Kıymetli Okuyucularım;
1.Bölümün sonunda;
“Mücadele zor ve çetin.
Şovenistlerle, popülistlerle, konformistlerle
yürünecek yol değil.” demiştik.
Mutlaka ki; herkes istisnasız önce kendi kapısının önünden sorumludur.
Sonrasında sokağından pek tabi ki.
Ve temiz tutmak zorundadır.
Siyasette temiz ve huzurlu bir sokak tesis edebilirseniz; seçmenlerde o sokakta olmaya, sonrasında yerleşmeye yönelir.
Hal böyle iken gelelim Kocaeli’ye;
Kocaeli de son günlerde bu cenahta bir takım acayip siyasi manevralar yapılıyor.
Bir tanesiyle örneklendireyim, başkaları da var ki bu konuları, özellikle camia ile ilgili olan okuyucularım; bu yazıma mütevellit dikkat kesilirseniz dediklerimi kolayca çevrenizde gözlemleyebileceksiniz.
Vakti zamanında Kocaeli’de CHP’li bir belediyede çalışan bir işçi, şimdilerde milletvekili danışmanlığı yapan bir arkadaş -ki; bizlerde o zamanlar makul hatalarını gençliğine ve enerjisine verip sahip çıkıyorduk, makul olmayan yamuk bir sistemin parçası olduğunu göz ardı ederek hata etmişiz-
‘Gökyüzüne bakan şair olur,
Yere bakan para bulur’ misali.
Bir Trabzonspor- Fenerbahçe maçından sonra sosyal medyaya;
“Bu ülke siyasetten, ekonomiden, inşaattan ve spordan TRABZON’u temizlemediği sürece daha çok dibe batmaya mahkûm kalacaktır! Farkına varınca da her şey için çok geç olacaktır.” yazıyordu.
Futbol takımı taraftarlığı için bir şehri böyle kodlayan bir kafa yapısı siz hesap edin ki siyaset erki için neler yapar!
Artık zikir ve fikir netleşmiş ve anlaşılmıştır.
Bugünkü davranışlarına baktığımızda bu ve benzeri arkadaşların açıkça ‘kişi karşısındakini kendi gibi bilir’ misali, kendi mikro milliyetçiliklerini karşılarında gördüklerine yakıştırıyorlar.
Öyle ki; ‘Ekrem İMAMOĞLU Kocaeli’ye karışmasın’ ‘8-10 sene içerden çıkamaz’
‘Bu kadar da çalınmaz ki’ sloganları ile Ekrem İMAMOĞLU’nu kötüleyerek , sanki ‘siyasallaşmış yargı’ eliyle atfedilen suçlamalar doğruymuş! gibi, sanki Ekrem bey Kocaeli için yeni ‘bir memleketçilik diasporası’ öneriyormuş ta bundan kaçınmak gerekirmiş gibi propaganda yapıyorlar. Yeni dedim, çünkü bu arkadaşların bu anlamda kopamadıkları işleyişte anti-solcu bir diasporaları var.
Bu dediklerini kabul ederseniz -ki etmeyin- ikincisi yeni oluyor.
***Siyasette memleketçilik diasporalarının, o fasıldan oluşturulması beklenen, önerilen veyahut yapılan toleransların;
HEPSİ KÖTÜDÜR.
Liyakatsizlik ülkeyi perişan eder ki;
Durumumuz ortada.*
Ekrem İMAMOĞLU’nu kendi siyasi çıkarları adına kurtulunması gereken biri olarak görüyorlar. Ayrıca bir şekilde Ekrem İMAMOĞLU gibi Trabzon kökenli olan ve ilginçtir ki onunla aynı partide ona yoldaşlık etmeye çalışan arkadaşlarını da özellikle İzmit’te aynı fasıldan kodlayıp siyaset dışına çıkartmaya çalışıyorlar.
(Başta da hedeflerinde Yeni Parti İzmit Kurucu ilçe başkanı Av.A.Merih KURUÇELİK ve arkadaşları var. Onlar kurucu unsur olsalar da bunlara göre ilk kongrede değiştirilmeleri gerekiyor. Garip değil mi?
Yeni kurduğunuzu mu beğenmeyip değiştirmek istiyorsunuz?)
*Bugün Kurucu İlçe Başkanları ,
*Yarın Kurucu İl Başkanları,
*Nihayet Kurucu Genel Başkan.
Mantık bilimi bunu öngörür.
Mazallah Sayın Genel Başkan dikkat ediniz.
Bugün bunlar Yeni Parti Genel Başkanı Sayın Özgür ÖZEL ile ‘siyasi tutsak’ Ekrem İMAMOĞLU yoldaşlığını zedeleyip Ekrem İMAMOĞLU’nun içerisinde olmadığı bir siyasi gelecek planlamasındalar.
(Pek tabi dikkatli gözlemciler; bu kümeye ‘siyasi tutsak’ İzmit Belediye Başkanı Fatma KAPLAN HÜRRİYET’in de hedefte dahil edildiğini bileceklerdir. O da partisini değiştirmemişmiş! Ne büyük olay! Fatma Başkan haksız, hukuksuz ‘siyasi tutsak’ olarak Silivri’de tutuluyor! Gerçek bu.)
Görülüyor ki; başta mevcut iktidar ve mevcut iktidara payende olanlar gibi bunlarda ‘Ekrem İMAMOĞLU’nun üzerine becerebilirlerse BETON DÖKMEK, beceremezlerse ‘olur mu canım biz sosyal demokratız, Tıbbiyeli bilmem kimiz, siz de falan falan’ deyip bankamatiğe gidip devletin parasını çekip sonra da hiç bir şey olmamış gibi konforlu hayatlarına devam etmek’ düşüncesindeler.
Bunların ağabeyleri olsun yeterlidir.
Lakin; onların harcı İMAMOĞLU’na yetecek kadar beton takdir edersiniz ki üretemez.
Bunların bu durumlarını uzunca düşündüm.
Neden böyle olduklarını irdelediğimde; ‘Bütünleştirici yaklaşımları bilip, geliştiremediklerini, onun yerine başkalarında olan ya da olmayan hata ya da eksiklikleri tüketim malzemesi yapıp, onları yok etmeye çalışarak -kendi varlıklarını tanımlama yöntemleri-
kazanım elde etme çabasında oldukları sonucuna’ vardım.
Yani bunlar tüketimci ve dar kadrocu.
Yeni ve gelişime açık bir siyaset anlayışları olmadığı, henüz bu bakış açısına ve ufka erişemedikleri ayrıca olana da uyum sağlayamadıkları görülüyor. Kış günü Genel Başkanların miting otobüslerinin dibinde siyah güneş gözlükleri ile poz vermek onlar için pek mühim prestij.
*Oysa ki; Ekrem İMAMOĞLU’nun siyasi önerileri içerisinde mikro milliyetçiliği biz hiç gözlemlemedik. Tersine toplumun her kesimini kapsamak adına çalışma ve uygulamalarına şahit olduk.
Bir yönüyle Yeni Parti’nin kurulması da nihai hedefte bu düşünceye işaret ediyor.
***Bu durumları tüm ayrıntıları ile geleceğe umutla bakmak isteyen bir yurttaş; bu arkadaşların zihniyetinin tam tersine ‘başkalarının çocuklarını da kendi çocuğundan ayırt etmeyen’ bir baba olarak; Yeni Parti Genel Başkanı Sayın Özgür ÖZEL ve ‘Siyasi Tutsak’ Sayın Ekrem İMAMOĞLU’na ayrı ayrı iki mektup yazarak anlattım. Bunu da yurttaşlık görevi olarak yaptım. Çünkü kimsenin kendi şoven, etnik kökenci ve çıkarcı yapısı ile milletimizin umutlarını, çocuklarımızın geleceğini çalmaya hakkı yok. Buna izin verilmemelidir.
Bu mektuplar şikayet manası taşımaz.
Beni tanıyan herkes bilir ki; ‘şikayetin şekavet olduğuna inanırım. Şekavet haydutluk demektir. Ancak yapabilecek hiç bir şeyi kalmayanlar şikayet eder.’
Benimkisi şimdilik tahlil niteliği taşır.
Gelecek; umut ve çalışma ile kurgulanmalı.
Değil mi ki; Yeni bir parti kurdunuz müsade edin de temiz büyüsün, kirletmeyin.
Vesselam;
Bunların evdeki hesabı çarşıya uymaz.
20 milyona yakın yurttaşın imzalı teveccühü ile muhalefet bloğunun Cumhurbaşkanı adayı olarak önerilen Ekrem İMAMOĞLU’nun siyasetin dışına itiklenmesi mümkün olmaz.
Zamana kalmış olsa da Ekrem beyin bu cendereden çıkıp Türkiye’nin yönetiminde yer alması kanaatimce engellenemez.
Zaten dört seçim üst üste kazanan, sandıkta kaybetmeyen bir siyasetçinin 2028 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yarışamaması defaeten sürekli her platformda söylüyorum; ülkemizde demokrasinin rafa kalkması anlamına gelir ki;
Artık ondan sonra ülkemizde kimse mevcut iktidar muktedirleri ve onlardan sonra gelecek uzantılarına karşı bu mücadeleleri yürütmeye cesarette edemezler. Nasıl olsa başarılı olan mahpusa gidiyor endişesi hakim olur ki; o ortama da ‘demokratik ortam’ denemez. Başka bir şey denir.
*Diploma iptali gibi siyasi yasak gibi konular teferruat. Bozulduğu gibi aynı yöntemlerle düzeltilir onlar. 30 yıl sonra diploma mı iptal edilirmiş! Traji-komik.
Özcümle;
Türkiye’de kimse ağaç kovuğundan çıkmamıştır. Başta herkesin eşitliğini ve hakkını devlet korur ki; zaten devletin varlığı her görevinden önce bunun içindir.
Devleti yönetmeye talip olunacaksa; hariçten plan yapıp gazel okumanın manası da varacağı bir yer de yoktur.
Kollektif bilinç, ortak akıl ile toplumun her kesimini kucaklayarak mücadele elzemdir.
Konfor alanlarından çıkamayanlar, o alanı korumaya çalışanlar iktidar olamayacakları gibi; iktidar yolunda herşeyini ortaya koyan ‘Ekrem İMAMOĞLU’nun da yarınlarda yüzüne bakamazlar.’
Nazik tabirle;
‘Eskinin güneşiyle bugünün çamaşırını kurutmaya çalışıyorlar ki; mümkün değil.’
Kapılarında veyahut depolarında yanlış kullanılmış inşaat betonu ile kalırlar.
Ekrem İMAMOĞLU’nu
BETONA GÖMEMEZLER.
Çünkü Ekrem İMAMOĞLU;
‘Bir kişi değil, milyonlarca yürek’;
Bir kez daha;
‘Saltanata karşı CUMHURİYET Fikridir’
Şimdilik bu kadar yine görüşürüz umuduyla.
Hoşça kalın dostça kalın.
Yorum yazarak Yeni Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.
Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.
Yorum yazarak Yeni Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.