Çünkü Türkiye demokrasisi hibrit.
Kalitesi çok düşük.

Tam demokrasiye sahip İzlanda gibi İskandinav ülkelerinde bu tip kararlar referandumla halka soruluyor. Halk kendisini ilgilendiren temel konularla ilgili kendi kararını en demokratik şekilde veriyor. İzlanda başbakanı çok sempatik değil mi?!

Aramızdaki fark bu.

Toplumsal sözleşme olan, o ülkede yaşayan tüm insanların eşitliğinin güvencesi olan anayasalar özünde bunun için var.

O ya da bu sebepten anayasaların bir kez ihlal edildiği bizim gibi ülkelerde çeşitli sorunlara çözüm üretirken de en son bu iki örnekte görüldüğü gibi yine sorunlu yol ve yöntemlerle yeni sorunları oluşturmaktan başka bir neticeye varılamıyor. Tekrar tekrar anayasa ihlalleri gerçekleşiyor.

Yani öz cümle;
‘bardağa düşen ilk damla ile bardağı taşıran son damlanın özgül ağırlığının aynı olduğunu anladığınız zaman daha makul bakabileceksiniz’

Reddetmeden ilerlemek mümkün olmaz.

Her şeyden önce ülkemizde demokrasinin kalitesinin bu kadar düşük olmasını reddetmemiz gerekir.

Bugün zor kaynayan tencereler yarın tavalarla birlikte bomboş kalacak. Bunları görmek için de alim olmaya gerek yok.

İnsanın biraz etrafına bakıp her ne iş yapıyorsa yaptığı işi en doğru şekilde yapmaya gayret etmesi de önemli bir başlangıç olabilir. Özellikle siyasal parti liderlerinin ve milletin vekillerinin.

Çerçeve tamam da tencere de sorun var.
Yasa tamam da tava boş.

Bardağı taşıran son damla;
sadece bir damlacık su.

Şimdilik bu kadar yine görüşürüz umuduyla.
Hoşça kalın dostça kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Turgay Seyis -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket CHP'de Yaşanan Son Gelişmeleri Nasıl Değerlendiriyorsunuz?